YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14597
KARAR NO : 2023/1931
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2020/275 Esas, 2021/387 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/1733 Esas, 2021/2180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4. Dairemizin 13.09.2022 tarihli ve 2022/2988 Esas, 2022/703 Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararlarının mağdurenin velisine tebliğ edilmesi için verilen tevdi kararı üzerine eksikliğin giderilmesiyle dosyanın incelenmek üzere yeniden gönderildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekili ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri
Eksik araştırmaya (tanık olarak Candan’ın dinlenmediğine), vasfa (eylemin nitelikli cinsel saldırı olduğuna), 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan ceza verilmesinin uygun olmadığına ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara yöneliktir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sübuta ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, olay günü mağdureyi evine yürüdüğü sırada gördüğü yanına gelerek ve mağdurenin akıl hastalığı sebebiyle kendisini savunamayacak bir durumda olmasından istifade ederek mağdureye karşı cinsel organına, göğüslerine ve kalçasına dokunmak şeklinde cinsel eylemlerde bulunduğu, bu durumla ilgili 06.07.2020 tarihli tutanağın kesin ve açık bir delil niteliğinde olduğu ve yine mağdurenin de olaya ilişkin anlatımlarının bu kabulü desteklemekte olduğu, eylemin Yargıtayın genel kabullerine göre sarkıntılık suçunun oluşabilmesi açısından öngörülen dokunup çekme şeklinde kısa süreli ve kesintili hareketler şeklinde olmayıp, mağdurenin eve gidiş yolu üzerinde insan hızıyla belli bir mesafe katedinceye değin süren dolayısıyla belli bir zamana yayılan ve süreklilik arzeden nitelikte olması hasebiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu, mağdure konumunda bulunan kişinin kendisini savunmayacak kişilerden olması nedeniyle de sanığın eyleminin aynı zamanda bu nitelikli halin ihlali mahiyetinde olduğu, buna karşılık bir yıl öncesinde gerçekleştiği iddia edilen eylemler yönünden mağdurenin beyanını destekler mahiyette bir delil bulunmadığından sanığın cinsel saldırı suçundan cezalandırılmasına ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, bu sebeple sanık müdafiinin sübuta, ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Katılan Bakanlık ve Katılan Mağdure Vekillerinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
1. Dosya kapsamı ve İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeleri dikkate alınarak, eksik araştırmaya, suç vasfına, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan ceza verilmesinin uygun olmadığına ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; hükmün 6. bendinin son cümlesinde “…. sanık hakkında almış olduğu ceza gözönünde bulundurularak cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına” şeklinde karar verilmiş ise de denetimli serbestlik tedbirinin ilgili kanun hükmünün uygulanmasından ileri gelen yasal bir zorunluluk olduğundan hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçenin (B-2) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/1733 Esas, 2021/2180 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının altıncı bendinden yer alan “sanık hakkında almış olduğu ceza gözönünde bulundurularak cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına” ibaresinin çıkarılarak yerine “sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimde serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.