YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14256
KARAR NO : 2023/3271
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1742 E., 2018/1967 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Katılan Bakanlık vekilinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2018 tarihli ve 2016/175 Esas, 2018/271 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2018/1742 Esas, 2018/1967 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ile katılan … vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin uğradığı cinsel istismar eylemi nedeniyle psikolojik destek aldığı doktor raporlarından anlaşılması ve ruh sağlığının bozulmasına rağmen sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının tatbik edilmediğine, yine sanığın olay anında mağdureyi zorla odada tutarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da işlediğine ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğine dair somut delillerin bulunmadığına, mağdure hakkında düzenlenen raporların katılan anne……’nın beyanları üzerine tanzim edilip gerçeği yansıtmadığına, tanık …..’nin odada bulunduğu esnada bir ses duymadığını belirttiğine, tanıklar …’ın yönlendirilme sonucu beyanlarda bulunduklarına, sanık hakkında yerinde olmayan yetersiz gerekçeyle takdiri indirim uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Yapılan yargılama, soruşturma ve kovuşturma aşamasında toplanan deliller, sanık savunması, mağdure beyanları, katılan beyanları, tanık beyanları, adli tıp raporları ve tüm dosya kapsamına göre; mağdure …’nın, sanık …’ın eski eşinin yeğeni olduğu, olay tarihinde dedesi tanık …’nin evinde bulunduğu sırada …’yi sorma bahanesi ile eve gelen sanığın, mağdurenin bulunduğu odaya girip mağdureyi alnından ve yanağından öptüğü, sıkı sıkı sarıldığı ve sarılırken de elini mağdurenin pijamasının içerisine sokarak poposunu ellediği, bu hareketi üç defa tekrarladığı, mağdurenin bırakmasını istediği ve daha sonra sanığın odadan çıktığı, mağdurenin ifade tutanaklarında annesine yapmış olduğu anlatımları, olay günü orada bulunan tanık …’nin mağdurenin odasından bağırma sesleri duyduğuna ilişkin ifadesi ve diğer tanık beyanları ile oluşun yukarıda anlatılan şekilde gerçekleştiği kabul edilerek sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş, çocuğun cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı ve dosya kapsamına göre, sanığın mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması karşısında, sanığın kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.
2. Dosya kapsamında bulunan deliller; 07.02.2017 tarihli Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen mağdurede posttravmatik stres bozukluğu ve majör depresif bozukluk bulunduğuna dair raporu, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 24.05.2017 tarihli mağdurenin maruz kaldığı iddia edilen cinsel istismar olayına bağlı olarak kronik travma sonrası stres bozukluğu ve majör depresif bozukluk tanısı ile ruh sağlığının bozulmuş olduğuna dair raporu, İstanbul Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 29.01.2018 tarihli mağdurede travma sonrası stres bozukluğu tespit edilerek bu bozukluğun ruh sağlığını etkilediği ancak ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olmadığına dair raporu, inkara yönelik sanık savunması, tanık beyanlarından ibarettir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Katılan Mağdure Vekilinin Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Mağdurenin eylem sonucunda ruh sağlığında bozulma olup olmadığının tespiti bakımından, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Yükseköğretim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden, bir çocuk psikiyatristinin zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulunun teşekkülüne göre oluşturulmuş en az beş kişilik bir heyetten rapor alınması gerektiği, dosya kapsamına göre de mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 24.05.2017 tarihli raporunun içerisinde çocuk psikiyatrisi bulunmayan dört kişilik heyet tarafından düzenlenmiş olması ve İstanbul Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 29.01.2018 tarihli usulüne uygun heyet raporunda ise mağdurede travma sonrası stres bozukluğu tespit edilerek bu bozukluğun ruh sağlığını etkilediği ancak ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olmadığının belirtilmiş olması karşısında, sanık hakkında belirlenen temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının tatbik edilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
D. Sanık Müdafiinin Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve ”Sanığın duruşmalarda izlenen tutum ve davranışları, olayın özelliği göz önüne alınarak takdiri indirim hükmünün uygulanması için yasal ve yeterli bir neden bulunmadığı” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi ile Katılan Mağdure Vekilinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2018/1742 Esas, 2018/1967 Karar sayılı kararı kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteklerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafii ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (C) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2018/1742 Esas, 2018/1967 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin
birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde karar verildi.