Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/14837 E. 2023/499 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14837
KARAR NO : 2023/499
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2022/32 Esas, 2022/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin,13.09.2022 tarihli ve 2022/1591 Esas, 2022/1523 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili, katılan vekili ve sanık müdafiin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın Temyiz İsteği
Olayın sübuta ermediğine, intikalden üç ay öncesine kadar görüşmelerinin devam ettiğine, intikalin geç olduğuna, alacak meselesinden dolayı iftira atıldığına, mağdur ve müştekilerin beyanlarında çelişkiler mevcut olduğuna, tanıkların yeniden dinlenmesi, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi
Olayın sübuta ermediğine, sanık lehine delillerin değerlendirilmediğine, savunma haklarının kısıtlandığına, mağdurun ve müştekilerin aşamalarda alınan beyanlarında çelişkiler olduğuna, husumet bulunduğuna, intikalin geç olduğuna, sanığın yapmış olduğu el şakasının cinsel amaç taşımadığına, mahkeme tarafından cinsel içerikli kabulünün hatalı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği kararın bozulması ve tahliye talebine, temyiz dilekçesinde bulunan diğer hususlara ilişkindir.

3. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında temel cezadan uzaklaşılarak hüküm kurulup lehine hükümlerin uygulanmaması gerekirken aksine takdiren alt sınırdan ceza tayini ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezada indirim yapılmasının hatalı olduğuna ilişkindir.

4. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mahkemece eksik inceleme ve araştırma yapılarak sanık lehine karar verilmiş olup, kanunun ilgili maddeleri olaya doğru uygulanmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin tatbiki ile indirim yapılmasının hatalı olduğuna, kurum lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ın katılan çocuk…’nın teyzesinin kocası olduğu, katılan çocuğun 7. sınıfa gittiği dönemde sanık …’ın evinde oturma odasında bulunan koltukta uyuduğu esnada sanığın gelerek katılan çocuğun yanına yattığı ve katılan çocuğun kıyafetleri üzerinden göğüslerini okşadığını, ilk olayın bu şekilde gerçekleştiği, daha sonraki dönemlerde ise sanığın yaklaşık 10-11 kez katılan çocuğun kalçalarını sıktığı, ön özel bölgesini eliyle okşadığı, bir keresinde katılan çocuğun, anneannesinin evinde … makinesi ile uğraştığı sırada sanığın arkasından gelerek katılan çocuğa sarıldığı, en son sanığın, katılan çocuğun 2019 yılında ailesi ile birlikte gittiği anneannesinin evinde bayram sabahı erken saatlerde uyumakta olduğu odasına girerek katılan çocuğun yanına yattığı, üst kıyafetinin içine elini sokarak katılan çocuğun göğüslerini okşamaya başladığı, bunun üzerine katılan çocuğun sanığı durdurduğu,

sanığın katılan çocucuğun yanından kalkarak gittiği ve katılan çocuğun annesi ile babasına yaşananları anlattığı, bunun üzerine katılan çocuğun babası ile sanığın kavga ettiği kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ve Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılan Mağdure Vekili ile Katılan Bakanlık Vekilinin Sanık Hakkında Teşdiden Üst Sınırdan Hüküm Kurulmasına Yönelen Temyiz Sebeplerine İlişkin
Sanığın eylemini, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinde yer alan çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturacak şekilde işlediği, mahkemece 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesi kapsamında “Suçun işleniş biçimi nazara alınarak takdiren 8 yıl” şeklindeki hüküm karşısında temel cezanın “8 yıl” hapis cezası olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Katılan Mağdure Vekili ile Katılan Bakanlık Vekilinin Sanık Hakkında 5237 Sayılı Kanun’un 62 nci Maddesinin Uyugulanmaması Gerektiğine Yönelen Temyiz Sebeplerine İlişkin
Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilirken kanuni ve yeterli gerekçe gösterildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Katılan Bakanlık Vekilinin Vekalet Ücreti İstemine İlişkin
5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/1591 Esas, 2022/1523 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık ile müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık

görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.