Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13600 E. 2023/77 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13600
KARAR NO : 2023/77
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/7269 Esas sayılı iddianamesi ile zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2020/263 Esas, 2021/691 Karar sayılı
kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan mağdur …’nın doğum tarihinin 07.03.2002 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 02.02.2022 tarihli ve 2022/95 Esas, 2022/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan mağdur vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi, dosyada mevcut ses kayıtlarında sanığın lehine olan kısımların gerekçede yer verilmeyerek sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanmaması, çelişkili beyanlara dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması, ilk suç tarihinin net belli olmaması nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğu, takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir.
2. Katılan mağdur vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanmamasının, alt sınırdan hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, üst sınırdan hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … hakkında kızı olan katılan …’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında; sanığın 2020 yılı Nisan veya Mayıs ayında, öz kızı olan katılan …’ya “Seks yapalım mı, bir kere yapalım, bir kereden bir şey olmaz, annen yok, yoksunum.” dedikten sonra, katılan …’yı dudağından öpüp elleriyle cinsel bölgesine kıyafetleri üstünden dokunduğu, daha sonra sanığın yine seks yapalım mı diye sorduğu, katılan …’nın durumu annesine anlattığı, katılanın durumu ispatlamak için ses kaydı aldığı, sanığın katılanın odasına geldiği, soyunduğu, battaniyenin altına girip cinsel bölgesini yalayacağı sırada müştekinin geldiği ve sanığı kovduğu, sanığın 3-4 defa yalnız kaldıklarında katılanın göğüslerini, ön özel bölgesini ellediği, her ne kadar sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; katılan …’nın 07.03.2002 tarihinde doğduğu anlaşılmakla katılanın suç tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle sanığın eyleminin cinsel saldırı suçunu oluşturduğu anlaşılmakla sanığın cinsel saldırı suçundan teşdiden cezalandırılmasına, sanığın eylemini öz kızına karşı işlediğinden cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, sanığın 3-4 defa mağdurun göğüslerini ve ön özel bölgesini ellemesi nedeniyle eylemin zincirleme biçimde işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi gereği artırım yapılmasına, katılan …’nın doğum tarihinin 07.03.2002 olarak düzeltilmesine karar verilmiş; sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılmakla itibar edilmediği açıklanmakla hüküm tesis edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Hata Hükümlerinin Uygulanmasına ve Zincirleme Suç Hükümlerinin Uygulanmasının Hatalı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdur beyanları ve beyanları doğrular nitelikteki dosyada mevcut ses kayıtları, mesaj tespit tutanağı, mağdurun annesi tanık …’ın olayın sıcağı sıcağı alınan ilk beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eylemlerini birden fazla kez farklı zamanlarda rızası bulunmayan mağdura karşı gerçekleştirdiği anlaşılmakla bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Takdiri İndirim Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilip “Sanığın dosya kapsamından anlaşılan sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki gözlemlenen davranışları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın cezasından indirilmesi için bir neden bulunmadığı …” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanık Müdafiinin Sair Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanık Hakkında Teşdiden Üst Sınırdan Hüküm Kurulması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanığın eylemini, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinde yer alan cinsel saldırı şekilde işlediği, Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesi kapsamında ” suçun işleniş biçimi nazara alınarak takdiren ve teşdiden 6 YIL ” şeklindeki hüküm karşısında temel cezanın “6 yıl” hapis cezası olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık Hakkında 5237 sayılı Kanun’un 102 nci Maddesinin Üçüncü Fıkrasının (e) Bendinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebine Yönünden;
Bu maddenin kanun gerekçesinden de anlaşılacağı üzere suçun yetiştirme yurdu, ceza infaz kurumu, öğrenci yurdu, okul pansiyonu ve hastane gibi insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesi halinde sanığın cezasında arttırım yapılabileceği, söz konusu olayda ise suçun birlikte kaldıkları ikamette işlenmesinden dolayı hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 02.02.2022 tarihli ve 2022/95 Esas, 2022/169 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdur vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.