Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/14349 E. 2023/107 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14349
KARAR NO : 2023/107
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2021 tarihli ve 2021/96 Esas, 2021/437 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 Sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 02.02.2022 tarihli ve 2022/205 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.11.2022 tarih ve 9-2022/129260 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi,
1. Mahkeme gerekçesinde belirtilenin aksine kamera görüntülerine ve mağdurenin mahkemedeki beyanına göre mağdurenin arabaya kendi rızasıyla bindiği, sanığın markete gittiği sırada mağdurenin araçtan inmediği ve yaşananların mağdurenin rızasıyla gerçekleştiğine,
2. Mağdure hakkında alınan Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda mağdurun kişisel ve ruhsal değerlendirmelerin yapıldığı 5.bendi ile sonuç kısmı arasında çelişki olduğuna ve bu çelişki giderilmeden hüküm kurulduğuna, mağdurdaki akıl hastalığının hekim olmayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, mağdurun beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, suça konu olayın niteliğini anlayıp anlayamayacağı ve olayda rıza açıklamasının anlamını bilip bilmediği konularında rapor alınmadan hüküm kurulmasına,
3. Sanığın Türkçeyi çok iyi anlayıp konuşamadığı için soruşturma aşamasında mağdurenin akıl sağlığını bilmediği yönünde beyanda bulunduğuna, sanığın eğitim seviyesinin düşük olması nedeniyle karşısındaki insanın akıl sağlığını anlayabilecek durumda olmadığına, görünüş itibariyle de anlaşılmadığı ve ayrıca olayın meydana geldiği saatin gece vakti olması nedeniyle anlaşılmasının mümkün olmadığına,
4. Sanığın eyleminin cinsel saldırı kapsamında kaldığına, mağdure hakkında alınan raporlarında bu hususu doğruladığına ve sanığın yaşı ve hastalıkları nedeniyle nitelikli cinsel saldırı suçunu işleyemeyeceğine,
5. Sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; ” sanık hakkında; psikolojik rahatsızlığı bulunan mağdurenin gece vakti annesiyle parka gittiği, annesinin yanından ayrılan mağdurenin sanığın çağırması üzerine arabasına bindiği, mobese kamerasının da bu hususu doğruladığı, aracın … istikametine doğru gittiği ve burada bir market önünde durduğu sanığın marketten bir şeyler aldığının görüldüğü, mağdurenin Çerkezköy Devlet Hastanesinde düzenlenen raporda “sağ yüzde ve boyun sağ tarafında 1×1 cm’lik iki adet morluk, sol dizinde sıyrık olduğunu belirtildiği, yapılan jinekolojik muayenesinde herhangi bir darp izine rastlanılmadığı, sanıktan alınan kan örneği ile mağdurun iç çamaşırında bulunan biyolojik örneklerin yapılan moleküler genetik incelemesi neticesinde mağdura ait olduğu bildirilen külot üzerinde meni lekelerine ait genotip özelliklerin sanığın genotip özellikleri ile uyumlu olduğu, aynı külot üzerinde incelenen kan ile karışık meni lekesi üzerinde ise mağdur ve sanığın genotip özelliklerini karışık olarak bulunduğunun tespit edildiği, sanığın kollukta ve sorguda alınan savunmalarında mağdurenin akli dengesinin yerinde olmadığını anladığı ve bu nedenle mağdurenin evini bulmaya çalıştığını ileri sürerek cinsel saldırı eylemini inkar ettiği, mahkememizce alınan savunmasında ise mağdurenin iki eliyle boynuna sarılıp öptüğünü, devamında öpüştüklerini, mağdurun elleriyle kendisine mastürbasyon yaptığını, ancak kendi cinsel organında sertleşme olmadığını, kendisinden idrar yada meni şeklinde çok az miktarda bir akıntı geldiğini, mağdurun çıkarmış olduğu iç çamaşırı ile kendisini temizlediğini, kendisinde sertleşme olmadığı için cinsel birleşmeye yönelik hiç bir eylemi olmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, sanık ile hiçbir tanışıklığı bulunmayan, bu nedenle kendisine iftira atması için makul bir nedeni de bulunmayan mağdurenin ısrarlı beyanlarında sanığın kendisine organ sokmak suretiyle cinsel saldırıda bulunduğuna dair beyanı, mağdurun bu beyanı ile örtüşecek şekilde yapılan … incelemesindeki tespitler dikkate alındığında sanığın savunmasına itibar edilmemiş. Sanığın soruşturmadaki mağdurenin akli durumunun olmadığını anladığına yönelik beyanları, mağdurenin İstanbul Bakırköy Prof. Dr. … Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesini tarafından düzenlenen raporda akıl hastalığı nedeniyle işlenen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamayacağı, akıl hastalığının hekim olmayanlarca anlaşılabileceğinin bildirilmesi, yine Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda mağdurda … tespit edildiği, tespit edilen bu psikiyatrik bozukluğun mağduru bulunduğu fiile ruhsal yönden mukavemet etmesine engel olacak mahiyet ve derecede olduğu, mağdurun, mağduru bulunduğu olayda fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağının tespit edilmesi karşısında, sanığın mağdurun akıl hastası olduğunu bildiği hususunda kuşku bulunmaması ve mevcut Adli Tıp Kurumu raporu karşısında mağdurun rızasından da bahsedilemeyeceği anlaşılmakla sanığın ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan mağdureye karşı vücuda organ sokmak suretiyle cinsel saldırıda bulunmak suçunu işlediği kanaatine varılmıştır. Sanığın eylemini ruh bakımından kendisini savunmayacak durumda bulunan kişiye karşı işlediği anlaşıldığından sanığa verilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince 1/2 oranında arttırılmış; sanığın sabıkalı geçmişi, suç işleme konusundaki eğilimleri, suçun niteliği, pişman olduğuna dair yargılama sürecindeki eylem ve söylemleri itibariyle Mahkememizde olumlu kanaat oluşmaması hususları dikkate alınarak sanık hakkında takdiren 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uygulanmamıştır.” gerekçeleriyle karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafiin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesindeki ceza miktarları dikkate alınarak hak ve nesafet kuralı gereği 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması gerekirken uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 02.02.2022 tarihli ve 2022/205 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.