YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15046
KARAR NO : 2023/2488
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 03.01.2013 tarihli ve 2013/713 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dava açılmıştır.
2.İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2013/34 Esas, 2015/80 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan mahkumiyet kararları verilmiştir.
3. Bu kararın o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesinin 01.07.2019 tarihli ve 2019/2139 Esas, 2019/10483 Karar sayılı kararı ile sair retli olarak; sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden “Olayın intikal şekli ve zamanı, savunma ve tanık beyanları nazara alındığında, sanığa ait işyerinde çalışan on yedi yaşındaki mağdurenin, nitelikli cinsel istismara maruz kaldığını iddia ettiği ilk olaydan sonrada çalışmaya ve sanıkla görüşmeye devam ettiğinin beyanları ile tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, yaşanan cinsel ilişkilerin zorla gerçekleştiğine dair mahkumiyete yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilip, mevcut haliyle eylemlerin 5237 sayılı TCK’nın 104. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturması nedeniyle sanığın bu suçtan mahkumiyeti yerine, delillerin değerlendirmesinde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle;
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ise;”Mağdurenin, sanığın işyerinde çalıştığının ve rızasıyla işyerine gidip geldiğinin tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi” nedenleriyle bozulmasına karar vermiştir.
4. Bozma ilamı üzerine İstanbul 21. Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2021 tarihli ve 2019/371 Esas, 2021/91 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyulmuş ve sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyeti ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.
5. Söz konusu kararın da sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 19.01.2022 tarihli ve 2021/24799 Esas, 2022/477 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmünün onanması ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden ise sanık lehine olan 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesiyle düzenlenen basit yargılama usulünün değerlendirilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma ilamı üzerine İstanbul 21. Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/111 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararı ile suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi 67 inci maddesi kapsamında yapılan hesaplamaya göre dava zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşıldığından, sanık hakkındaki kamu davasının TCK 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddeleri yollamasıyla, 5271 sayılı Kanun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verilmişitr.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi:
Hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri uyarınca suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek eylem ile orantılı şekilde cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında düşme yönünde karar tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yargıtay bozma ilamı içeriği, olayın intikal şekli ve zamanı, savunma ve tanık beyanları dikkate alındığında, sanığa ait işyerinde çalışan on yedi yaşındaki mağdurenin, nitelikli cinsel istismara maruz kaldığını iddia ettiği ilk olaydan sonrada çalışmaya ve sanıkla görüşmeye devam ettiğinin beyanları ile tüm dosya içeriğinden gözönüne alındığında yaşanan cinsel ilişkilerin zorla gerçekleştiğine dair mahkumiyete yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, mevcut haliyle eylemlerin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, bu haliyle sanığın eyleminin dönüşe suç vasfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup 5237 sayılı Kanun 104 üncü maddenin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesine temas ettiği, suç tarihi itibariyle suç için 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddenin birinci fıkrasının (e) bendi maddesi kapsamında yapılan hesaplamaya göre dava zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşıldığından, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 66 ve 67 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi maddesi yollamasıyla, 5271 sayılı Kanun 223 üncü maddesi sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verilerek hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
İstanbul 21. Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/111 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığının anlaşılması karşısında, eyleme uyan suç vasfı ile zamanaşımı hükümlerinin uygulama koşullarının bulunması sebebiyle verilen düşme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 21. Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/111 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararında, katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.