Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/14307 E. 2023/1358 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14307
KARAR NO : 2023/1358
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM / LER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında, Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2014 tarihli, 2014/1505 esas sayılı iddianamesiyle beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.

2.Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2015 tarihli, 2014/244 Esas, 2015/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3.Hükmün sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.11.2021 tarihli ve 2021/22147 Esas, 2021/9191 Karar sayılı kararı ile özetle ” Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmünün onanmasına ve Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Kastamonu Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/669 Esas, 2022/124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, karara sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine duruşma açılmıştır.

5.Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/169 Esas, 2022/449 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği;
Suçun vasfında hataya düşüldüğü, katılan ruh sağlığı hususunda rapor aldırılması gerektiği, tanık …’nin dinlenilmesi gerektiği, sanığa eksik ceza tayin edildiği ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

B.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği;
Suçun vasfında hataya düşüldüğü, katılan ruh sağlığı hususunda rapor aldırılması gerektiği, tanık …’nin dinlenilmesi gerektiği, sanığa eksik ceza tayin edildiği ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

C.Sanık Müdafiin Temyiz İsteği;
Sanığın üzerine atılı suçu işlemediği, mağdureyi tanımadığı, arkadaşının yardım istemesi üzerine evini mağdureye ve arkadaşına açtığı, cinsel içerikli eylemi olmadığı, suçun yasal unsurlarının oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılan mağdurenin kız yetiştirme yurdunda koruma ve bakım altında bulunduğu, olay günü akşam sıralarında yurttan arkadaşı olan … ile izinsiz olarak yurttan ayrıldıkları ve katılan mağdurenin daha önceden tanıdığı …’u arayarak onunla buluşmak istediğini söylediği, …’un sanıkla birlikte sanığın arabası ile geldiği, hep birlikte … ilçesine gittikleri, orada gezdikten sonra Kastamonu’ya dönerken yolda bira aldıkları ve içmeye başladıkları, Kastamonu’da sanığın evine gittikleri, burada sanık ile katılan mağdurenin aynı odada kaldıkları, katılan mağdurenin rızası doğrultusunda sanık ile katılan mağdurenin vücuda organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdikleri anlaşıldığı, olayın oluşumu ve gelişimi, katılan mağdurenin ele geçme şekli, katılan mağdurenin olayı yetkili makamlara bildirme imkanı varken bildirmemesi, kayıp ihbarı üzerine yakalandığında rıza dışı ilişkiye girdiklerine dair beyanlarının kendisini mazur gösterme niteliğinde olduğu değerlendirilerek eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/169 Esas, 2022/449 Karar sayılı kararı kararında katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ile sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.