Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/14442 E. 2023/3090 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14442
KARAR NO : 2023/3090
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/391 Esas, 2022/239 Karar
SUÇLAR : Beden veya Ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî onama

Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2014 tarihli ve 2013/397 Esas, 2014/91 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları ve 62 nci maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/1387 Esas, 2021/8487 Karar sayılı kararı ile “yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suçun sonucu olarak mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığına dair raporun Adli Tıp Kurumunun bilinen uygulamalarına göre yetişkinlerde suç tarihinden itibaren en az bir yıl geçtikten sonra Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan yada Adli Tıp Kurumu Kanunu ölçütlerine göre Yükseköğretim kurumlarına bağlı hastanelerde usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş bir heyetten alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken olaydan üç ay sonra hazırlanan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinin 07.06.2013 tarihli raporuna dayanılarak cezanın 5237 sayılı TCK’nın 102/5. maddesi ile arttırılması” kanuna aykırı bulunarak kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2021/391 Esas, 2022/239 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları ve 62 nci maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis ile, mevcut dosya ile birleştirilmesine karar verilen İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin iki ile beşinci fıkraları ve 62 nci maddesi ile 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan ile sanık arasındaki mesaj içerikleri karşısında şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ve masumiyet karinesinin gözetilmediğine ve ayrıca sanığın atılı suçu işlediği konusunda yeterli delil bulunmadığının, suçun maddi unsurlarının gerçekleşmediğinin gözetilmemesi sebebiyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında atılı suçtan üst hadden ceza tayin edilmemesi, şartları oluşmadığı halde iyi hal indirimi yapılması ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi sebebiyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince, “Katılan … ***, soruşturma aşamasından itibaren tutarlı ve samimi anlatımlarda bulunmuştur. Duruşmada verdiği beyanında da, bu tutarlı ve samimi anlatımlarına benzer açıklamalarda bulunmuştur. Katılanın anlatımlarına göre, sanıkla aralarında başlangıçta duygusal bir ilişki söz konusudur. Taraflar, flört etmektedirler. Sanık … evli olduğunu, katılandan gizlemiştir. Hatta sanık …, katılana, evlenmek istediğini de söylemiştir. Sanığın bu beyanlarına, katılanın inandığı anlaşılmaktadır. Olayların akışından ve gelişiminden, sanık …’nın, katılan …’la cinsel ilişkiye girmek istediği görülmektedir. Sanık …’nın, bu hususu gerçekleştirebilmek amacıyla, katılana, kendisinin (sanığın) ablasının evine götüreceğini beyan etmiştir. Sanık …, katılanla birlikte bir eve gitmişlerdir. Gittikleri bu ev, sanık …’nın arkadaşı …’in evidir. Gittikleri evin sanığın ablasının evi olmadığını, katılan hemen fark etmiştir. Katılan, bu durumu ısrarlı bir şekilde sanığa söylemiştir. Sanık da, yine ısrarlı bir şekilde, evin, kendisinin ablasına ait olduğunu iddia etmiştir. Sanığın kötü niyetini fark eden katılan, evden çıkmak istemiştir. Bunun üzerine sanık, evin giriş kapısını kilitlemiştir. Katılanın dışarıya çıkabilme imkanının kalmadığı anlaşılmaktadır. Tarafların gittikleri ev ve civarının ıssız bir yer olduğu, dolayısıyla katılanın yapabileceği bir şeyin olmadığı anlaşılmaktadır. Sanık …, katılan … ile cinsel ilişkiye girmek istediğini söylemiştir. Katılan … ise, buna karşı çıkmıştır. Bunun üzerine sanık, katılana saldırıda bulunmuştur. Kollarına ve göğüs kısımlarına vurmaya başlamıştır. Katılanın üzerinde pantolon ve tişört vardır. Sanık, katılanın üzerindeki bu elbiseleri zorla çıkartmaya çalışmıştır. Katılan ise, direnmeye çalışmıştır. Ancak direnmeleri sonuç vermemiştir. Sanığın, katılanın kollarına ve göğüs kısımlarına, çok sayıda vurduğu anlaşılmaktadır. Bu durum İzmir Adli Tıp Kurumunun 29/03/2013 tarihli raporundan çok açık bir şekilde anlaşılarak tespit olunmuştur. Bu nedenle katılan, halsiz düşmüştür. Katılanı bu hale getiren sanık, zorla cinsel saldırıda bulunmuştur. Katılana cinsel saldırıda bulunarak, katılan istemediği halde katılanla zorla cinsel ilişkiye girmiştir. Cinsel ilişkinin tamamen katılanın rızası dışında meydana geldiği anlaşılmıştır. Olayın bu şekilde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Katılanın bu anlatımları samimi ve inandırıcı olarak görülmüştür. Katılanın anlatımlarına itibar edilmemesini gerektiren bir durum söz konusu değildir. Nüfus kayıtlarından, sanık …’nın evli olduğu anlaşılmaktadır. Katılan anlatımlarında da belirttiği üzere, sanık …’nın, evli olduğunu gizlediği anlaşılmıştır. Ayrıca, sanığın cinsel saldırı eylemi sonucunda, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Erişken Adli Kurulunun 07/06/2013 tarih ve 85122790-1178 sayılı raporu ve Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu’nun 23 Mart 2022 tarih ve 29368403-101.01.02-2022/41180/1144 nolu raporuna göre, katılanın ruh sağlığının bozulduğu da tespit edilmiştir. Bu husus da, katılanın anlatımlarını destekleyen ve tamamlayan bir delil olarak değerlendirilmiştir. Katılanın yaşadığı olaydan olumsuz bir şekilde etkilendiği, olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu anlaşılmıştır. Yine nitelikli cinsel saldırı eylemi sonucunda, katılanın, kızlığının bozulduğu anlaşılmıştır. Bir başka deyişle sanık, katılanla, zorla vajinal yoldan cinsel ilişkiye girmiştir. Katılanın vücuduna zorla organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı eyleminde bulunmuştur. Bu nedenlerle, sanık …’in, suç tarihinde kayden 18 yaşından büyük olan katılan … ***’a karşı, vücuduna organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı ve evin giriş kapısını kilitlemek ve katılanın dışarıya çıkabilme imkanını ortadan kaldırıp katılanı darp etmek suretiyle nitelikli cinsel saldırı eyleminin süresinden bağımsız olacak şekilde cebir,tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği anlaşıldığından, eylemlerine uyan TCK’nun 102/2,102/5, 109/2, 109/5 maddeleri uyarınca cezalandırılması yoluna gitmek gerekmiştir.
Tarafların olay öncesinde arkadaşlık yapmaları, nitelikli cinsel saldırı ve cebir,tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinin gerçekleşmediğini gösteren bir husus olarak kabul edilemez. Sanık … savunmalarında, ısrarla bu hususu vurgulamıştır. Tanık …’in de anlatımları bu yöndedir.

Tanık … de beyanında, tarafların arkadaşlık yaptıklarını ve flört ettiklerini belirtmiştir. Mahkememizce de bu hususun varlığı kabul edilmiştir. Hatta denilebilir ki, bu flört ve arkadaşlık ortamından ve ilişkisinden yararlanmak suretiyle, sanık …, zorla nitelikli cinsel saldırı eylemini daha rahat ve kolay bir şekilde gerçekleştirmiştir. Bir başka deyişle arkadaşlık ilişkisini kötüye kullanmıştır. Evli olduğunu gizleyerek ve katılanla evleneceğini de söyleyerek, katılan üzerinde belli bir … oluşturmuştur. Tüm bunları, üzerine atılı suçları kolay bir şekilde icra edebilmek amacıyla yapmıştır. Sonunda da amacına ulaşarak, katılanın istememesine rağmen, katılanın vücuduna organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı ve cebir,tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlemiştir” şeklinde karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemece sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan gerçekleştirilen yargılama sonucunda kurulan 17.04.2014 tarihli ve 2013/397 Esas, 2014/91 Karar sayılı hüküm ile sanık hakkında yapılan suç duyurusuna istinaden İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2015 tarih ve 2014/67212 soruşturma ve 2015/18131 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davası ile iş bu temyize konu dosyanın bozma sonrasında birleştirilmesine karar verilmesinden sonra bu suçlardan kurulan 09.06.2022 tarihli ve 2021/391 Esas, 2022/239 Karar sayılı hükümler temyiz edilmiş ise de, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararın Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden sonra verilmesi nedeniyle istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan 20.07.2016 tarihinden önce ilk derece mahkemelerince verilen hükümlerin temyiz incelemesinde bozulması üzerine mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda kurulacak ikinci hükümlerin de temyiz incelemesine tabi olacağı yönündeki düzenleme gözetildiğinde, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle ilgili daha önceden Dairemizce bozma kararı verilmediği anlaşıldığından, dosyanın bu suçtan verilen kararla sınırlı şekilde istinaf incelemesi gerçekleştirildikten sonra Dairemize gönderilmesi için mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

B. Sanık Hakkında Beden Veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda bozma ilamına uygun olarak kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Suç tarihinin 15.03.2013 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun’un 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca inceleme yapılmak üzere dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık Hakkında Beden Veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2021/391 Esas, 2022/239 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesince yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2023 tarihinde karar verildi.