YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13442
KARAR NO : 2023/396
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/57 Esas, 2021/317 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 104 üncü maddesinin birinci
fıkrası ile 62 inci maddenin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına oy çokluğuyla karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/1687 Esas, 2021/2124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle mağdurenin duruşmaya getirtilerek olayla ilgili beyanlarına başvurulması yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2021/438 Esas, 2022/193 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 inci maddenin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına oy çokluğuyla karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/1419 Esas, 2022/1684 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Tebliğnamede, sanığın site güvenlik görevlisi olduğu, olay günü mağdurenin de aralarında bulunduğu bir grup çocuğun site havuzunda oynadıkları, çocukların havuzda oynamalarının site yönetimince yasaklandığı, bu nedenle sanığın gidip havuzda oynamamaları için çocukları uyardığı, ancak uyarıya aldırış etmeyen çocukların havuzda oynamaya devam ettikleri, bunun üzerine sanığın durumu ailelerine bildirmek için aralarında en büyük … olan mağdureyi yanına alıp binanın içerisine girdikleri, kamera görüntülerinde sanığın mağdurenin erojen bölgelerine yönelik bir eyleminin bulunmadığı, elini mağdurenin beline koymasına cinsel amaç yüklenemeyeceği, site sakinlerinin çocuklarını koruma görevi de bulunan sanığın bu eyleminin aşırı samimi davranış olarak kabulü gerektiği, bina içerisine girildikten sonra neler yaşandığı, iddia konusu eylemlerin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda mağdurenin aşamalarda kendi içinde çelişen ve kanuni temsilcilerinin beyanları ile örtüşmeyen anlatımlarda bulunduğu, olayı gören kimsenin olmadığı, sanığın suçlamayı kabul etmediği, babasının kendisine kızacağını düşünen mağdurenin suça konu isnatlarda bulunmuş olabileceği, ceza yargılamasındaki amacın maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer kalmaksızın ortaya çıkartılması olduğu ve kuşkunun bulunduğu yerde mahkumiyet kararı verilmeyeceği, somut olayda, mağdurenin soyut ve çelişkili beyanlarının, somut, tarafsız ve yasal herhangi bir delille desteklenmediği, iddianın kuşkulu kaldığı, kuşkunun da sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği ilkesinden hareketle beraatine karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı görüldüğünden, sanık müdafiinin temyiz isteminin kabulüyle, temyiz edilen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesi uyarınca hükmün bozulması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, mağdurenin soyut ve çelişkili iddiaları dışında somut delil bulunmadığı, kamera görüntüsünde sanığın mağdureye karşı yargılamaya konu eylemlerin gözükmediği, sanığın savunmasının istikrarlı ve tutarlı olduğu, mağdureye karşı cinsel saikle bir eylemi olmadığı, güvenlik amirinin talimatları doğrultusunda hareket ettiği, sanığın çocukları uyarmasına rağmen site havuzundan ayrılmamaları nedeniyle mağdurenin ailesine havuzda oynamamalarına ilişkin uyarıda bulunacağı sırada mağdurenin ailesinin tepkisinden korktuğundan ağladığı, eylemde tehdit unsurunun oluşmadığı belirtilerek mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkin olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurenin ailesiyle birlikte olay günü amcasının oturduğu siteye misafir olarak gittikleri, sonrasında mağdure, kardeşi ve kuzenlerinin oynamak için sitenin bahçesine indikleri, sanığın öncesinde suyun kenarında oynamamaları gerektiğini söylemek için çocuklarının yanına geldiği, sonrasında ikinci defa yanlarına geldiğinde mağdureyi ailesine söylemekle tehdit ederek … nolu binaya götürdüğü, yürürken elini mağdurenin omzuna attığı, göğüslerini kıyafetleri üzerinden sıktığı, bina içinde ise öpmeye çalıştığı ve poposuna kıyafetlerinin üzerinden dokunduğu, dosyadaki … izleme tutanağının mağdurenin anlattığı olay akışına uygun olduğu, mağdurenin olaydan sonra doğrudan eve çıkarak bu durumu ailesiyle paylaştığı, ailesi aşağıya indiğinde sanığın kaçtığı ve saklandığı şeklinde olayın kabul edildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin beyanları, tanık beyanları, dosya içerisinde yer alan … izleme tutanağının mağdurenin anlatımındaki olay akışına uygun olması, sanık savunması ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi nazara alınarak sanık ile müdafiinin sübuta ve sair hususlara yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
B. Tebliğname Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi nazara alınarak Tebliğnamedeki bozma yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/1419 Esas sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.