Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/14570 E. 2023/4494 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14570
KARAR NO : 2023/4494
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/319, 2022/249 K.
SUÇLAR : Fuhuş, çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Batı 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2009/125 Esas, 2013/336 Karar sayılı kararı ile sanığın fuhuş ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

2. Ankara Batı 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2009/125 Esas, 2013/336 Karar sayılı kararının mağdureler vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 12.10.2020 tarihli ve 2016/8990 Esas, 2020/3950 Karar sayılı kararı ile sanığın öz kızları olan yaşları küçük mağdureler…ile …’ye fuhuş yaptırdığına yönelik tanık anlatımları, 19.11.2008 tarihli kolluk tutanağında sanık …’nın evine günün her saatinde değişik kişilerin gelip gittiği bilgisinin çevreden edinildiğinin belirtilmesi, genital muayene raporlarından bakire olmadıklarının anlaşılması, mağdure…’dan alınan sürüntü örneğinde sperm hücresi saptanması, sosyal inceleme raporlarında mağdurelerin çelişkili anlatımlarının bulunduğunun belirtilmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın suç tarihinde on beş yaşından küçük…’nin değişik tarihlerde erkeklerle cinsel ilişkiye girmesi fiillerine müşterek fail olarak katılması halinin hem 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası hem de 227 nci maddesinin birinci ve beşinci fıkralarındaki suçları oluşturacağı fikri içtima kuralı gereğince zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve on beş-on sekiz yaş grubunda bulunan mağdure …’ye karşı da fuhuş suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi yerine yazılı şekilde beraat kararları verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 Tarihli ve 2020/319 Esas, 2022/249 Karar sayılı kararı ile sanığın;
a) Fuhuş suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin birinci, beşinci fıkraları 43 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 120 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü maddesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın mağdur olduğuna, mağdurelerin ısrarla fuhuş yapmadıklarını söylediklerine, mağdurelerin evine değişik kişilerin gelip gitmesinin fuhuş suçunun delili olamayacağına, genital muayene raporlarında bulunan yırtıkların daha önceden mağdurelerin girdiği ilişkilere bağlı olduğuna, mağdurelerin ifadelerindeki çelişkilerin de suçun işlendiğini göstermeyeceğine, hükme esas alınan tanıkların sanığın kendisine karşı yağma fiillerini işlediği iddiasında bulunduğu kişiler olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme, “…Sanık …’nın, öz kızları olan yaşları küçük mağdureler…ile…’ye fuhuş yaptırdığına yönelik tanık anlatımları, 19.11.2008 tarihli kolluk tutanağında sanık …’nın evine günün her saatinde değişik kişilerin gelip gittiği bilgisinin çevreden edinildiğinin belirtilmesi, genital muayene raporlarından bakire olmadıklarının anlaşılması, mağdure…’dan alınan sürüntü örneğinde sperm hücresi saptanması, sosyal inceleme raporlarında mağdurelerin çelişkili anlatımlarının bulunduğunun belirtilmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’nın, suç tarihlerinde on beş yaşından küçük mağdure…’ya ve on beş yaşından büyük fakat on sekiz yaşından küçük…’yi fuhuş yaptırdığı, suç tarihi itibariyle mağdure…’nın on beş yaşından küçük olduğu bu nedenle sanık …’nın, mağdure…’ya karşı eyleminin aynı zamanda başka erkeklerce değişik zamanlarda gerçekleştirilen çocuğun nitelikli cinsel istismar eylemlerine TCK’nın 37. maddesi kapsamında aslen iştirak ettiği, sanığın eylemlerinin hem 5237 sayılı TCK’nın 227/1. maddesinde düzenlenen çocuğun fuhşu hem de aynı Kanunun 103/2. maddesinde düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını oluşturduğu ve TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince sanık …’nın ağır olan zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismar suçundan cezalandırılması gerektiği, mağdure …’nin ise suç tarihinde on beş yaşından büyük fakat on sekiz yaşından küçük olması nedeniyle bu mağdureye yönelik eyleminin çocukları fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek suçu olduğu kabul edilmiştir…” şeklindeki kabul ve gerekçesiyle sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
Bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle Mahkemece kurulan hükümlerde, hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2020/319 Esas, 2022/249 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde karar verildi.