Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/14106 E. 2023/891 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14106
KARAR NO : 2023/891
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2021/114 Esas, 2022/84 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

b. Suça sürüklenen çocuklar … ve… haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

c. Suça sürüklenen … … hakkında ikinci eylem yönünden çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/88 Esas, 2022/983 Karar sayılı kararı ile sanık ve suça sürüklenen çocuklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili, sanık müdafii, suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.10.2022 tarihli ve 9-2022/124280 sayılı iade ve onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık … ve suça sürüklenen çocuklar haklarında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanması gerektiğine, cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve takdiri indirim uygulanmamasına, suça sürüklenen … …’in ilk olaydan iki üç hafta sonrasında gerçekleşen eylem yönünden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık Müdafilerin Temyiz İstemleri
Mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, iftira atıldığına, suça sürüklenen … …’in sanık …’e iftira attığına, mahkeme beyanının esas alınması gerektiğine, mağdurenin soyut beyanı dışında delil olmadığına, sanığın mağdurenin yaşını bilmediğine, mağdurenin yaşından büyük gösterdiğine ve kendisini büyük olarak tanıttığına, hata hükümlerinin değerlendirilmediğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi durumda lehe hükümlerin uygulanmasına, alt sınırdan ceza tayinine, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin tatbik edilmesi gerektiğine ilişkindir.

3. Suça Sürüklenen … … Müdafiin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşı konusunda kaçınılmaz hataya düştüğüne, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; ”…’ler …, … ve sanık …’ın 2021 yılı Mart sonu Nisan başı gibi sanık …’in kullandığı … araçla sosyal medyadan irtibat kurmuş oldukları mağdur …’yi … Mahallesinde bulunan büyük parktan alarak Sindelhöyük mahallesinde bulunan … isimli şahısın bağ evine götürdükleri, burada bir müddet oturduktan sonra, … lerin evden dışarı çıkarak araç içerisinde beklemeye başladıkları, sanık … ve mağdurenin yalnız kaldıkları, ilk olarak sanık …’ın bu bağ evinde organ sokmak suretiyle mağdure …’ye cinsel istismarda bulunduğu, sanık …’ten sonra odaya giren … …’in odada mağdur ve sanık …’in çıplak vaziyette gördüğü, sonrasında sanık …’in evden çıkması üzerine … …’in organ sokmak suretiyle mağdure …’ye cinsel istismarda bulunduğu, son olarakta … dışarı çıktıktan sonra … …’in eve girerek mağdureye organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, sonrasında, mağdure, … ler ve sanığın birlikte geldikleri araca binerek bağ evinden ayrıldıkları ve mağdureyi bir parka bırakarak mağdureden ayrıldıkları anlaşılmış, ilk olayın bu şekilde gerçekleştiği yönünde mahkememizde vicdani kanı hasıl olmuştur.

Bu olay tarihinden yaklaşık 2-3 hafta kadar sonra … …’in mağdur … ile Develi ilçe merkezinde buluşup … dolmuşuna binerek …’de … mahallesi tarafına yakın olan bağlık alana gittikleri, …’nin uyuşturucu madde kullandığı, mağdure ile … nin parkta beraber oturdukları, mağdurenin aşamalarda gerek … ve gerekse … da ki beyanlarında bu bağlık alanda … ile arasındaki herhangi bir olaydan bahsetmediği görülsede, … …’in soruşturma aşamasında mağdure ile bu mevkiye gittiklerini, uyuşturucu kullandığı için kafasının iyi olduğunu, mağdure ile cinsel ilişkiye girdiğini ancak nasıl girdiğini net olarak hatırlamadığını beyan ettiği, …’nin kovuşturma aşamasında ise uyuşturucu kullandığı için mağdure ile ilişkiye girdiğini hatırlamadığını beyan ettiği, son duruşmada ise, her iki olaydada mağdureye yönelik cinsel bir eylemde bulunmadığı, sadece gezip dolaştıklarını, sohbet ettiklerini beyan ettiği, bu haliyle … nin ikinci olayda mağdure ile ilişkiye girdiğinin tespit edilmediği, mağdurenin de bu yönde bir iddiasının bulunmadığı, bu ikinci olayda … … ve mağdurenin bağlık alana birlikte gidip bir süre oturduktan sonra … …’in otostop çekerek buradan ayrıldığı, sonrasında ise mağdurenin evine nasıl gittiğinin tespit edilmediği anlaşılmış, ikinci olay yönünden mahkememizin kabulü bu yönde olmuştur.

… ler, sanık ve müdafiler olay tarihinde mağdurenin 17 yaşında olduğunu, mağdurenin 17 yaşında olarak kendisini tanıttığını, bu nedenle mağdurenin yaşı yönünden hataya düşüldüğünü, hata hükümlerinin uygulanmasını talep etmişlerse de, mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarında kendisini 17 yaşında tanıttığı yönünde bir beyanının olmadığı, soruşturma aşamasında … ve…’in tanıdığını, yakın arkadaşı olduklarını beyan ettiği, … …’in mağdure … ile 8. Sınıfta iken sevgili olduklarını beyan ettiği, mağdurenin … da alınan beyanlarında da sanık ve … lerin yakın arkadaşları olduğunu, 6-7. Sınıftan beri tanıştıklarını, gerçek yaşını bildiklerini beyan ettiği, bu şekilde … ler ve sanığın, mağdurenin 17 yaşında olduğu kendisini 17 yaşında olarak tanıttığı bu nedenle mağdurenin yaşı yönünden esaslı hataya düştükleri yönündeki savunmalarına itibar edilmemiştir.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle gerekçesi gösterilerek sanık ve suça sürüklenen çocuklar haklarında temel cezaların “16 yıl” hapis cezası olarak belirlenmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Dosya kapsamına uygun olarak suça sürüklenen çocuklar ile sanığın mağdureye karşı cebir veya tehdit kullanmaksızın eylemleri gerçekleştirdiklerinin kabul edildiği anlaşılmakla mevcut olayda mağdurenin direncinin kırılması suretiyle üzerinde müşterek hakimiyet kurulması söz konusu olmadığından haklarında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanma koşulları bulunmadığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanık ve suça sürüklenen çocuklar haklarında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve “Sanığın geçmişi, yargılama sürecindeki hal ve davranışları… Suça sürüklenen çocuklarınyargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri, yaşının küçüklüğü değerlendirilerek…” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık ve suça sürüklenen çocuklar haklarında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. İlk olaydan sonra gerçekleştiği iddia edilen eylem yönünden suça sürüklenen … …’in çelişkili beyanları dışında başka delil bulunmadığından atılı suçtan berratine dair hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık ve Suça Sürüklenen … … Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
1. Mağdurenin aşamalarda benzer nitelikteki anlatımları, suça sürüklenen … … ve…’in soruşturma evresindeki beyanları, savunma, dosyada yer alan mağdurenin ifade CD görüntüsünü doğrulayan fiziksel gelişiminin yaşına uygun olduğu yönündeki adli görüşmeci raporu, mağdurenin yaşı konusundaki ifadeleri ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında suçun sanık ve suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğinin saptandığı, hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık ve suça sürüklenen … … müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan

değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Suça sürüklenen çocukların on sekiz yaşından küçük olmaları nedeniyle temyiz istemlerinden vazgeçtiklerine dair dilekçeler müdafilerinin iradelerine üstünlük tanınarak nazara alınmamıştır.

4. Suça sürüklenen … … müdafiinin temyiz isteminin süresinde olmaması nedeniyle reddine dair verilen ek karar tebliğ edildiği halde müdafiinin temyiz talebinde bulunmadığı anlaşılmıştır.

5. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamdeki düşünceye kısmen iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/88 Esas, 2022/983 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ile sanık … ve suça sürüklenen … … müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.02.2023 tarihinde karar verildi.