Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13524 E. 2023/887 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13524
KARAR NO : 2023/887
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

Sanık … hakkında kurulan hükümler yönünden mağdurenin kovuşturma evresinde sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararının da bu hakkı vermeyeceği belirlenmiştir.
Sanıklar ve suça sürüklenen … haklarında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2017/223 Esas, 2018/160 Karar Sayılı Kararı ile:
1. Sanık … Hakkında;
a. Çocuğun nitelikli … istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Sanık … Hakkında;
a. Çocuğun nitelikli … istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
c. Şantaj suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

3. Suça Sürüklenen … … Hakkında;
a. Çocuğun nitelikli … istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
c. Şantaj suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.06.2019 tarihli ve 2019/565 Esas, 2019/1781 Karar Sayılı Kararı ile:
1. Sanık … Hakkında;
Çocuğun nitelikli … istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

2. Sanık … Hakkında;
a. Çocuğun nitelikli … istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
b. İlk Derece Mahkemesince şantaj suçundan kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında şantaj suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adi para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Suça Sürüklenen … … Hakkında;
a. İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli … istismarı suçundan kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen … müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
b. İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen … müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
c. İlk Derece Mahkemesince şantaj suçundan kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen … hakkında şantaj suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 107 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 4.000,00TL ve 80,00 TL adi para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

C. Samsun Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanıklar müdafileri, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.03.2022 tarihli ve 2021/12775 Esas, 2022/1893 Karar sayılı kararı ile özetle katılan mağdure vekilinin sanık … yönünden temyiz talebinin reddine, suça sürüklenen … … ile sanık … arasında menfaat çatışması olması karşısında ayrı müdafileri tarafından temsil edilmeleri gerekmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

D. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/893 Esas, 2022/1221 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … Hakkında;
a. Çocuğun nitelikli … istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanık … Hakkında;
a. Çocuğun nitelikli … istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
c. Şantaj eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru kabul edilip hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
3. Suça sürüklenen … … Hakkında;
a. Çocuğun nitelikli … istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
c. Şantaj eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru kabul edilip hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi;
Şantaj suçunun oluştuğuna, üst hadden takdiri indirim uygulanmaksızın cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi;
Cezaların eksik verildiğine, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, takdiri indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
3. Suça sürüklenen … Müdafiinin Temyiz İstemi;
Mağdurenin çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığına, mağdurenin hürriyetini kısıtlamadığına, olay yerinde bulunmasının raslantı olduğuna, mağdurenin gerçek yaşının araştırılması gerektiğine, suçların yasal unsurlarının oluşmadığından suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
4. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi;
Varsayıma dayalı olarak ceza verildiğine, mağdurenin ve tanıkların beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın atılı suçları işlediğine dair kesin delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, lehe hükümlerin uygulanmasına, cezaların alt sınırdan tayinine ve takdiri indirim uygulanması gerektiğine ilişkindir.
5. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi;
Delil yetersizliğinden beraati yerine cezalandırılmasının isabetsiz olduğuna, mağdurenin yaşının araştırılması gerektiğine, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, rızası ile söz konusu yere geldiğine … eylem varsa da rıza dahilinde gerçekleşmiş olabileceğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
”… ile 15 yaşını doldurmuş olmakla birlikte … raporuna göre mevcut hafif zeka geriliğine rağmen kendisine karşı gerçekleştirilen fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmiş olduğu tespit edilen mağdurenin suç tarihlerinden önce sosyal medya üzerinden tanıştıkları, …’nin mağdura elinde başkasından temin etmiş olduğu … içerikli videosu olduğunu belirterek, kendisiyle buluşmasını istediği, bunun üzerine mağdurenin ailesinden korkarak … ile buluştuğu, …’nin mağdura bir video görüntüsü izlettiği, daha sonra “benim dediklerimi yapacaksın, yoksa yayarım” diyerek mağduru inşaata götürdüğü, burada …’nin … organını mağdurun ağzına soktuğu, bir süre sonra sanık …’nin bulundukları yere gelerek, ne yapıyorsunuz burada deyip, … ve mağdureyi azarladığı, … …’in elinde olan görüntüleri sanık …’ye gösterdiği, sanık …’nin mağdura bana da bu şekilde yapacaksın diyerek onu zorlaması üzerine …’nin olay yerinden ayrıldığı, sanık …’nin … organını mağdurun ağzına soktuğu, akabinde anal yoldan … ilişkiye girdiği, daha sonra mağdurun eve gittiği, bu olaydan bir kaç gün sonra … ve sanıkların aralarında fikir ve eylem birliği yaparak mağdureyi olay yerine çağırmaya karar verdikleri, gerek sanık …’nin telefonundan ve gerekse …’nin telefonundan mağdureye teklif ve şantaj niteliğinde mesajlar gönderdikleri, mağdurenin de korkuya kapılarak sanıklar ve … ile buluşmaya karar verdiği, ilçe merkezinde buluştuktan sonra … ve sanıkların talebi üzerine önlü arkalı olay yerinde bulunan terk edilmiş barakaya girdikleri, sanık …’nin barakanın arkasına odun koyarak açılmasını engellediği, daha sonra … ve sanık …’nin pantolonlarını indirdikleri, sanık …’in ise mağdurun çamaşırını indirdikten sonra öne eğerek ön bölgeden … ilişkiye girmeye çalıştığı, bir miktar giriş sağlandıktan sonra mağdurenin bağırması üzerine vazgeçip, öne geçip … organını mağdurenin ağzına soktuğu sırada hakkında dinleme kararı olan sanık …’nin telefonundan olağanüstü şekilde mesajlar çekildiğinin tespit edilmesi üzerine kollukta sanıklar ve … ile mağdurenin bulunduğu yerin tespit edilerek terk edilmiş barakaya baskın yapıldığı, … ile sanık …’in pantolonlarını çekerek açık olan camdan atlayıp kaçtıkları, sanık …’nin kaçamadan yakalandığı, oluşun Dairemizce bu şekilde kabul olunduğu, her ne kadar … ve sanıklar üzerlerine atılı suçları kabul etmemiş iseler de, kollukça tespit edilen mesaj kayıtları, mağdurenin beyanlarını doğrulayan ikinci olaya ilişkin genital muayene raporları, sanıkların ve …’nin tevil yollu savunmaları, olay ve yakalama tutanağı, tanık beyanları değerlendirildiğinde, … ve sanıkların suçu inkar şeklindeki savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirildiği, bu sebeple itibar edilmediği, ….” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanık … hakkında kurulan hükümler yönünden mağdurenin kovuşturma evresinde sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2. Katılan Mağdure Vekili ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden;
Mahkemenin dosya kapsamına uygun kabulüne göre şantaj eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu, ayrıca bir şantaj eyleminin bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurularak gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar ve suça sürüklenen … haklarında kurulan hükümlerde, temel cezaların belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanıklar ve suça sürüklenen … haklarında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden takdiri indirim nedeninin uygulanmasına karar verildiği, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanıklar ile Suça Sürüklenen … Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden;
Mağdurenin aşamalardaki özü itibarıyla değişmeyen anlatımları, olayın intikal şekli, tespit edilen mesajların içerikleri, savunma ve tüm dosya kapsamı karşısında mağdurenin suç tarihindeki yaşı ve nüfusa tescil tarihi dikkate alınarak yaşının araştırılması yönündeki soyut talep yerinde görülmemiş, eylemlerin rıza dışında gerçekleşmesi ve sanıklar ile suça sürüklenen çocuğun mağdureyi daha önceden tanımaları nedeniyle hata hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre katılan mağdurenin sonradan sunmuş olduğu dilekçelerin sanık …’i suçtan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılmıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar ile suça sürüklenen … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ve suça sürüklenen … müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
5. 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri, sanık ve suça sürüklenen … müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
6. Gerekçeli kararda “Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarih 2017/223 Esas, 2018/160 Karar sayılı” kararı yerine “Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2017 tarih ve 2017/64 Esas, 2017/119 Karar sayılı” kararının yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

V. KARAR
1. Gerekçenin (1)numaramı bendinde açıklanan nedenle mağdure vekilinin sanık … hakkında kurulan hükümler açısından vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçenin (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/893 Esas, 2022/1221 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanıklar ve suça sürüklenen … müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde karar verildi.