Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13815 E. 2023/227 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13815
KARAR NO : 2023/227
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Müşteki Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair verilen kararın 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve aynı maddenin son fıkrası gereğince itirazı kabil olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve bu karara yönelik temyiz istemi aynı Kanunun 264 üncü maddesine göre itiraz kabul edilip esasen bu hususta itiraz mercii olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 03.10.2022 günlü kararıyla kesin olarak reddedilmesi karşısında incelemenin sanık müdafiinin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/6 Esas, 2022/151 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 ve 62 nci maddeleri ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2022/1409 Esas, 2022/1431 Karar sayılı kararı ile Bakanlık vekilinin istinaf talebinin reddi ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, ilk istinaf incelemesi üzerine verilen bozma kararına istinaden düzenlenen iddianamenin kendilerine tebliğ edilmediği, zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı ve dosya kapsamına göre sanığın hata hükümlerinden yararlanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdure …’nın gebelik şüphesiyle Bergama Aile Sağlığı Merkezinde muayene olması ve dosya arasında mevcut olan Bergama 3 numaralı Aile Sağlığı Merkezi Aile Hekimliğince düzenlenen 01.03.2018 tarihli tutanakta mağdure …’nın ablası olan …’nın erken yaşta gebe olduğuna dair tespitte bulunulduğu, mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarında; yaşı küçük olduğu için gebelik kontrolü işleminde hastaneye ablası …’nın kimliğini verdiğini, tutanakta gebe olduğu tespit edilen kişinin kendisi olduğunu beyan etmesi üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı, sanık ve mağdurenin anlatımları, mağdure hakkında Bergama 3 numaralı Aile Sağlığı Merkezi Aile Hekimliğince düzenlenen 01.03.2018 tarihli tutanak ve mağdureye ait aile nüfus kayıtlarıyla sabit olduğu üzere sanık …’ın cinsel organını mağdure …’nın ön cinsel organına soktuğu, sanığın atılı eylemini farklı tarihlerde ve birden fazla kez gerçekleştirdiği, 27.12.2017 tarihi, bu tarihten öncesinde ve sonrasında birden çok zamanda sanık … ile hukuken çocuk sayılan ve rıza iradesinin hukuken bir geçerliliği olmayan mağdure …’nın rızası dahilinde cinsel birliktelik yaşadıkları ilk derece mahkemesince maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Her ne kadar cinsel ilişkiye mağdure …’nın rızası bulunuyor ise de, yukarıda açıklandığı üzere 15 yaşını doldurmayan mağdurenin yaşı itibariyle bu rızasının suçun unsurlarının oluşumunu engellemeyeceği, rızanın suçu ortadan kaldırmayacağı hukuki gerçekliği karşısında; her ne kadar sanık, mağdurenin yaşının küçük olduğunu bilmediğini savunmuş ise de, sanık ve mağdurenin aile arasında yaptıkları düğün tarihinden 2,5 yıl öncesinden suç tarihine kadar sevgili olması ve sürekli iletişim içinde bulunması, anne ve babalarının mağdurenin yaşının küçük olması nedeniyle fiili evliliklerine başlangıçta rıza göstermemiş bulunmaları karşısında sanık …’ın mağdure …’nın 2003 doğumlu olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışı ve beklenen gerçekliğe uygun olmadığı değerlendirilmiş, sanığın hataya yönelik bu savunmasının kendini suçtan kurtarmak maksadıyla yapıldığı kanaatine varılarak, bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanık müdafiinin istinaf bozma ilamına istinaden hazırlanan iddianamenin kendilerine tebliğ edilmemesinin hukuka aykırı olduğu ve bu nedenle kararın bozulmasına ilişkin talebi; bozma sonrası yakalama emrine istinaden hazır edilen sanığın müdafii ile Bergama Ağır Ceza Mahkemesince yapılan 27.05.2022 tarihli sorgusunda alınan savunmasında, kendisine birleşen dosya kapsamında düzenlenen iddianame ve ekleri ile bozma ilamının okunarak bunların yanı sıra sanığa 5271 sayılı Kanun’un 176 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 190 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşmaya ara verilmesini isteme hakkının hatırlatılması ve sanığın savunma için süre talep etmeyip savunmasını bu celsede yapması sebebiyle bu hususa ilişkin temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2022/1409 Esas, 2022/1431 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.