YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14732
KARAR NO : 2023/1050
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmiştir.
Bakanlık vekilinin yargılamalara katılarak sanıklardan şikayetçi olup davaya katılmak istediğini beyan etmesi karşısında, Bakanlığın 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan, vekilinin ise katılan Bakanlık vekili olarak davaya kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2020 Tarihli ve 2020/153 Esas 2020/317 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci, ikinci, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 23.11.2021 Tarihli ve 2021/1904 Esas 2021/1707 Karar Sayılı Kararı ile
Sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili, sanık … ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca kabulüyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 Tarihli ve 2022/48 Esas 2022/59 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
D. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 23.09.2022 tarihli ve 2022/2044 Esas 2022/1483 Karar Sayılı Kararı ile
Sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık … ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin beyanlarının tutarlı olması, husumet olmaması, iftira atması için bir neden bulunmaması ve dosya kapsamına göre sanık …’in atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin istikrarlı beyanlarına ve dosya kapsamına göre sanık …’in atılı suçtan cezalandırılması, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine, takdiri indirim uygulanmasının isabetsiz olduğuna, sanıkların üst sınırdan cezalandırılmaları ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Müvekkilinin soruşturmanın ilk safahatinden itibaren suçu inkar etmeyip pişmanlıkla ayrıntısı ile anlatmış, tahliyesini dahi istemediği göz önünde bulundurularak duruşmadaki iyi halinden, pişmanlığından, re’sen göz önünde bulundurulacak nedenler de dikkate alınarak öncelikle beraatine, mümkün değil ise verilecek olan cezanın en alt hadden pişmanlığı da göz önünde bulundurularak uygulanacak lehe olan kanun hükümlerinin en üst hadden uygulanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
”…Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde mahkemmeizce yapılan değerlendirmede katılan mağdurun istikrarlı anlatımları, mağdurun kürtajı sonucu alınan ceninin yapılan DNA analizi neticesinde sanık … ile cenin arasında baba-çocuk ilişkisi kurulabileceğinin bildirilmesi, sanık …’ın ikrarı ve dinlenen tanık beyanlarından anlaşılmakla sanık …’ın cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık … hakkında ise mağdurun soyut beyanları dışında başkaca sanık …’ın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, kesin, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak, somut delil elde edilemediği, sanığın üzerine atılı suçu yan odada katılan mağdurun ailesi ile sanığın kendi eşinin bulunduğu halde işlemesinin olağan hayatın akışına aykırı olduğu anlaşılmakla, sanık …’ın müsnet suçtan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ” şeklindedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure ve Katılan Bakanlık Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, savunma ile tüm dosya kapsamı karşısında zihinsel engeli bulunan mağdurenin soyut beyanları dışında delil bulunmadığından sanık … hakkında verilen beraat hükmünde ve sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık … hakkında kurulan hükümde, temel cezanın belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık … hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği, yeterli ve kanuni gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamı karşısında sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri, katılan mağdure vekili, Bakanlık vekili ile sanık … müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. İlk Derece Mahkemesince oluşa uygun şekilde sanık …’ın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen, temel cezanın önce 5237 sayılı Kanun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, sonra ikinci fıkrası uyarınca kademeli olarak belirlenmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/2044 Esas, 2022/1483 Karar sayılı kararında, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık … müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.