YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15010
KARAR NO : 2023/1826
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
KARAR : Direnme
Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2015 tarihli ve 2015/175 Esas, 2015/162 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 20.05.2015 tarihli ve 2015/1033 Esas, 2015/6586 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;
Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2014 tarih ve 2014/54 Esas, 2014/188 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
2. Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 20.05.2015 tarih ve 2015/1033 Esas, 2015/6586 Karar sayılı kararıyla, sanığın nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğine dair katılanın soyut beyanları dışında cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunarak bozulmasına karar verilmiştir.
3. Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2015 tarih ve 2015/175 Esas, 2015/162 Karar sayılı kararı ile direnme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanığın nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğine dair katılanın soyut beyanları dışında cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın müracaatta bulunarak kardeşi … **** aracılığıyla kendisini … olarak tanıtan gerçek ismi … ***** ile tanıştığını, … ***** kendisine … ***** isminde bir arkadaşı olduğunu, evlenmeyi düşündüğünü aktardığını, bunun üzerine telefondan ismini … ***** olarak bildiği şahısla görüşmeye başladığını, bir hafta kadar telefonla görüştükten sonra … ilçe merkezinde … ***** isimli şahısla buluştuklarını, birbirlerinden elektrik aldıklarını, bu nedenle görüşmeye devam ettiklerini, daha sonra … ile nişanlanmaya karar verdiklerini, … ile buluştuklarını, …’nin kendisini köyden aldığını, Dacia marka plakasını hatırlayamadığı siyah renkli araba ile … tarafında sahil kenarında bir yere gittiklerini, konuşmaya başladıklarını, bulundukları yerin, ıssız ve tenha olduğunu, arabanın arka kısmında otururken …’nin bir anda üzerine atladığını, üzerinde bulunan kot pantolonunu sıyırdığını, kendi pantolonunu da çıkardığını, kendisinin …’ye birşey yapmamasını söylediğini ve bağırdığını, Ancak …’nin dinlemeyerek arabanın arkasında cinsel organını cinsel organına zorla soktuğunu, kendisinin direndiğini ancak …’ye engel olamadığını, o gün …’nin kendisiyle zorla sadece bir defa bu şekilde ilişkiye girdiğini, babasının … yabancı olduğu için kendisini …’ye vermek istemediğini, …’nin kendisine işini garantiye almak, evlenmeyi garantilemek için ırzına zorla geçtiğini söylediğini, kendisinin bu olaydan sonra çok ağladığını, ancak bu olayı hiç kimseye anlatamadığını, akabinde … ile köyde bulunan evin bahçesinde nişanlandıklarını, nişanın ardından …’nin kendisini aramayı bıraktığını, bunun üzerine kendisinin …’yi aramaya başladığını, nikah işlemlerini tamamlamak için …’ta buluştuklarını, …’ye nüfus cüzdanı ve on iki fotoğraf verdiğıni, ertesi gün …’nin araba ile dolaşmak istediğini, … ile birlikte Dacıa marka araçla … tarafında bir köy yoluna saptıklarını, …’nin burada tenha bir yerde aracı durdurduğunu, aracın arka tarafına geçtiklerini, …’nin yine konuşma sırasında üzerine atladığını, üzerinde bulunan kot pantolonu çıkardığını, ırzına geçtiğini, daha sonra ismini … olarak bildiği şahsın gerçek isminin … olduğunu ve bu şahsın … ****** ile birlikte kendilerini dolandırdığını anladıklarını belirterek şikayetçi olduğu, bu şekilde sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması talep edilmiştir.
2. Katılanın anlatımlarının tutarlı, duruşmada gözlemlenen hallerinin samimi olduğu, katılanın olayı en doğru şekilde anlattığı hususunda vicdani kanaat oluşmuştur. Sanık savunmasında ise en baştan itibaren dosya içeriği ile tutarlı olmayan çelişkili anlatımlarda bulunmuş olup bunlar suçtan kurtulmaya dönük beyanlar olarak kabul edilmiştir.
3. Köyde yaşayan, şimdiye kadar evlenmeyen, mazbut ve mütevazi bir hayat yaşayan katılanın, sırf haklarında yapılan icra takibinden kurtulmak maksadıyla sanığa iftira attığı iddiası mahkemece kabul görmemiştir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, normal ve makul bir hayat yaşayan hiçbir bayanın, durup dururken cinsel saldırıya uğradığından bahisle bir başkasına iftira atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmiştir.
4. Sanığın zincirleme şekildeki her iki eylemini de zorla gerçekleştirdiği, katılanın her iki cinsel ilişkide de rızasının bulunmadığı kanaatine varılarak sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın atılı suçu kabul etmediği yönündeki savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğine dair katılanın soyut beyanları dışında cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin inandırıcı delil bulunmadığından mahkemece verilen direnme kararı yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2015 tarih ve 2015/175 Esas, 2015/162 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 20.05.2015 tarih ve 2015/1033 Esas, 2015/6586 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.