Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13516 E. 2023/145 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13516
KARAR NO : 2023/145
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2019 tarihli ve 2018/62 Esas, 2019/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca iki kez cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde sanığın, 5327 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2019/2257 Esas, 2020/1817 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.03.2022 tarihli ve 2021/20116 Esas, 2022/2325 Karar sayılı kararı ile özetle ilk derece hükmünün zincirleme suça konu edilen ilk eylemin gerçekleştiği hususunda oluşan şüpheye rağmen tayin edilen temel cezanın zincirleme suç hükümleri uygulanarak arttırılması, belirlenen temel cezanın ise yetersiz gerekçe ile teşdiden arttırılması nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/123 Esas, 2022/144 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Bakanlık vekili temyiz isteminde, koşulları oluştuğu halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmaması, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmemesi nedenleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Sanık müdafii temyiz isteminde, mağdurun beyanlarının soyut ve çelişkili olması, bu beyanlar dışında başka delil bulunmaması, sanık ile mağdurun annesi arasında husumetin varlığına ve bu konunun sanığın eski eşi tanık Döndü tarafından doğrulanmasına rağmen, mahkemece dikkate alınmaması, iddiaları doğrulayan tanık beyanı da bulunmadığından oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi ile keşif yapılmaması sebepleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan mağdurun (mağdur) annesi katılan …’nün dayısı olduğu, 2016 yılı Mayıs ayında Havza’ya tatil için geldikleri, 23.06.2016 tarihinde öğleden önce mağdur ile kardeşi M.C.Ö’nün okulun bahçesindeki markete gittikleri, bu sırada sanığın traktörle marketin önüne geldiği, sanığın mağdura ”Eben (babaanne) seni çağırıyor.” diyerek mağduru traktöre aldığı, mağdurun kardeşi tanık M.C.Ö’nün ”Ben de geleyim.” dediği ancak sanığın ”Sen gelme” dedikten sonra traktörle yola çıktıkları, ardından bir yerde durdukları ve beraber beyaz renkli doblo tipi bir araca bindikleri, bu araçla sanığın mağduru çamlık bir alana götürdüğü, sanığın yere battaniye serdiği, soyunduğu ve mağduru da tamamen soyduğu, ardından sanığın mağdurun yumurtalık bölgesine tükürüğünü sürüp kayganlaştırdıktan sonra cinsel arzularını tatmin amacıyla tükürük sürdüğü bölgeye cinsel organını sürttüğü, sonra giyindikleri, sanığın katılana 10 TL verdikten sonra ”Sakın annene, babana söyleme, yoksa baban kızar” dediği ve tekrar doblo tipi araca binerek mağduru evine bıraktığı, mağdurun annesi Döndü’nün mağdurun sanıkla birlikte gittiğini tanık M.C.Ö’den öğrenmesi nedeniyle mağdura nereye gittiğini ve ne yaptığını sorduğu, mağdurun da yaşadığı olayı anlatması üzerine olayın adlî makamlara intikal ettiği, Bursa Asker Hastanesi 04.06.2015 tarihli özürlü sağlık kurulu raporuna göre mağdurda % 50 oranında hafif zeka geriliği olduğunun belirtildiği, Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk İzlem Merkezi 28.06.2016 tarihli adli görüşme değerlendirme raporuna göre; mağdurun kendisine karşı yapılan cinsel istismar eylemlerini iyi-kötü dokunma olarak ayırt edebildiği, bu eylemlerin kötü dokunuş olarak nitelendirebilecek bilişsel-duyusal yetilere sahip olduğu, ancak; yapılan eylemler sonucunda maddi kazanç elde edebilmek adına bu davranışlara hayır demediği, bu durumun mağdurun cinsel istismara açık hale gelmesine neden olduğunun bildirildiği, Adlî Tıp Kurumu 6. Adlî Tıp İhtisas Kurulu’nun 18.03.2019 tarihli raporuna göre; mağdurun maruz kaldığı olayların hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağı, beyanlarına itibar edilebileceğinin bildirildiği, dosya kapsamında mağdur yönünden alınan raporlarda herhangi bir fiili livata bulgusunun bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın üzerine yüklenen “Çocuğun basit cinsel istismarı” suçunu işlediği anlaşıldığından sanık hakkında hukuki süreç başlığı altında dördüncü maddede belirtilen şekilde hüküm tesis edilmiştir.
2. Sanık her ne kadar mağdurun annesi katılan …’nün tanık M.Ö ile ilişkisi olduğunu bilmesi nedeniyle iftira atıldığını, olay günü mağduru görmediğini beyan edip atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de; mağdurun aşamalarda istikrarlı ve genel hatlarıyla uyumlu beyanları, mağdur hakkında Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nce tanzim edilen raporlar, Adlî Tıp Kurumu 6. Adlî Tıp İhtisas Kurulu 18.03.2019 tarihli rapor, kolluk tutanakları, tanık M.C.Ö’nün sanığın savunmasının aksine ağabeyi olan mağdur ile oyun oynarlarken sanıkla karşılaştıklarını, henüz öğle saatleri olmadığını ve sanığın abisini götürdüğünü, kendisine ise sen gelme dediğinine yönelik aşamalarda istikrarlı ve birbiri ile uyumlu beyanları, sanığın mağdurun annesi katılan …’nün tanık M.Ö. ile ilişkisi olduğunu bilmesi nedeniyle kendisine iftira atıldığını ve katılan …’yü uyarması için Döndü’nün babasına ricada bulunduğunu beyan etmiş ise de; sanığın beyanlarını doğrulamayan katılan …, tanık M.Ö. ve tanık M.K.’nin aşamalardaki istikrarlı beyanları, taraflar arasında iftira atılmasını gerektirecek bir husumet bulunduğuna ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşılmakla sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği, sanığın eşi tanık D.A olay günü sanığın evden hiç çıkmadığını, sürekli evde olduğunu beyan etmiş ise de; sanığın ve tanık M.A’nın beyanları ile sabit olduğu üzere; mezkur tarihte öğlen saatlerinde tanık M.A.’nın çiftlik mahallesinde ASKİ’nin aracını beklerken sanığın traktörle geçerken yanında durduğunu ve kendisine evlerine giden su vanasının nerede olduğunu sorduğu, tanığın da su vanasının yerini gösterdikten sonra sanığın traktörle olay yerinden uzaklaştığı hususu ve tanık M.C.Ö’nün olay günü sanıkla karşılaştıklarında henüz öğle saatleri olmadığı ve sanığın abisini götürdüğünü, kendisine ise sen gelme dediğine ilişkin beyanı nazara alındığında, tanık D.A’nın eşini kurtarmaya dönük olduğu anlaşılan beyanlarına itibar edilmemiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz İncelemesi Kapsamına Göre
5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci cümlesi kapsamında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden ve mağdurun anlatımına konu sanığın ilk eylemi yönünden olayın intikal zamanı, iddiayı destekler başka delil bulunmaması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafisinin Temyiz İncelemesi Kapsamına Göre
Sanık hakkında kurulan hükümde, olayın intikal şekli ve zamanı, suç tarihinde on bir yaşında olan mağdurun aşamalardaki özü itibariyle tutarlı ve ayrıntı içeren anlatımları, Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk İzlem Merkezi 28.06.2016 tarihli adlî görüşme değerlendirme raporuna göre mağdurun kendisine karşı yapılan cinsel istismar eylemlerinin iyi-kötü dokunma olarak ayırt edebilmesi, bu eylemleri kötü dokunuş olarak nitelendirebilecek bilişsel-duyusal yetilere sahip olması, Adlî Tıp Kurumu 6. Adlî Tıp İhtisas Kurulu’nun 18.03.2019 tarihli raporuna göre mağdurun beyanlarına itibar edilebileceğinin belirtilmesi, mağdurun sanığın kendisini aldığı yeri ve sanıkla gidiş şekline dair anlatımının tanık M.C.Ö’nün beyanı ile uyumlu olması, sanığın olay günü mağduru hiç görmediğine yönelik savunmasının tanık M.C.Ö’nün beyanı ile örtüşmemesinin yanı sıra sanığın eşi tanık D.A’nın sanığın bütün gün evde olduğu ve evden hiç çıkmadığına dair beyanının gerek sanık gerek tanıklar M.C.Ö ve M.A’nın ifadeleri ile çelişmesi, ileri sürülen husumet iddiasının muhatapları tanıklar tarafından doğrulanmaması nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/123 Esas, 2022/144 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.