Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13994 E. 2023/969 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13994
KARAR NO : 2023/969
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/167 Esas, 2021/49 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (…) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.10.2021 tarihli, 2021/1142 Esas, 2021/1490 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.10.2022 tarihli ve 9-2021/149621 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin aşamalarda anal yoldan cinsel ilişkiye yönelik istikrarlı anlatımlarda bulunduğu, ses kaydı ve tanık anlatımlarının mağdure beyanını doğrular nitelikte olduğu ve suçun kanuni unsurları oluştuğu halde beraat kararı verilmesine yöneliktir.

2. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Eylemin yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre anal yoldan organ sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarını oluşturduğu halde beraat kararı verilmesine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre ;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdure ile suça sürüklenen çocuğun 2016 yılı sonlarında sosyal medya vasıtası ile tanıştıktan bir süre sonra sevgili oldukları, 2017 yılı başlarında mağdure ile suça sürüklenen çocuğun buluştuktan sonra suça sürüklenen çocuğun ikametine gittikleri, sonrasında evdeki ikinci buluşmada, evde ailesinin bulunduğu ancak saatin çok erken olmasından dolayı uyudukları, mağdure ile odasına geçtikten sonra mağdureyi öpmeye başladığı, kıyafetlerini çıkardıkları, suça sürüklenen çocuğun mağdureye anal yoldan ilişkiye girmeyi teklif ettiği, mağdurenin de bu teklifi kabul ettikten sonra mağdure ile suça sürüklenen çocuğun birden fazla kez anal yoldan cinsel birliktelik yaşadıkları iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

2. İddiaya konu olay tarihi olan 2017 yılı başlarında ve aradan geçen uzunca süreç dahilinde, olayın sıcaklığıyla adli mercilere şikayet ve başvuruda bulunmadığı, katılan küçüğün öğrenim gördüğü lisede rehberlik öğretmeni olarak görev yapan ve soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan …. ile yaptığı görüşmede başka şahıslarla ilişkiye girdiğini söylemiş olmasına rağmen suça sürüklenen çocuktan bahsetmediği, katılan küçüğün başkalarıyla cinsel ilişkiye girdiğine dair öğrenim gördüğü okulda ortaya çıkan söylentiden suça sürüklenen çocuğu sorumlu tutma ve bundan kaynaklı husumet besleme ihtimali, tanık ….’nin beyanına nazaran mağdurenin Sergen isimli kişi ile ilişkisinin etrafça duyulmasından kaynaklı suça sürüklenen çocuk hakkında farklı beyanda bulunma ihtimali, on beş yaşını ikmal etmesinden sonraki cinsel ilişkileri nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında suça sürüklenen çocukla da cinsel ilişkin yaşadığından bahisle ifade veren mağdurenin zaman ve mekana ilişkin ayrıntı içermeyen 19.12.2018 tarihli ifadesi ile 17.01.2019 tarihli savcılık beyanı arasında farklılık olduğu, cinsel istismar olayına ilişkin bizzat görgüye dayalı tarafsız tanık beyanı bulunmadığı, mağdurenin içinde bulunduğu yaş ve gelişim dönemi itibariyle olayları farklı anlamlandırma ve aktarma ihtimalinin bulunduğu, aldırılan raporda da anüste özellik görülmediğinin saptandığı, mağdurenin beyanları dışında, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki inkara dayalı savunma ve beyanlarının aksine, mağdureye yönelik yüklenen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter, kuşku sınırlarını aşan, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, iddianın iddiayı doğrudan teyit eder mahiyetteki maddi bulgularla, bilimsel verilerle, bu mahiyetteki adli raporla, tarafsız tanık anlatımlarıyla veya doğrudan görgüye dayalı katılan beyanlarıyla desteklenmediği gibi dosya münderecatında bulunan ses kayıtlarının da iddiayı doğrudan teyit etmediği, 03.03.2020 tarihli mağdure beyanına göre, rızası ile kolluk personeline teslim edilen ve çözümü yapılan ses kayıtlarının 14.11.2018-18.12.2018 tarih aralığına ilişkin olduğunun anlaşıldığı, ses kayıtlarının içeriğinden iş bu dava dosyasına konu olay tarihinde gerçekleştiği iddia olunan cinsel eyleme ilişkin herhangi bir sonuca varılmasının mümkün olmadığı ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (…) bendi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden esastan reddedilmiştir.

IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, bu sebeple katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş olup kararda hukuka aykırılık görülmemiş ve onama gerekçesine göre Tebliğname’de bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.10.2021 tarihli, 2021/1142 Esas, 2021/1490 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.