YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14967
KARAR NO : 2023/129
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2021/438 Esas, 2022/237 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 13.09.2022 tarih ve 2022/713 Esas, 2022/1063 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik mağdur ve katılan Bakanlık vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi; taraflar arasında iftira atmayı gerektiren husumet bulunmadığı, …’nin anlatımındaki olay örgüsünün tutarlı olduğu, sanık … alınan beyanlarında olay anında müştekinin yanında olduğunu kabul ettiği, sanığın …’yi hile ile olay yerine çağırdığı, sanığın cinsel organındaki yaralanma ile müştekinin kaçmasını engellemek için tutması sonucu müştekinin kolundaki yaralanmanın sanığın eylemi gerçekleştirdiğini gösterdiği, bu hususlar dikkate alındığında sanığın nitelikli cinsel saldırı suçunu işlemek için icra hareketlerine başladığı ve elinde olmayan nedenler ile gerçekleştiremediğini gösterdiği, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; sanığın cezalandırılması gerektiği, atılı suçu işlediği, dosyadaki deliller ve beyanların göz ardı edilerek beraat kararı verildiği vc lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Tarafların aynı köyde ikamet ettikleri ve bu sebeple birbirlerini tanıdıkları, olay günü katılan sanık …’nin eşi A.K.’nın diğer katılan sanık …’u işe gideceklerinden bahisle arabayla evinden aldığı, bu sırada arabada katılan sanık …’nin de bulunduğu, bir süre yol aldıktan sonra olayın gerçekleştiği yerde durdukları, katılan sanıklar … ile …’un 200-300 metre ilerde köprü altına gittikleri, bu sırada tanık … arabada kaldığı, katılan sanık …’nin köprü altında (Dosya kapsamında tespit edilemeyen bir nedenle) diğer katılan sanık …’tan para istediği, ancak …’un para vermediği, bunun üzerine … üzerinde bulunan meyve bıçağını çıkardığı ve …’un göğüs bölgesine salladığı, bu sırada katılan sanık …’un kendisini korumaya çalıştığı ve katılan sanık …’nin kolunu sıktığı, daha sonra katılan sanık …’nin …’un penis bölgesine doğru bıçağı tekrar salladığı ve …’un yere düştüğü, bunun üzerine katılan sanık …’nin eylemine son vererek olay yerinden ayrıldığı, katılan sanık …’un ise yaralı vaziyette tanık …’nın evine gittiği, katılan sanık …’nin eylemi dolayısıyla katılan sanık …’un hayati tehlike geçirecek ve vücudunda kırık oluşacak nitelikte yaralandığı olayda,
2. Her ne kadar katılan sanık …, olay günü …’un, çocuğu olan … uyuşturucu madde kullanmış olduğunu ve köprü altında baygın vaziyette yattığını söyleyerek kendisinin köprü altına gitmesini sağladığını, köprü altına gittiğinde …’un çıplak vaziyette olduğunu ve kendisine cinsel amaçlı saldırmaya çalıştığını, bu sebeple kendisini koruma amacıyla yanında bulunan bıçak ile katılan sanık …’u yaraladığını savunmuş ise de;
3. Katılan sanık …’nin oğlu olan tanık … beyanında; olayın gerçekleştiği tarihte Karabük’te olmadığı ve İzmir’de olduğu, annesi olan … birini bıçakladığını Karabük’e geldiğinde kendisine söylediklerini ifade ederek katılan sanığı net ve kesin şekilde yalanlaması, (Katılan sanığın iddialarını doğrulamaması)
4. Katılan sanık …’un aşamalarda istikrarlı bir biçimde katılan sanık …’ye yönelik herhangi bir cinsel temasta bulunmadığı, olay yerine birlikte (İş amacıyla) gittiklerini, olay yerinde üzerinin giyinik vaziyette olduğunu, … ve eşi … kendisini olay yerine getirdiğini ve … para istediğini ancak kendisinin vermemesi üzerine … kendisini bıçakla yaraladığını savunması,
5. Yine katılan sanık …’nin akşam geç saatte oğlunu bulmak için tenha bir yer olan köprü altına eşi … da olay yerine gelmesine rağmen yanında eşi olmaksızın ve elinde ışık olmaksızın tek başına inmesi ve eşi … arabada beklemesinin hayatın olağan akışında gerçekleşebilecek eylemler olmadığı, zira katılan sanık …’nin ayrıca vahşi hayvan tehlikesi endişesi ile yanına bıçak aldığını beyan ve iddia ettiği, bu doğrultuda katılan sanığın beyanlarının tutarsız olduğu gözetildiğinde katılan sanık …’nin makul olmayan savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve itibar edilemeyeceği,
6. Aynı şekilde katılan sanık …’nin eşi olan tanık … da beyanlarının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, gecenin ilerleyen vaktinde eşi olan katılan sanığı kendisi arabada beklerken, vahşi hayvan tehlikesi olan köprü altına eşini tek başına göndermesinin mümkün olmadığı gibi, katılan sanık …’nin saldırıya uğramış olması halinde bu durumda arabada bekleyen eşinden ve çevreden yardım istememesinin yahut olayın hemen ertesinde olayı eşine anlatmamasının da ihtimal dahilinde olmadığı, tanığın beyanlarının sanık eşini korumak amacını taşıdığı ve anlatımına itibar edilemeyeceği,
7. Bunun karşısında diğer katılan sanık …’un olaya ilişkin savunmalarının (Bir kısım hususları gizlediği kanaatine rağmen) hayatın olağan akışında daha mümkün olduğu ve bu doğrultuda katılan sanık …’un savunmalarına üstünlük tanındığı,
8. Esasında yargılama sırasında her iki katılan sanık ve olay yerinde olduğu anlaşılan tanık A.K.’nın maddi hakikati açıklaması için gayret gösterilmesine ve ısrarlı sorulara rağmen tarafların olayın içeriğini tümüyle anlatmaktan kaçındıkları, nitekim katılan sanık …’a sorulduğunda olayı A.K.’nın anlatması gerektiğini söyleyerek onun da olayın içinde olduğunu kabul ettiği,
9. Taraflar arasında açığa çıkmasını istemeyecekleri (Katılan sanıklar ve tanık … üçünün de dahil olduğu) bir amaç için geceleyin tenha bir yerde buluştukları, sonrasında taraflar arasında buluşma amacına ve muhtevasına ilişkin bir anlaşmazlık yaşandığı, buluşma amacının gerçekleşmemesi/ gerçekleşmeyecek olması nedeniyle katılan sanık …’nin …’a yönelik yaralama eylemini gerçekleştirdiği kanaatine varılmıştır.
10. Her ne kadar katılan sanık hakkında “Sarkıntılık Yapmak Suretiyle Cinsel Saldırı” suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ve görevsizlik kararı ile katılan sanığın eyleminin “Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüs” suçunu oluşturabileceğinden bahisle dosya mahkememize gönderilmiş ise de;
11. Failin bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olan olaylar ve iddiaların, sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı,
12. Ceza mahkumiyetinin, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği, bu ispatın, hiçbir kuşku ve başka bir türlü oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olması gerektiği, yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmanın, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına geleceği dikkate alınarak; katılan sanık …’un katılan sanık …’ye yönelik cinsel amaçlı bir eylemde bulunduğuna dair … makul olmayan soyut iddiaları dışında bir delilin bulunmadığı, katılan sanıkların buluştuğu yer ve zaman dilimi, katılan sanık …’nin olay yerine gitme nedenine ilişkin iddiasının oğlu tanığın beyanıyla doğrulanamamış olması da gözetildiğinde, katılan sanık …’un diğer katılan sanık …’ye herhangi bir cinsel eylemde bulunduğuna veyahutta katılan sanığın rızası dışında herhangi bir eylemde bulunduğuna dair, katılan sanığı üzerine atılı suç kapsamında cezalandırılmasını gerektirecek her türlü şüpheden uzak, somut delilin dosya kapsamında bulunmadığı, katılan sanık …’nin kolunda meydana gelen ekimozların da … tarafından gerçekleştirildiğinin dosya kapsamında sabit olmadığı, kaldı ki kendisine bıçakla saldıran bir kişiye karşı kendisini korumak amacıyla eylemde bulunmasının da makul olduğu ve katılan sanık …’un üzerine atılı suçtan cezalandırılamayacağı kanaatiyle,
13. Her ne kadar katılan sanık … hakkında diğer katılan sanık …’ye karşı “Sarkıntılık Yapmak Suretiyle Cinsel Saldırı” suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, yüklenen suçun katılan sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince katılan sanığın müsnet suçtan beraatine dair karar verilerek hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 13.09.2022 tarih ve 2022/713 Esas, 2022/1063 Karar sayılı kararında katılan vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karabük Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.