YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14312
KARAR NO : 2023/284
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
İlk Derece Mahkemesince sanık …’nın mağdureye karşı … suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı ve … suçları ile sanık … hakkında mağdureye karşı … suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak
ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 05.07.2021 tarihli ve 2021/3500 Esas sayılı iddianame ile sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık … hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dava açılmıştır.
B. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2022 Tarihli ve 2021/566 Esas, 2022/54 Karar Sayılı Kararı ile;
1. Sanık … hakkında mağdureye yönelik … suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanıklar haklarında mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine, karar verilmiştir.
C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 14.09.2022 Tarihli ve 2022/834 Esas, 2022/1165 Karar Sayılı Kararı ile;
1. Sanık … hakkında mağdureye yönelik … suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Sanık … hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme
yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında atılı suçtan, 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında … suçlarından, 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
D. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.11.2022 tarihli ve 9-2022/135541 sayılı, temyiz ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme sonucunda karar verilmesi, mağdurenin başka delille desteklenmeyen çelişkili beyanlarının bulunması, mahkumiyetine yeterli delilin bulunmaması, cinsel eylemin rıza ile olup reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında kaldığına ilişkindir.
2. Sanık …’in temyiz istemi; cezalandırılmasına yönelik yeterli delil bulunmadığı, ilişkindir.
3. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; … suçunun yasal unsurları oluşmadığına ilişkindir.
4. Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi; dosya kapsamına göre sanıklar haklarında takdiri indirim uygulanması konusunda yeterli gerekçe bulunmadığına ilişkindir.
5. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; sanık … üst hadden cezalandırılıp takdiri indirim uygulanmaması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece mahkemesince; “Katılan …’nın 18.07.2020 tarihinde ailesiyle tartışması sonrası evden kaçtığı, ardından minibüse bindiği, … … arkadaşı olan … …’e yanlarında kalmak istediğine ve evden kaçtığına dair konuşmalar yaptığı esnada minibüs içerisinde minibüs şoförü olan sanık … ile arkadaşı olan diğer sanık …’nın konuşmaları duyduktan sonra kendisine yardımcı olabileceklerine dair beyanlarda bulunmaları ve daha sonra saat 11:30 civarında birlikte … … çarşısı karşısında bulunan … aralığındaki Yavaşoğlu pansiyona gittikleri, sanıklar ve katılanın bir süre alkol aldıkları, ardından sanık …’nın katılanın rızası olmaksızın katılanı cinsel amaçla öptüğü ve kollarından sarıldığı, katılanın buna karşı koyduğu, ardından sanık …’in duştan yarı çıplak vaziyette çıkması üzerine katılanın bağırdığı, sanık …’in katılan …’nın kıyafetlerini çıkarmaya çalışması üzerine … etkisindeki katılanın bağırarak karşı koyduğu, sanık …’in katılanı duşa sokmaya çalışması üzerine katılanın yine bağırdığı, katılanın bağırmaları üzerine sanık
…’nın olay yerinden ayrıldığı, sanık … ile katılanın baş başa kalmasından sonra sanık …’in katılanın rızası hilafına cinsel organını katılanın ağzına sokmak suretiyle katılan ile … yoldan cinsel ilişki yaşadığı, ardından yine katılanın rızası hilafına cinsel organını katılanın makatına sokmak suretiyle anal yoldan ilişki yaşadığı, nihayetinde katılan ile sanık …’in gece saat 03:00 civarında aparttan ayrılarak beraber otogara gittikleri, ardından katılanın tek başına otobüse bindiği” şeklinde kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna ilişkin olarak; olayın oluş ve gelişim süreci, mağdure ve sanık anlatımları ve dosya kapsamına göre, sanığın suçunun sabit olduğu kabul edilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin suçu vasıflandırması ve ispat bakımından değerlendirmesi yerindedir. Ancak mağdurenin kabul gören anlatımına göre, sanık öncelikle mağdurenin … organını sokarak … sex yaptırmış, sonrasında da arkasına geçerek anal yoldan cinsel ilişkiye girmiştir.Eylemlerini aynı olay örgüsü içerisinde ve peşi sıra gerçekleştirdiğinden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulama koşulları oluşmamıştır.
2. Ancak; temel ceza berilenirken 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde tanımlanan orantılılık prensibinin göz ardı edilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı sonuçlara sebebiyet verecektir. Bu bağlamda İlk Derece Mahkemesince temel cezanın suçun işleniş şekli, sanığın kastının yoğunluğu ve meydana gelen zarar ve neticeye göre asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin karar verilmesi kanuna aykırıdır.
3. Sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına ilişkin olarak; olayın oluş ve gelişim sürecine, mağdur anlatımı, sanık savunmaları, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde değerlendirilen delillere göre mağdurun pansiyon odasına kendi rızası ile gittiği kabul edilmiştir. 15 yaşını ikmal ettiğinden rızası eylemi hukuka uygun hale getirmektedir. Sonraki sürece ilişkin olarak suç öncesi ve sonrası davranış biçimlerine göre sanıkların mağduru alıkoymaları cinsel eylem süreci ile sınırlıdır. Suçun konusu mağdurenin vücudu olduğundan, eylemi başka türlü gerçekleştirmek mümkün değildir.Bu bağlamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu unsur itibariyle oluşmamıştır.
4. Ancak; suç tarihinde mağdurenin on beş yaşını ikmal edip on sekiz yaşından küçük olması nedeniyle eylem, velayet hakkına yönelik işlenen ve 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesini üçüncü fıkrasında tanımlanan evi terk eden çocuğu ailesini ve yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak suçunu oluşturmaktadır. Bu haliyle suçun takibi şikayete bağlıdır. 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında uzlaşmaya tabi suçlardandır. Ancak uzlaşmaya tabi olmayan başka bir suç ile birlikte işlendiğinden, 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca uzlaşma prosedürünün uygulanması mümkün değildir.
5. Kanuni temsilci …., sanıklar hakkında şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. Bu bağlamda sanıkların evi terk eden çocuğu ailesini ve yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekir. Buna karşın İlk Drece Mahkemesince suçun vasıflandırmasında ve ispat bakımından değerlendirmesinde hataya düşülerek, kişiyi hürriyetinden
yoksun kılma suçları unsur itibariyle oluşmadığından, ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi kanuna aykırıdır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında … Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık … ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B.Sanıklar Hakkında … Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir
C. Sanık … … İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mağdurenin olay tarihinde evden kaçarak sanıklarla birlikte pansiyona gittikleri, birlikte alkol aldıktan sonra sanık …’in mağdureye istismarda bulunduğu olayda, 5271 sayılı Kanun’un 210 uncu maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 217 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince olayın tek tanığı olan mağdurenin, Bölge Adliye Mahkemesince maddi hakikatin ortaya çıkarılması için duruşmaya getirilip, eylemin ne şekilde olduğu, mağdurenin rızası dışında nasıl gerçekleştiği hususunda ayrıntılı beyanının alınıp ve mağdurenin 27.07.2020 tarihli … … Merkezinde alınan beyanının çözümünün de yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında … Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ve sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Hakkında Mağdureye Karşı … Suçları ile Sanık … Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/834 Esas, 2022/1165 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık … ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Sanık … Hakkında Mağdureye Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekili vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık … ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/834 Esas, 2022/1165 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.