YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14325
KARAR NO : 2023/2363
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi 304 Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 21. Sulh Ceza Mahkemesinin, 21.02.2014 tarihli ve 2013/1253 Esas, 2014/206 Karar sayılı kararı ile sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun), 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara 21. Sulh Ceza Mahkemesinin, 21.02.2014 tarihli ve 2013/1253 Esas, 2014/206 Karar sayılı kararının sanık ile katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 03.11.2020 tarihli ve 2016/9000 Esas, 2020/4644 Karar sayılı kararı ile “Sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla lehe sayılıp 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı TCK’nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara 70. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/978 Esas, 2022/209 Karar sayılı kararı ile sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251, 252 ve 253 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.11.2022 tarihli ve 9-2022/121485 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan mağdure … ile sanığın arkadaşlık yaptıkları, bu arkadaşlıkları sırasında da 2012 yılı Aralık ayından başlayarak sanığın mağdure ile kendi rızası dahilinde değişik zamanlarda ilişkiye girdiği şeklinde olay kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.,
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin bozma öncesi mahkumiyet tarihi olan 21.02.2014 tarihinden ikinci mahkumiyet tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 70. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/978 Esas, 2022/209 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.