YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14361
KARAR NO : 2023/118
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Dairemizin 2021/22810 Esasında kayıtlı dosyayla iş bu dosya arasında bağlantılı olduğu ve birlikte inceleme yapılması gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2020 tarihli ve 2019/440 Esas, 2020/83 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun’un) 103 üncü maddesinin birinci fıkra ve üçüncü cümlesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53. üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2020/1298 Esas, 2020/1376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.03.2022 tarihli ve 2021/16304 Esas, 2022/2670 Karar sayılı kararı ile özetle ilk derece hükmünün gerekçe içermemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4.Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.08.2022 tarihli ve 2022/358 Esas, 2022/395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkra ve üçüncü cümlesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminde, cezanın alt sınırdan tayin edilmesi ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kararın bu yönlerden bozulmasını talep etmiştir.
2.Sanık müdafiinin temyiz isteminde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik somut delil bulunmadığı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığı, tanık …’nın sanığın mağdureye yönelik eylemini görmediğini beyan etmesi hususları gözetilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince, iddia, sanık savunması, mağdur anlatımları, adli görüşme değerlendirme raporu, görüntü araştırma ve inceleme tutanağı ile dosyada mevcut tüm delillerin objektif ve kül halinde değerlendirilmesinden; olay tarihinde on yaşındaki mağdure …ile bağlantılı dosya mağduru kardeşi … ve arkadaşları tanık …’nın terk edilmiş vaziyette bulunan minibüs içerisinde oyun oynadıkları esnada yanlarına gelen sanığın arabayı tamir edeceğini söyleyerek araca bindiği, mağdureyi arka koltuğa çağırıp kucağına aldığı, elini mağdurenin kıyafetinin içine sokarak ön ve arka cinsel bölgelerine ellediği, mağdurenin pantolonunu biraz indirdiği, bu elleme süresinin 1-2 dakika kadar sürdüğü, sanığın kendi kıyafetlerini tam olarak çıkarmadığı, sadece bel kısmını mağdureye gösterdiği, daha sonra mağdureyi bıraktığı ve araçtan indikten sonra bağlantılı dosya mağduru … yi marketten kola alma gerekçesiyle bulundukları yerden uzaklaştırdığı, mağdure ve tanık …’nın sanık ile … yi bir süre takip ettikten sonra gözden kaçırdıkları akabinde durumu çevrede bulunan iş yeri çalışanlarına bildirmeleri ile polisin arandığı, sanığın yaklaşık üç saat sonra kullanımında olan su tankeri ile … yi ikametlerinin yanına bıraktığı, mağdur anlatımları ve kamera görüntülerinden sanığın aynı gün yakalandığı, her ne kadar sanık savunmalarında suçlamaları kabul etmemiş ise hakkında beyanlarına itibar edilebileceği kanaatine varıldığı belirtilen mağdurenin çocuk izlem merkezi ve duruşmada verdiği istikrarlı ve detaylı beyanlarının, olayın sıcaklığı ile düzenlenen 25.07.2019 tarihli tutanaktaki verilerle örtüşmesi, sanığın kendisini mağdur çocuklara ‘… …’ olarak tanıtmış olması, mağdurenin tanımadığı sanığa iftira atmasını gerektirecek herhangi bir husumetin bulunmayışı, dosyadaki mevcut delillerle uyuşmayan, kendisini suçtan kurtarmaya yönelik sanık savunması hep birlikte göz önüne alındığında, sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İncelemesi Kapsamına Göre;
1.5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi kapsamında ” işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde, suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, oluşan zarar, kasta dayalı kusurunun ağırlığı, amaç ve saiki dikkate alınarak takdiren” şeklinde belirlenen hüküm karşısında temel cezanın “10 yıl ” hapis cezası olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları” başlıklı 41 inci maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Aile ve çocukların korunması hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır. 6284 sayılı … Dair Kanun’un amaç ve temel ilkelerinin belirlenmesine ilişkin birinci maddesinden anlaşılacağı üzere bu kanun Anayasa ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak çıkarılmış bir kanundur. Kanun’un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince … Bakanlığı’nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Tüm bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İncelemesi Kapsamına Göre;
1.Sanık hakkında kurulan hükümde, mağdurenin aşamalardaki detaylı ve tutarlı anlatımları, 26.07.2019 tarihli adli görüşme değerlendirme raporunda fiziksel ve zihinsel gelişiminin yaşıtlarıyla aynı seyirde olduğu, herhangi bir ruhsal bozukluk gözlenmediği ve beyanlarına itibar edilebileceğinin belirtilmesi, sanığın aracın arka kısmında mağdureyi kucağına oturttuğunu gördüğüne dair tanık …’nın duruşma beyanı ile tanığın aracın ön kısmında bağlantılı dosya mağduru … ile oynamaları nedeniyle sanığın eylemlerinin tümünü görmesinin beklenemeyeceği, mağdurenin kardeşinin arkasından … ile takip etmesi gibi detaylar hakkında verdiği bilgilerin, 26.07.2019 tarihli görüntü araştırma ve inceleme tutanağındaki verilerle uyuşması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın mağdureyi kucağına oturtup kıyafetlerinin içerisinden 1-2 dakika boyunca cinsel bölgelerine dokunma şeklinde belirli yoğunluğa ulaşan eylemlerinin ani, kısa süreli ve kesik hareketlerle gerçekleşmediği, bu nedenlerle fiilin sarkıntılık düzeyini aşarak cinsel istismarın temel şeklini oluşturduğu anlaşıldığından kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.08.2022 tarihli ve 2022/358 Esas, 2022/395 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.