YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14576
KARAR NO : 2023/335
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/473 Esas, 2021/544 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2022/267 Esas, 2022/309 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz istemi, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin hükme esas alındığı, gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşıldığı ve takdiri indirim uygulanmadığına, tüm dosya kapsamına göre cezalandırmaya yeter delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık hakkında öz kızı mağdure …’ya yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır
2. 17.07.2021 tarihli … İzlem Merkezi adlî görüşme değerlendirme raporunda, korunmaya ihtiyacı olan çocuğun fiziksel gelişiminin içinde bulunduğu gelişim dönemi ile uyumlu olduğu, anlama, kavrama ve kendini ifade etme becerileri açısından bir sorunu olmadığı, anlatımlarının samimi ve kendiliğinden olduğu gözlemlenmiştir.
3. Mağdure savcılık aşamasındaki detaylı beyanında, olay bütünlüğü içinde yıllardır babası tarafından babasının cinsel organını bacak arasına sürterek boşalması, vücudunu, dudaklarını öpmesi, göğüslerini okşaması şeklinde cinsel saldırıya uğradığını ve hatta 13 yaşındayken penisini anüsüne soktuğunu, bu eylemlerden kurtulmak için evden kaçtığını, başka türlü ispatlayamayacağı için kaçmadan önceki son eylemini videoya çektiğini belirtmiştir.
4. Dosyada mevcut (Sanığın mağdure çocuğun kendisi hakkında şikayetçi olduğunu öğrenmesi üzerine eşi katılan …’a gönderdiği) whatsapp yazışmalarında eşi …’a, mağdure … ile konuşması, videoların montaj olduğunu söylemesi, Cumhuriyet savcısına kendisi hakkında suçlayıcı ifadeler vermemesi yönünde telkinde bulunduğu görülmüştür.
5. Mağdure beyanı ve 21.07.2021 tarihli CD inceleme ve çözümleme tutanağı ile uyuşan görüntülerde mağdurenin yatakta sırt üstü olduğu, devamında sanığın mağdurenin boyun kısmında yatar vaziyette olduğu, cinsel istismarda bulunduğu görülmüştür.
6. Sanık aşamalarda dönüştürerek genişlettiği mahkeme savunmasında her ne kadar kızları olan tanık ve mağdurenin kendisine komplo kurduklarını, tanığın kendisine sigaranın içerisinde uyuşturucu içirdiğini, alkollü olduğunu, kendinden geçtiğini, kızlarının koluna girerek kendisini yatak odasına götürdüklerini ve üzerindeki tişörtünü çıkartarak kendisini sırt üstü yatırdıklarını ifade ederek suçlamayı kabul etmediğini ifade etmiş ise de, sanığın müdafi eşliğindeki soruşturma aşaması savunmalarında özetle, görüntülerdeki kızın mağdure kızı olduğunu, erkek şahsın da kendisi olduğunu, kızına masaj amaçlı dokunduğunu söylemesi, yine mağdure çocuğun kendisi hakkında şikayetçi olduğunu öğrenmesi üzerine savcılık kabul beyanı ile de sabit olduğu üzere eşine dosyada mevcut whatsapp mesajlarını göndermesi, bu whatsapp yazışmalarında mağdurenin annesi …’a, mağdure … ile konuşması, videoların montaj olduğunu söylemesi, Cumhuriyet savcısına kendisi hakkında suçlayıcı ifadeler vermemesi yönünde telkinde bulunması, sorgu savunmasında ise (Akli sağlığı yerinde olan aksi yönde bulgu ve iddia bulunmayan ve de öz kızı olan mağdure …’nın kendisini ellemesini istediği için dokunduğunu söylemesi, bu hususun makul bir insan davranışı olmaması, mantıken izahtan yoksun olması, zira kendisini ellemesini istediğini iddia ettiği kızının evden kaçması sonrası babasından şikayetçi olması karşısında, sanığın mahkeme aşamasında dönüştürdüğü, kendi içinde dahi çelişen, hayatın olağan akışına ters ve suçtan kurtulmaya dönük inkar yönlü savunmalarına itibar edilmemiştir.
7. Sanığın hayatın olağan akışına ters düşen savunmaları karşısında mağdurenin kendisini zor duruma düşürecek şekilde hem de öz babasına iftira atmayacağı, (Olmadığı, yaşanmadığı) savunulan bir konuda detaylarıyla beyanda bulunamayacağı kanaatine varılmış ve dosyadaki video kayıtlarıyla da desteklenen, tutarlı, samimi beyanlarına itibar edilmiştir.
8. Yine mağdure beyanlarını destekleyen öz ablası … ve öz annesi …’ın beyanlarına itibar edilmiştir. Her ne kadar sanık soyut olarak komplo iddiasında bulunmuş ise de tanıklar sanığın öz kızı ve eşi olup sanığa iftira atıp ceza tehdidi altında bırakması, ağır bir suçlamaya maruz bırakması, böyle bir olay ortaya çıktığı zaman kendileri de mağdur olabilecek ve toplum nazarında zor durumda kalabilecek bir suçlamayı yapmasının hayatın olağan akışına ters olduğu nazara alınarak bu tanıkların oluşa uygun düşen beyanlarına itibar edilmiştir.
9. Her ne kadar mağdurenin anal muayenesinde, yakın zamanlı oluşan travmatik bulguya rastlanılmamış ise de, mağdurenin samimi olarak kendini ifade ettiği beyanında 13 yaşındayken sanığın penisini kalçadaki deliğe soktuğunu söylediği nazara alındığında mağdurenin anal muayanesi tarihinde olayın üzerinden 3 seneye yakın zaman geçtiği anlaşıldığından somut emare kalmamasının bundan kaynaklandığı anlaşılmış, mağdurenin fiili livata yönündeki anlatımlarına da tüm beyanları gibi tutarlı ve samimi görülerek itibar edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafii mahkemeye sunulan görüntü kayıtları ve yazışma içeriklerinin hukuka aykırı delil olduğunu iddia etmişse de, her iki delilin de hukuka uygun deliller olduğu ve yasak delil niteliğinde olmadıkları anlaşılmıştır.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2022/267 Esas, 2022/309 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.