YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15096
KARAR NO : 2023/627
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2022 tarihli ve 2021/251 Esas, 2022/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2022 tarihli ve 2021/251 Esas, 2022/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/673 Esas, 2022/578 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan kısmen re’sen de istinafa tabi hükümlere yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi, şüpheden sanığın yararlanacağına, mağdur ve tanıkların soyut beyanları dışında delil olmadığına, mağdur ve tanıkların soyut beyanlarına göre verildiğine, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığa hem cinsel amaçla bir kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, hem de cinsel istismar suçundan ceza verilmesinin mükerrer cezalandırılmasına sebebiyet verdiğine, suç oluşturan fiilin ağırlığı ile cezaların orantılı olmadığına, şikayet yokluğundan düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, mahkemece takdir edilen ve uygulanan suç ve ceza miktarının hatalı olduğuna, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğine, eylemin organ sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu olduğuna, üst sınırdan ceza verilmemesinin hatalı olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, delilere ve re’sen tespit edilen delilere rağmen mahkemece beraat kararı verilmesinin eksik inceleme ve yanlış değerlendirme neticesinde verildiğine, vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun suç tarihi olan 29.05.2021 günü saat 11.00 sıralarında köylerindeki büyük köprü olarak adlandırılan yere arkadaşları olan …, … ve kuzenleri olan … ve … ile birlikte yüzmeye ve balık tutmaya gittiği, gittikleri yerde aynı köyde oturan sanığın da bulunduğu ve sanığın mağduru yanına çağırdığı, mağdurun gitmek istememesi üzerine sanığın mağduru kolundan tutarak çalılıkların içerisine doğru götürdüğü, burada sanığın mağduru kucağına aldığı ve mağdurun pantolonunu indirdiği, mağdurun sadece kilodu ile kaldığı, sanığın da cinsel organını çıkartarak 1-2 dakika boyunca mağdurun beline sürtmek sureti ile bedensel temas içerecek şekilde cinsel istismarda bulunduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, mağdurun beyanları, tanık anlatımları, mağdur hakkında aldırılan adli muayene raporu dosyada delil olarak mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, mağdur beyanları ve katılan baba ile olay yerinde mağdurla birlikte bulunan tanıklar …, … ve kuzenleri olan … ve …’in anlatımlarının birbirleri ve mağdur beyanları ile uyumlu olması, sanığın sürtme şeklindeki eyleminin nitelikli cinsel istismar boyutuna ulaşmadığının anlaşılması, sanığın mağduru kolundan tutup çekerek ve bulunduğu yerden çalılık alana götürmesi ile çalılık alandaki cinsel eyleminin ayrı ayrı suçları oluşturmasından dolayı mükerrer cezalandırmaya sebebiyet vermemesi, cezaların alt sınırdan verilmesi nedeni ile cezaların orantılı olmadığı savunmasının yerinde olmaması, sanığın işlediği çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının şikayete tabi bulunmaması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Mağdur hakkındaki Bingöl Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 01.06.2021 tarihli raporu, mahkemece alt sınırdan ceza verilme gerekçesi, dosya kapsamında sanık hakkında verilmiş herhangi bir beraat kararının bulunmaması ve Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olması ve bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmaması ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle mahkeme hükmünde hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/673 Esas, 2022/578 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.