YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14578
KARAR NO : 2023/2266
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (katılan mağdurlara yönelik)
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 8.Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 Tarihli ve 2018/611 Esas, 2019/239 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
a) Katılan mağdurlar … ve … …’ye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan (mağdur sayısınca) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Katılan mağdur …’a karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Katılan mağdurlara karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (mağdur sayısınca) 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2019/2664 Esas, 2019/1352 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan kısmen resen de istinafa tabi hükümlere yönelik katılan mağdur … vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii, katılan mağdur … vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesinin 22.02.2021 tarihli ve 2020/1113 Esas, 2021/1325 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı istinaf başvurusunda bulunmayan sanık müdafiinin mevcut hükümleri aleyhe değiştirmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etme hakkı bulunmadığı gibi duruşmada dinlendiği sırada on beş yaşından küçük olan mağdur …’nin kanuni temsilcilerinin yokluklarında verilip, usulüne uygun tebliğ edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmemeleri nedeniyle yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin de hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz istemlerinin reddine; katılan Bakanlık vekilinin esastan incelenen temyiz istemi sonucunda ise hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2021 tarihli ve 14-2019/130428 sayılı itiraznamesi ile sanık müdafiinin temyiz isteminin kabul edilerek bu temyiz talebi bakımından da değerlendirme yapılması gerekirken anılan gerekçeyle temyiz isteminin reddedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülerek vaki ret kararıyla sınırlı şekilde Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesinin 22.02.2021 tarihli ve 2020/1113 Esas, 2021/1325 Karar sayılı kararına itiraz edilmiştir.
5. Yargıtay 9.Ceza Dairesinin 13.10.2021 tarihli ve 2021/22381 Esas, 2021/8385 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesinin sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine dair verilen kararı usul ve kanuna uygun görülüp, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden reddiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.
6. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.07.2022 tarihli ve 2021/9-373 Esas, 2022/526 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Yargıtay Kapatılan 14.Ceza Dairesinin 22.02.2021 tarihli ve 2020/1113 Esas, 2021/1325 Karar sayılı temyiz isteminin reddi ve onama kararının kaldırılmasına, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin yanında sanık müdafiinin temyiz talebinin de değerlendirilmesi suretiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Yargıtay 9.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.01.2020 tarihli ve 14-2019/130428 sayılı, sanık müdafiinin istinafa cevap dilekçesinin talep konusu kısmında İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesine yönelik talebinin katılanların istinaf dilekçelerine cevap olmanın ötesinde istinaf talebi niteliğinde olduğu ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafiinin istinaf talebi konusunda da bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, bu talebin değerlendirme dışı bırakılması nedeniyle hükümlerin bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan verilen cezaların hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Re’sen de temyize tabi olduğu anlaşılan hükümlerin usul ve yasaya aykırı olması hasebiyle bozulmaları gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik tarihlerde evine davet ettiği on iki yaşından küçük olan mağdur … ile on iki yaşında olan mağdurlar … ve … …’nin penislerini ağzına aldığı, onların penislerini kendisinin anüsüne soktuğu kabul edilerek zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından (mağdur sayısınca) mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği kabul edilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Bölge Adliye Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümlerde; mağdur …’a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan tayin edilen temel cezanın 12 yıl, mağdurlar … ve … …’ye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan temel cezaların 10 yıl; mağdurlara karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan temel cezaların 2 yıl olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Her ne kadar sanık müdafii tarafından katılanların istinaf başvurularına cevap niteliğinde verilen dilekçe içeriğinde hükümlerin bozulması talep edilmiş ise de söz konusu dilekçenin sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden itibaren işlemeye başlayan 7 günlük istinaf kanun yolu süresinden sonra verildiği nazara alındığında; Bölge Adliye Mahkemesince bu istem yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılması zorunluluğu bulunmadığı gözetilerek Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2019/2664 Esas, 2019/1352 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.