Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13873 E. 2023/2684 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13873
KARAR NO : 2023/2684
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1771 E., 2022/1721 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma

Katılan mağdure vekilinin sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün esasına yönelik temyiz istemi yönünden; yokluğunda verilen ve usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde temyiz etmiş olup, temyiz dilekçesinde temyiz sebebi içermeyen matbu ifadelerle temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir.

Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Sanık … müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden; ilk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarih ve 2022/11 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddeleri uyarınca 24 yıl hapis cezası ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, sanık … hakkında ise atılı suçlardan aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2021/1771 Esas, 2022/1721 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında atılı suçlardan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden kurulan hüküm yönünden tefrik kararı verilerek ayrı esasa kaydına, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun ise aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.10.2022 tarihli Tebliğmane ile ret, onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Kriminal rapora esas alınan delillerin hukuka delil niteliğinde olduğuna, sanık lehine olan deliller toplanmadan hüküm kurulduğuna, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanlarına esas alınarak hüküm kurulduğuna, gerekçesiz olarak hem temel cezadan hem de zincirleme suça ilişkin hükümde teşdit uygulandığına ve saire ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığa suçlar ile ilgili üst sınırdan ceza verilmesi gerektiği ve sanık … hakkında dosyadaki mesajlaşma içeriklerine istinaden atılı suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … ***** her ne kadar üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek katılan mağdure …’a cinsel yönden herhangi bir yöneliminin olmadığını, katılan mağdureyi istismar etmediğini ifade etmiş ise de;
1. Katılan mağdure …’ın kollukta alınan 07.09.2021 tarihli beyanı ile genel itibariyle paralel olacak şekilde Çocuk İzlem Merkezinde (Çim) alınan 08.09.2021 ve 30.09.2021 tarihli beyanlarında, sanık … tarafından kendisine yönelik gerçekleştirdiği istismar eylemlerini ayrıntılı olarak anlatmış olması, bu minvalde olmak üzere; sanık …’ın ceza evinden çıktıktan sonra Tamzara’da bulunan ikametinde dört ya da beş kez istismarda bulunduğuna dair ayrıntılı ifade vermesi, bu eylemlerinde sanık …’ın cinsel organını kendisinin vajinasına soktuğundan, bu eylemler gerçekleşirken birkaç kez de cinsel organını kendisinin anal bölgesine sokmaya çalıştığından bahsetmesi, katılan mağdurenin, sanığın Tamzara’da ikamet ettiği evi ayrıntılı detaylı bir şekilde eşyalarına varıncaya kadar anlatmış olması, bu detayların olay yeri inceleme raporunda yapılan tasvir ile bire bir benzerlik taşıması, bu beyanlarına karşılık katılan … hakkında Giresun Üniversitesi Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk İzlem Merkezi 13.09.2021 tarihli Adli Görüşmeci tarafından tanzim edilen raporda; ”Mağdur çocuk … ***** kurumda bulunduğu süre içerisinde ve adli görüşme sürecinde takındığı tutum, cinsel istismar olay anlatımlarındaki duygu-durum hali, yaşadığı olaya ilişkin verdiği yer-zaman ve olay detayları, anlatımındaki spontanlık göz önüne alındığında mağdur çocuğun yaşadığı cinsel istismara ilişkin verdiği bilgilerin kurgusallıktan uzak olduğunun düşünüldüğü, mağdur çocuğun ilk ifadesi ve sonrasında yapılan adli muayene sonucu çıkan bulgulardan sonra verdiği, ek ifadesinin ve de muayene raporları ve görgü tanıkları ile desteklendiği düşünüldüğünde mağdurun ifadesinin kurgusallıktan uzak, gerçekleri yansıttığına dair düşünceleri destekler nitelikte olduğunun görüldüğü” nün belirtildiği, 06.10.2021 tarihli raporda da; “Mağdur çocuk … ***** ile aynı olaya ilişkin 2. Adli görüşme sonunda, 08.09.2021 tarihli ilk adli görüşme raporunda belirtilen, görüş ve düşüncelere paralel mağdur çocuğun yaşadığı cinsel istismara ilişkin verdiği beyanlarının tutarlı ve samimi olduğu, gerçekleri yansıttığı yönünde kanaatinin” bildirildiği,

2. Katılan mağdurenin ifadelerini destekler mahiyette hakkında Giresun Üniversitesi Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk İzlem Merkezince tanzim edilen 08.09.2021 tarihli raporda; “Diz dirsek pozisyonunda yapılan anal muayenesinde, saat 6 hizasında anal mukozaya uzanan eski fissür ve anal sfinkter tonusunda azalma görüldü. Fiili livataya bağlı olarak oluşabilecek tıbbi bulgular olduğu, hymen annuler, kalın etli yapıda, saat 6 hizasında kaideye varan eski yırtık görüldü. Vajinal yolla vücuda penis veya benzer cesamette sair cisim sokulmuş olduğunun tıbbi delili olduğu” şeklinde tespit yapılmış olması,
3. Giresun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce tanzim edilen 16.07.2021 Tarihli Mobil Cihaz İnceleme Raporuna göre; sanık …’ın, diğer sanık …’in kullandığı 0538 209 ** ** nolu hattı Kadir **** olarak, katılan mağdure …’ın kullandığı 0551 938 ** ** nolu hattı … *****, 0551 961 ** ** nolu hattı ise … olarak kaydetmiş olması, sanık …’ın telefonunda yapılan incelemede;
Sanık …’ın, öldüğü takdirde banka hesabından 100.000 TL hesap açtırılması, bu hesabın katılan mağdure … adına açılması ayrıca tüm emlak üzerindeki yarı oranındaki hakkının katılan mağdure …’a devredilmesine dair vasiyetname olarak hazırlanmış yazı içeriği, buna göre, katılan mağdure …’ın ve başka şahısların iftirası ile mahkememizin 2019/30 Esas sayılı dava dosyasında ceza alan ve bu cezası infaz gördüğünü düşünen sanık …’ın, normal şartlar altında yaşanan durum nedeniyle katılan mağdure …’dan iyice uzaklaşması gerekirken, ilişki yaşamadığını ifade ettiği katılan mağdure lehine vasiyetname düzenlemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı oluşu, katılan mağdurenin beyanları ile değerlendirildiğinde, katılan mağdureye istismarda bulunup kendisinden faydalanın sanık …’ın, bu şekilde katılan mağdure lehine tasarrufta bulunmasının daha izah edilebilir olması,

Sanık …’ın telefonundan, diğer sanık …’e 08.09.2021 tarihinde; “O çocuk ordan gelecekse ben hapse girerim başka yolu yok” şeklinde mesaj çekmiş olması, mahkemece yapılan değerlendirmede 02.09.2021 tarihinde tutulan tutanak sonrasında sanık …’ın eylemlerinin ortaya çıkması neticesinde, sanık …’ın korkuya kapılarak bu şekilde mesaj atmasının doğal oluşu,
Sanık …’ın, katılan mağdure …’ın 0551 938 ** ** nolu hattı ile whatsapp üzerinden yaptığı görüşmelerde yazışmalarını 7 gün sonra kaybolacak şekilde ayarlamış olması, katılan mağdureye çektiği mesajlarda hukuka aykırı bir söylemde veya eylemde bulunmadığını, katılan mağdureye istismarda bulunmadığını ifade eden sanık …’ın, bu halde katılan mağdure ile görüşmelerini silmek için özel bir çaba sarf etmesinin başka türlü izah edilememesi,
Sanık …’ın katılan mağdure …’ın telefonuna örnek mukabilinde olmak üzere 15.06.2021 tarihinde; “Sen benim canımsın tek varisim kimse bilmesin s”, “iyi geceler prenses”, 25.08.2021 tarihinde “Günaydın güzelim”, 06.09.2021 tarihinde “kulaklığın bende”, “hemen oranı yıka” şeklinde mesajlar göndermesi, katılan mağdure …’ın, sanık …’ın telefonuna mini etekli elbise fotoğrafını atması,
Katılan mağdure …’ın sanık …’a gönderdiği bazı mesajlarında sinkaflı cümleler kurması, katılan mağdure ile sanık …’ın arasındaki yaş farkı gözetildiğinde, bu durumun katılan mağdurenin sanık … ile bu derece samimi olmasını gerektiren başka şeyler yaşandığının göstergesinin olması,
Bu hususlara göre, sanık … ile katılan mağdure arasında, sanığın beyanlarında belirttiği ilişkinin ötesinde, mağdurenin beyanlarını destekler mahiyette yakın, sıcak, samimi ilişkinin olduğunun göstergesi olması,
4. HTS Kayıtları ile bu kayıtlara dayanılarak bilirkişi tarafından hazırlanmış 25.11.2021 tarihli rapora göre 01.04.2021-13.09.2021 tarihleri arasında;
Sanık …’ın, sanık … *****’yü 198 kez aradığı, 204 mesaj attığı, sanık …’in sanık …’ı 183 kez aradığı, 120 mesaj attığı,
Sanık …’ın katılan mağdure … *****’nün kullanımında bulunan 0551 938 ** ** nolu hattı 126 kez aradığı, 152 mesaj attığı, katılan mağdure …’ın bu hat ile, sanık …’ı, 29 kez aradığı, 49 mesaj attığı,
Sanık …’ın katılan mağdure …’ın kullanımında bulunan 0551 961 ** ** nolu hattı 19 kez aradığı, 11 mesaj attığı, katılan mağdure …’ın bu hat ile sanık …’ı, 9 kez aradığı, 1 mesaj attığı,
Katılan mağdure …’ın, sanık …’ın ikameti olan Tamzara mahallesindeki evine yakın olan bazlardan farklı tarihlerde kullandığı farklı numaralar üzerinden toplamda 74 kez baz alması,
Bir arada değerlendirildiğinde, sanık … ile katılan mağdure … arasında, sanık …’ın ceza evinden çıkmasına müteakip doğrudan telefonla görüşme, mesajlaşma ve sanık …’ın Tamzara mahallesindeki ikametinde bir araya gelme şeklinde iletişimlerinin bulunduğu, bu iletişimlerinin bir kısmının yukarıdaki paragrafta izah edildiği üzere whatsapp görüşmeleri şeklinde gerçekleştiği düşünüldüğünde sanık … ile katılan mağdure … arasında sanık …’ın savunmalarında belirttiği ilişkinin ötesinde, daha yakın bir ilişki kurulduğunun izahtan vareste olması,
5. Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığının 15.12.2021 ve 28.01.2022 tarihli raporlarında; “İbaresiz pembe slip külottan tarafımızca 10-2 ve 10-3 şeklinde numaralanıp alınan 2 adet örnekten, en az biri erkek birden fazla şahsa ait DNA profilleri bir arada karışık elde edildi. Söz konusu karışık DNA profillerinin ilgi (c) sayılı raporda adı geçen “SG20″ kod adlı şahsa ait DNA profilini ve sonuç bölümü üçüncü (3.) maddede belirttiğimiz birinci erkek şahsa ait DNA profilini birlikte içerdiği, İlgi (c) sayılı raporumuzun sonuç bölümü üçüncü (3.) ve dördüncü (4.) maddelerinde belirtilen birinci erkek şahsa ait otozomal DNA profili ile ”İY54” kodlu şahsa ait DNA profilinin uyumlu olduğu” şeklindeki tespit,
6. Aynı zamanda sanık …’ın yeğeni olan tanık R. O. soruşturma aşamasında Savcılık huzurunda alınan 20.12.2021 tarihli beyanında; ailesi ile görüştüğünde ailesinin kendisine sanık …’ın, katılan mağdure …’a yönelik üzerine atılı eylemleri gerçekleştirebilecek tarzda birisi olduğunu ifade ettiklerine dair beyanı,
7. Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 12.01.2022 tarihhli uzmanlık raporunda; “Tetkike konu not defterinin son sayfasındaki ‘… *****, … *****” ibareli yazıları ve atılı bulunan imza ile … ***** mukayese yazı ve imzaları arasında yapılan karşılaştırmalı incelemeler neticesinde benzerlikler bulunduğu görülmesi sebebi ile söz konusu yazı ve imzaların … ***** elinden çıktığı kanaatine varıldığının” tespit edilmiş olması, bu hususun katılan mağdure …’ın beyanlarında belirttiği üzere, sanık …’ın Tamzara Mahallesindeki evine giderek burada sanık … ile vakit geçirdiğine dair beyanlarını desteklemesi,
8. 09.09.2021 tarihli CD İnceleme Tutanağı ile 13.09.2021 tarihli CD İzleme ve Çözümleme Tutanağına göre; 02.09.2021 tarihinde sanık …’ın kullanımında bulunan 28 DL *** plaka sayılı aracın, 07.52’de katılan mağdurenin ikamet ettiği Toki Evlerine geldiğine, 08.01’de katılan mağdurun bu aracın gittiği istikametine doğru gittiğine, 08.54’te de aynı aracın mahalleye geldiğine ve katılan mağdurenin bu araçtan indikten sonra, aracın ilçemiz merkezine doğru gittiğine dair tespit,
9. Tanık N. Ş.’nin kollukta alınan 07.09.2021 tarihli beyanında, yaklaşık iki, iki buçuk ay önce sanık …’ın kullandığı araçta sanık … ile katılan mağdure …’ın olduğunu gördüğüne, tanık İ. Ö. da soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında, 02.09.2021 tarihinde müşterilerinden birinin gelerek bir kızın Brodway marka aracın arka koltuğuna binerek koltukta yattığını gördüğüne dair beyanları, tanık S. S’de tanık İ. Ö destekler, teyit eder ifadeleri, buna göre aracın sahibi olan sanık …’ın, katılan mağdureye yönelik hukuka aykırı veyahut toplum tarafından olumsuz görünebilecek davranış gerçekleştirmeyen sanık …’ın, araca binen katılan mağdureden de arka koltuğa oturmasını ve insanların görmesini engellemek amacı ile yatmasını istemesinin hayatın olağan akışına aykırı oluşu,
İzah edilen tüm bu sebepler bir arada gözetildiğinde sanık …’ın, katılan mağdure ile cinsel yönden herhangi bir ilişki yaşamadığına dair beyanı kendisini suçtan kurtarmaya dönük çaba olarak değerlendirilmiş, oluş kısmında belirtildiği üzere sanık …’ın, katılan mağdure …’a istismarda bulunduğu kabul edilerek beyanlarına itibar edilmemiştir.
İddianame anlatımında her ne kadar 02.09.2021 tarihli eylemde sanık …’ın cinsel istismar eylemi sırasında katılan mağdure …’ın kollarından tutup sıkmak sureti ile cebir ile katılan mağdureye organ sokmak sureti ile istismarda bulunduğunda bahsedilmiş ise de;
1. Katılan mağdure …’ın soruşturma aşamasında alınan beyanlarına ve sanık …’ın kabul edilen eylemlerine göre, sanık … tarafından, katılan mağdureye toplamda dört ya da beş kez organ sokma sureti ile istismarda bulunulduğu, 02.09.2021 tarihli eylemin son fiil olduğu, buna göre, son eylemden önce üç ya da dört kez katılan mağdureyi istismar eden sanık …’ın, bu eylemlerinde katılan mağdure ile ilişkiye girmek için herhangi bir cebir kullanmaya gerek duymaksızın fiilini gerçekleştirirken son eyleminde bu yola başvurmaya gerek duymasının izah edilememesi, yine katılan mağdure ifadesinde, sanık …’ın annesine söylemekle tehdit etmesi nedeni ile İrfan’ın yanına gittiğini belirtmiş ise de, eylemin tehditle gerçekleştiği yönündeki beyanının, katılan mağdurenin soruşturma aşamasında ÇİM’de alınan üç beyanında da istikrar göstermediği, kaldı ki mahkemece yapılan gözlemde de katılan mağdurenin, sanık … veya bir başkası karşısında kendisini savunma ya da kendisine karşı gerçekleştirilen istismar gibi ciddi bir eylemi başkasına anlatma hususlarında idrak konusunda yeterlilik gösterdiği, bu hususları rahatça başkasına, özellikle ailesinden birine anlatabilecek yapıda birisi olduğu, buna rağmen annesi katılan …’in beyanlarına da bakıldığında, katılan mağdurenin bu beyanlarını ancak 02.09.2021 tarihli eylemin, tanıkların beyanı sonrasında olayların ortaya çıkmasına müteakip annesine anlatmış olması, katılan …’de her ne kadar alınan beyanlarında, cebir ve tehditten bahsetmiş ise de, katılan …’in beyanlarının tamamen kızı olan katılan mağdure …’ın beyanlarına dayanması, doğrudan bilgi ve görgüsünün olmaması,
2. HTS kayıtları ile yukarıda izah edilen uzmanlık ve bilirkişi raporlarına bakıldığında, sanık … ile katılan mağdure …’ın sanık …’ın ceza evinden çıkmasına müteakip uzun süre boyunca iletişim halinde oldukları hatta bir araya gelerek vakit geçirdikleri, aralarındaki mesajlar ile görüntü paylaşımlarına bakıldığında, sanık … tarafından katılan mağdureye yönelik olarak yanına gelmediği takdirde kendisine zarar vereceğine veyahut aralarında yaşananları ailesine ya da bir başkasına bildireceğine dair herhangi bir beyanatın olmadığı, tam tersine katılan mağdure ile aralarında görüşmelerin gayet normal, katılan mağdure tarafından aile içi sırlarını dahi açıklayacak derecede samimi olduğu, buna göre sanık …’ın cebir ve tehditleri ile istismara uğradığını ifade eden katılan mağdurenin bu tarz bir iletişim kurmasının hayatın olağan akışı içerisinde pek de karşılaşılan bir durum olmadığı,
3-Sanık …’ın soruşturma aşamasından itibaren alınan tüm beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi,
Bir arada değerlendirildiğinde, değinilen sebepler itibariyle sanık …’ın katılan mağdure …’a yönelik istismar suçuna konu eylemlerini cebir ve tehdit ile gerçekleştirdiğine dair şüphe sanık … lehine değerlendirilerek oluş bakımından kabul edilmemiştir.
İddianame anlatımında her ne kadar sanık …’ın, suç tarihlerinde 15 yaşından küçük ve hukuken geçerli bir rızası mümkün olmayan katılan mağdure …’ı baştan itibaren cinsel amacını gerçekleştirmek amacıyla değişik zamanlarda arabasıyla Tamzara’da bulunan evine çikolata vereceğini söyleyerek “hileli davranışlar” sergileyerek götürdüğünden, 02.09.2021 tarihinde de gerçekleştirdiği cinsel istismar eyleminde mağdurenin kaçmasına engel olmak amacıyla kollarından tutması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin cebir ve hile ile katılan mağdurenin hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bıraktığından bahsedilmiş ise de;
1. Katılan mağdure …’ın soruşturma aşamasında alınan beyanlarına ve sanık …’ın kabul edilen eylemlerine göre, sanık … tarafından, katılan mağdureye toplamda dört ya da beş kez organ sokma sureti ile istismarda bulunulduğu, 02.09.2021 tarihli eylemin sanığın son fiili olduğu, bu eylemlerin sanık …’ın çikolata vereceğini söyleyerek hileli davranışlar sergileyerek götürdüğünden son eylemde de sanık …’ın katılan mağdurenin kollarından tutması şeklindeki fiillerin gerçekleştiğinden bahseden kişinin yalnızca katılan mağdurenin … olduğu, bunun dışında gerçekleşen eylemleri gören ya da duyan kimsenin olmadığı, katılan mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanlarına bakıldığında da bu hususta istikrar gösteren ifadelerinin olmadığı, her ifadesinde hileli davranış ve cebir ile ilgili farklı detaylandırmalar, olay anlatımı dile getirdiğinin görüldüğü,
2. Her ne kadar sanık …’ın yaşadığı evde yapılan aramada çikolata ambalajları ele geçirilmiş ise de, bu hususun da tek başına katılan mağdurenin bu çikolatalarla kandırılarak kendisine istismarda bulunulduğuna dair kanıyı desteklemediği, nitekim alınan uzmanlık raporu uyarınca bu çikolatalarda kimlik belirleme anlamında herhangi bir izin tespit edilemediği,
3. Katılan mağdure … hakkında mahkememizce yapılan gözleme göre, sanık …’ın çikolata teklifi ile kandırılabilecek, istismara maruz bırakılabilecek yapıda biri olmadığının değerlendirildiği,
4. Katılan mağdure ile sanık … arasındaki görüşme sıklığı ile içeriklerine bakıldığında, sanık …’ın görüşmelerinin hiçbirinde çikolatadan bahsetmediği veya buna benzer eylemi ile katılan mağdureyi kandırmaya çalıştığını gösterir iletişime rastlanmadığı,
5. Sanık …’ın soruşturma aşamasından itibaren alınan tüm beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi,
Bir arada değerlendiriğinde sanık …’ın, katılan mağdureye yönelik cinsel istismar eylemleri öncesinde veya sonrasında hileli hareketlerle veya cebir kullanarak, katılan mağdurenin hukuka aykırı olarak bir yere gitme veyahut bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bıraktığına dair şüphe, sanık … lehine değerlendirilerek oluş bakımından kabul edilmemiştir.
İddianame anlatımında her ne kadar sanık …’in daha önce kızı olan katılan mağdureye karşı diğer sanık …’ın gerçekleştirdiği eylemleri bilmesine karşın, katılan mağdure sanık …’ın görüşmesine bazen sanık …’a ait araçta, bazen katılan mağdure …’ın sanık … ile buluşmasını sağlayarak, bazen de telefon ile görüşmelerine imkan sağlayarak, sanık … tarafından katılan mağdure …’a karşı işlenen istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçun icrasını kolaylaştırmak suretiyle sanık …’ın eylemlerine yardım ettiğinden bahsedilmiş ise de;
1. Sanık …’in soruşturma aşamasından itibaren alınan beyanlarına bakıldığında, her ne kadar sanık … ile ceza evinden çıktıktan sonra görüşmedikleri hususunda, dosyada yer alan Siber Suçlar Raporu, katılan mağdurenin beyanları, sanık …’ın beyanları, tanık beyanları, HTS kayıtları, CD inceleme tutanağı gibi somut delillere aykırı ifadelerde bulunmuş ise de, genel itibariyle sanık … tarafından katılan mağdureye yönelik gerçekleşen istismar fiiline ilişkin olarak iştirakinin olmadığını, sanık …’ın, aynı zamanda kızı olan katılan mağdure …’ı istismar ettiğini bilmediğini dile getirmiş olması,
2. Katılan mağdure …’ın soruşturma aşamasında kollukta alınan 07.09.2021 tarihli beyanı ile genel itibariyle paralel olacak şekilde ÇİM’de alınan 08.09.2021 ve 30.09.2021 tarihli beyanında, aynı zamanda babası olan sanık …’in, diğer sanık … tarafından gerçeleşen eylemlerini bildiğini gösterir herhangi bir beyanatta bulunmaması, hatta tam tersi şekilde sanık … tarafından buluşmak için arandığında sanık …’e arkadaşı ile görüşmeye gideceğinden bahsederek evden ayrıldığına, sanık …’in cinsel istismar eylemlerini bildiği takdirde bunu izin vermeyeceğine, sanık …’ın yanına gitmesine müsaade etmeyeceğine, hatta sanık …’in, kendisinin sanık … ile görüşmesine müsaade etmeyeceğine dair ifadeleri,
3. Dosya arasına alınan banka hesap döküm cetvellerine bakıldığında, sanık … tarafından diğer sanık …’e para havalesi veya buna benzer bir işlem yapıldığını gösterir herhangi bir kayda rastlanmamış olması, katılan mağdure …’ın da beyanlarında sanık … ile görüşmesine karşılık sanık … tarafından sanık …’e para verildiğine rastlamadığına ilişkin beyanatta bulunmuş olması,
4. Sanıklar … ile İrfan’ın cep telefonları ile sim kart ve hafıza kartları üzerinde yapılan inceleme ile buna dair tanzim edilen raporlara bakıldığında, sanık … ile İrfan arasındaki mesaj kayıtları, görüşmelere bakıldığında, sanık …’in, diğer sanık …’ın istismara konu eylemlerinden haberdar olduğuna dair içeriğe rastlanmamış olması,
Bir arada değerlendirildiğinde sanık …’in, diğer sanık …’ın katılan mağdure …’a yönelik cinsel istismar suçuna konu eylemlerini bildiğine, sanık …’ın eyleminin icrasını kolaylaştırdığına dair şüphe lehine değerlendirilerek oluş bakımından kabul edilmemiştir.
Sanık müdafii her ne kadar mahkeme huzurundaki savunmalarında, ele geçirilen çamaşırların ve bu çamaşırlara dair DNA raporunun hukuka aykırı olarak elde edilmesi nedeni ile delil olarak kullanılamayacağından bahsetmiş ise de;

Şebinkarahisar Sulh Ceza Hakimliğinin 09.09.2021 tarihli arama ve el koyma kararına istinaden sanık …’ın Tamzara Mahallesinde bulunan ikametinde arama yapıldığı, usulüne uygun bu arama kararı sonrasında sanık …’ın, ikametinde ele geçirilen ve katılan mağdure … ile ailesi tarafından rızalarına uygun olarak çamaşırlar üzerinde DNA incelemesi yapılarak raporlar aldırılmış olması, bu raporlarda “İbaresiz pembe slip külottan tarafımızca 10-2 ve 10-3 şeklinde numaralanıp alınan 2 adet örnekten, en az biri erkek birden fazla şahsa ait DNA profilleri bir arada karışık ELDE EDİLDİ. Söz konusu karışık DNA profillerinin ilgi (c) sayılı raporda adı geçen “SG20″ kod adlı şahsa ait DNA profilini ve sonuç bölümü üçüncü (3.) maddede belirttiğimiz birinci erkek şahsa ait DNA profilini birlikte İÇERDİĞİ, İlgi (c) sayılı raporumuzun sonuç bölümü üçüncü (3.) ve dördüncü (4.) maddelerinde belirtilen birinci erkek şahsa ait otozomal DNA profili ile ”İY54” kodlu şahsa ait DNA profilinin UYUMLU olduğu” şeklinde tespit yapılmış olması, sanık …’ın ikametinde ele geçirilen çamaşırlara ait tutanaklara bakıldığında, her ne kadar pembe külottan bahsedilmemiş ise de, ev arama tutanağı, olay yeri inceleme tutanağı gibi sonrasında tanzim edilen tutanaklara göre, sanık …’ın ikametinde toplamda üç adet beyaz renkli külot, bir adet siyah renkli slip külot, bir adet mavi renkli boxer külot ve bir adet kırmızı renkli boxer külodun ele geçirildiği, DNA incelemesinin yer aldığı uzmanlık raporu ile buna dair kapama ve iade tutanaklarına bakıldığında 2 adet beyaz külot, bir adet siyah renkli slip külot, bir adet mavi renkli boxer külot ve bir adet kırmızı renkli boxer külot hakkında inceleme ve değerlendirme yapıldığı, geriye kalan beyaz külot hakkında değerlendirme yapılmadığının anlaşılması karşısında bahse konu beyaz külodun sehven pembe olarak yazıldığı anlaşılmakla, alınan rapor hukuka uygun kabul edilmiş ve mahkemece oluş, kabul ve gerekçe kısmında bu delil üzerinden değerlendirme yapılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında atılı suçlar yönünden yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

2. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden; toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ise de dosyanın incelenmesinde sanığın Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/30-2019/52 E.K sayılı ilamı ile mükerrir olduğu halde hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamış olması nedenleriyle hüküm kısmına ilgili ibarelerin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanuni süre içinde temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Bu nedenle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

C. Sanıklar Haklarında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
Sanıklar hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi ile Katılan Bakanlık Vekilinin Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden Temyiz İstemlerinin İncelenmesi
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar İrfan ve … Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.06.2022 tarih ve 2022/1771 Esas, 2022/1721 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.