YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15095
KARAR NO : 2023/228
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/481 Esas, 2022/73 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümle ile dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2022/872 Esas, 2022/999 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılmasına yeterli somut delillerin dosyada bulunmadığına ve sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, eksik inceleme ile sanık hakkında alt sınırdan hüküm tesis edilmesi, tüm dosya kapsamına göre sanığın mağdura yönelik eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun unsurlarını taşıdığı ve hukuki nitelendirmede hata yapılarak çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme huzurunda da dinlenilen ve olayın intikalini sağlayan tanıklar …’nın olay tarihinde çekim yapmak için ara sokaklarda gezdikleri sırada bir çocuğun çığlık sesini duydukları ve sesin geldiği yere yöneldiklerinde şüpheliye ait kağıt toplama aracını gördükleri, şüphelinin bu esnada fermuarının açık vaziyette, mağdurenin ise ağzı ve burnu kan içinde pantolonunun yarıya kadar inik vaziyette gördüklerine ilişkin beyanları, tanıklardan Yasemin’in olayın hemen akabinde çektiği ve dosya içerisinde çözüm tutanağı da olan kamera kaydına göre tanığın sorması üzerine mağdurenin alt bölgesini göstererek “s.kti” şeklindeki beyanı, mağdurenin … İzlem Merkezindeki beyanları, mağdurenin olay günü üzerinde bulunan kıyafetlerde sperm hücresi ve sanığa ait DNA örneklerinin tespit edilmiş olması karşısında sanığın katılan mağdura yönelik olarak olay tarihinde gerçekleştirdiği davranışlarının cinsel amaçla yapılan davranışlar niteliğinde olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, olay tarihinde sanığın parkta oynayan mağdura taş atarak dizinden yaralamak suretiyle katılan mağdura karşı cebir kullandığı ve pantolonunu indirerek cinsel organını mağdura gösterdiği, sanığın suç tarihi itibariyle on iki yaşını tamamlamadığı anlaşılan katılan mağdureye karşı gerçekleştirdiği eylemlerinin bir bütün halinde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu ve sanığın bu şekilde üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği sabit görülerek cezalandırılması yoluna gidilmiş, yine dosyada bulunan CD izleme tutanağı ile birlikte katılan mağdurun olay günü sanığın kendisinin dizine, bacağına taş attığını beyan etmiş olması ve tanıkların olay günü katılan mağdurun ağzında ve burnunda kan olduğunu belirtmiş olmaları karşında sanığın üzerine atılı suçu gerçekleştirirken katılan-mağdura karşı cebir kullanmış olduğu anlaşılmakla sanığa verilen cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 1/2 oranında arttırım yapılmış ve sanığın sabıkalı geçmişine göre verilen cezanın geleceği üzerinde etkisinin bulunmaması, suç işlemeye meyilli olumsuz kişiliği gözetilerek sanık hakkında verilen cezada takdiri indirim uygulanmamış, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrür hükmü uygulanan ilam bulunduğu anlaşıldığından ikinci kez mükerrir sanığa verilen cezanın, ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine de karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2022/872 Esas, 2022/999 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.