Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/14324 E. 2023/377 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14324
KARAR NO : 2023/377
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2022 tarih ve 2022/66 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve dördüncü fıkrası uyarınca çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/61 Esas, 2022/172 Karar sayılı oy çokluğuyla verilen kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 30.09.2022 tarihli ve 2022/1161 Esas, 2022/1214 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, mağdur vekilinin istinaf başvurusunun aynı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, esastan reddine karar verilmiştir.

4. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.11.2022 tarihli ve 9-2022/136602 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, mağdurun beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğu, sanığın bilgisayarında yapılan incelemede iddia edilen tarihte bir erişimin olmadığı, somut olayla alakası olmayan görüntü içeriklerinin sanık aleyhine delil niteliğinde olamayacağı, sanığın mağduru yanağından öpüp omuzuna dokunma eylemini cinsel amaçla gerçekleştirmediği, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın suç tarihinde iş yerine harçlığını çıkarmak için gelen mağdura bilgisayarında yer alan müstehcen görüntüleri izlettiği, akabinde mağduru fotoğraf çekim odasına götürerek mağdurun pantolonunu indirdiği, kendi cinsel organını da çıkararak mağdurun elini kendi cinsel organına dokundurttuğu, mağdurun elini çektiği, sanığın mağduru kucağına oturttuğu, istismar eyleminin gerçekleştirilme şekli ve süreci nazara alındığında da eylemin ani, kısa süreli, kesintili olmadığı anlaşıldığından sanığın eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığı, sanık hakkında her ne kadar hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak ve … sokmak suretiyle nitelik cinsel saldırı suçundan kamu davası açılmış ise de; sanıkla mağdur arasında hizmet ilişkisinin bulunmadığı, mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanlarında sanığın parmağını makatına soktuğu şeklinde beyanlarda bulunmuş ise de mahkemede alınan beyanlarında bu yönde bir beyanının olmadığı, söz konusu iddiayı destekleyecek olan fiili livata bulgusuna dair dosya içerisinde herhangi bir raporun da yer almadığı, nitelikli cinsel istismar suçuna ilişkin sanığın mahkumiyetine yeterli delilin bulunmadığı, sanık savunmalarında suçlamayı kabul etmemiş ise de mağdurun sanığa iftira atmasını gerektirecek bir sebebin bulunmaması, dosya arasında bulunan sanığa ait bilgisayar diskinde yapılan incelemelerde mağdurun beyanını destekler bir biçimde pornografik görüntülerin yer alması, her ne kadar suç tarihi ve saatinde sanığın müstehcen görüntü veya videoların yer aldığı internet sitelerine erişim sağladığına ilişkin dijital bir veriye rastlanılamamış ise de; mağdurun istikrarlı bir biçimde beyan ettiği sanığın kendisine müstehcen görüntüleri izlettiği hususunun internet ortamı olmadan da izlenebileceği ve sanığa ait bilgisayarda sanık adına kayıtlı klasör içerisinde birden fazla pornografik görüntünün yer aldığının tespit edilmesi, yine bilgisayar içerisinde elde edilen verilerden sanığın akli dengesi yerinde olmadığı düşünülen bir kadınla cinsel içerikli görüntülerinin yer alması, sanığın savunmalarında mağdurun yanağından öptüğünü ve omzuna dokunduğunu içeren tevil yollu ikrarı birlikte ele alındığında savunmalarına itibar edilmeyerek çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesince suç tarihinde on iki yaşını ikmal etmemiş bulunan mağdura yönelik eylem nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkra üçüncü cümlesinin de sanık hakkında tatbik olunarak cezalandırılması yerine yazılı şekilde uygulama yapılması ve mağdurun annesi tarafından sanığa teslim olunduğu cihetle mağdur üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan sanık hakkında ek savunma verilerek aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkra (d) bendi maddesinin uygulanmayarak eksik ceza tayini, aleyhe istinaf bulunmadığından hükmün bozulması veya davanın yeniden görülmesi nedeni olarak kabul edilmediği belirtilerek sanık hakkında kurulan hüküm bakımından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
1. Suç tarihi itibariyle on bir yaşı içerisinde bulunan mağdurun aşamalarda değişen çelişkili anlatımları ile soruşturma evresinde alınan ifadesinde hazır bulunan psikologun yapılan ön görüşme ile çelişkili anlatımlarının bulunduğuna dair mütalaası, eylem sırasında kesici bir aletle sanığın elini kestiğini belirtmesine rağmen 05.02.2022 tarihli doktor raporunda sanıkta bu yönde bir bulguya rastlanmadığının belirtilmesi, sanığın bilgisayarında yapılan inceleme sonucunda düzenlenen uzman bilirkişi raporunda suç tarihinde mağdurun iddia ettiği pornografik içerikli video ve görüntülere erişim sağlanmadığının belirlenmesi, aynı raporda sanığın akli dengesi yerinde olmadığı düşünülen bir kadınla cinsel içerikli görüntülerinin yer aldığı yönündeki tespitin temyize konu dosya kapsamında sanık aleyhine delil niteliğinin bulunmaması, sanığın kabul ettiği üzere mağdurun omuzuna dokunup yanağından öpmesi şeklindeki eyleminde cinsel amaçla hareket ettiğine dair somut delil bulunmaması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine istinaden Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 30.09.2022 tarihli ve 2022/1161 Esas, 2022/1214 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.