YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15028
KARAR NO : 2023/895
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2009 tarihli 2019/789 numaralı iddianamesiyle, suça sürüklenen çocuk hakkında kardeşi mağdurenin … isimli kişiyle … ilişkiye girmesine aracılık ettiği ve birlikte araçla ormanlık alana gittikleri, mağdure ile …’ın suça sürüklenen çocuğun aracın yanından uzaklaştıktan sonra organ sokmak suretiyle … ilişkiye girdikleri iddiasıyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve fuhuş suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi, 227 nci maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kartal 2. Çocuk Mahkemesinin, 24.11.2011 tarihli ve 2009/421 Esas, 2011/930 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve fuhuş suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (f) bendi, aynı kanunun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 8 ay hapis, 227 nci maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları ile aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 5 yıl 4 ay 1 gün hapis ve 52 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca 120 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Kartal 2. Çocuk Mahkemesinin, 24.11.2011 tarihli ve 2009/421 Esas, 2011/930 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 26.06.2013 tarihli ve 2013/2321 Esas, 2013/8154 Karar sayılı kararı ile incelenmesinde; suça sürüklenen çocuğun, nüfus kaydına nazaran suç tarihinde 15 yaşından küçük olduğu anlaşılan kardeşi olan mağdureyi … amaçla dosyası tefrik edilen …’a pazarladığının iddia edilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen nitelikli … istismar suçunu da oluşturabileceği gözetilerek, bu suçtan ve bağlantı nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve fuhuş suçlarından yargılama yaparak delillerin değerlendirilmesi ve suç niteliğinin tayini ve takdiri görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
4. İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin, 23.10.2013 tarihli ve 2013/373 Esas, 2013/873 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 26.06.2013 tarihli ve 2013/2321 Esas, 2013/8154 Karar sayılı kararı doğrultusunda görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2013/351 Esas, 2014/384 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraati ile fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin birinci ve beşinci maddesi ile aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile çocuğun nitelikli … istismarı suçundan azmettiren sıfatıyla 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2013/351 Esas, 2014/384 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13.01.2022 tarihli ve 2021/5945 Esas, 2022/310 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun olay günü on beş yaşından küçük mağdureyi fuhuş maksadıyla tanık …’a temin ederek ilişkiye girmesini sağlamak suretiyle bu kişinin mağdureye yönelik nitelikli … istismar eylemine müşterek fail olarak katıldığı ve mevcut haliyle eylemlerin hem 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin birinci ve beşinci maddesinde düzenlenen fuhuş hem de aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan çocuğun nitelikli … istismarı suçlarını oluşturup 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesindeki fikri içtima kuralı gereğince suça sürüklenen çocuğun sadece öngörülen ceza miktarı itibarıyla daha ağır olan çocuğun nitelikli … istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
7. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/166 Esas, 2022/282 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli … istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğun mezkur suçu işlediğine dair herhangi bir delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama neticesinde; suça sürüklenen çocuğun olay günü on beş yaşından küçük mağdureyi fuhuş maksadıyla tanık …’a temin ederek ilişkiye girmesini sağlamak suretiyle bu kişinin mağdureye yönelik nitelikli … istismar eylemine müşterek fail olarak katıldığı ve mevcut haliyle eylemlerin hem 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin birinci ve beşinci maddesinde düzenlenen fuhuş hem de aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan çocuğun nitelikli … istismarı suçlarını oluşturup 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesindeki fikri içtima kuralı gereğince suça sürüklenen çocuğun sadece öngörülen ceza miktarı itibarıyla daha ağır olan çocuğun nitelikli … istismarı suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mağdure beyanı, Adlî Tıp Adli İhtisas Kurulu raporu, tanık beyanı, savunma ve tüm dosya içeriğine göre; suça sürüklenen çocuğun, … isimli kişinin mağdureye yönelik çocuğun nitelikli … istismar eylemlerine 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi kapsamında aslen iştirak ettiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/166 Esas, 2022/282 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.