YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/151
KARAR NO : 2023/1037
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 24.07.2018 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/386 Esas, 2018/563 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2019/1000 Esas, 2019/816 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/565 Esas, 2021/1971 Karar sayılı kararı ile mağdurun dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevk edilip, muayenesinin yaptırılarak suç tarihinde herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bu durumun hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar veya çevresinde yaşayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, mağduru bulunduğu eyleme karşı beden veya ruh bakımından kendisini savunup savunamayacağı, tespit edilen zeka durumunun kendisine yönelik cinsel saldırı eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine etkisi bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alındıktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinden bahisle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2021/156 Esas, 2021/340 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; sanığın eyleminin nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğuna, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ve takdiri indirim uygulanmaksızın karar verilmesi gerektiğine, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın mağduredeki zeka geriliğini bilmediğine ve bilmesinin de mümkün olmadığına, çelişkili mağdure beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3. Katılanlar vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ve takdiri indirim uygulanmaksızın karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Mağdurenin … Mahallesi … Caddesi No:186 … Apt. K:4 D:14 … adresinde ailesiyle birlikte ikamet ettiği ve hastalık nedeniyle sık sık ikametten kaçtığı, farklı yerlere seyahat etmek istediği, bu itibarla olay günü 08.04.2018 tarihinde 00:05 sıralarında ailesinden habersiz ikametinden çıkarak tramvaya binip … Çiftliği yanında indiği, … Taksiye ait taksi çağırma butonuna bastığı, … Takside çalışan tanık …’nin geldiği, tanık …’un zile basan mağduru görüp durumunun normal olmadığını fark ederek, … iline gitmek istediğini beyan eden mağdura, parası olup olmadığını sorduğu, mağdurun parası olmadığını söylemesi üzerine, tanığın eve gitmesini söyleyip ayrıldığı, daha sonra mağdurenin bu kez … Taksi Durağında çalışan sanık …’ın 07 T *** plakalı aracıyla gelip, mağdurun durumunu fark etmesine rağmen … iline gitmek isteyen mağdureyi aracına aldığı, mağdurun … iline götüreceğini söylemesine rağmen … Mahallesindeki ormanlık alana götürdüğü, mevcut eyleme karşı ruhsal yönden mukavemete muktedir olmayan ve hastalığı özellikle kendisiyle belirli süre vakit geçirenlerce rahatlıkla anlaşılması mümkün olan mağdureyi aracın arka koltuğundan mağdurun yananı gidip, mağdureye karşı özellikle anal bölgesine sürtünme yoluyla cinsel istismarda bulunduğu yine mağdurenin dudaklarından öptüğü, daha sonra bu kez de mağdurenin cinsel organına sürtünmek suretiyle istismarda bulunduğu, dudak ve göğüslerinden öptüğü, cinsel istismarı sonrasında mağduru evinin yakınında bulunan parka bıraktığı, bu sırada özellikle sanığın mağdureyi …’a götüreceğinden bahisle hile ile aracına aldığı, yine …’a götüreceğinden bahisle cinsel istismarı gerçekleştirdiği yönünde tam bir vicdani kanaat oluşmakla sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar sanık hakkında kamu davası açılırken sanığın mağdureye cinsel organını sokmak suretiyle cinsel saldırı suçunu gerçekleştirdiği iddia olunmuş ise de, tüm dosya kapsamı özellikle olayın hemen sonrasında alınan anal ve vajinal rapor içeriklerine göre mağdurenin anatomik olarak bakire olduğu, ayrıca anal sfinkster tonusunun net olarak değerlendirilemediği gibi anal bölgesinde ekimoz ya da fisürün saptanmadığı tespit edilmiş olmakla bu durum sanık lehine değerlendirilmiş ve ortaya çıkan bu şüpheli durumdan dolayı sanığın gerek mağdure beyanları ve gerekse kendisinin mağdurenin kendisinin penisine elini attığı, penisini açtığı, kendisine mastürbasyon yaptığı ve bu şekilde ilerledikleri yönündeki tevilli ikrar içeren beyanları ile tüm dosya kapsamından sübut bulan eyleminin kendisini savunamayacak derecede olan mağdureye karşı basit cinsel istismar suçunu oluşturduğundan aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Her ne kadar sanık kovuşturma aşamasındaki beyanlarında mağdurenin rahatsız olduğu ve özürlü olduğunu anlamadığını, çok güzel ve net bir şekilde konuştuığunu bu nedenle hiçbir tedirginliğini olmadığını beyan etmiş ise de, madğrue ile ilgili alınan özellikle kendisindeki mevcut rahatsızlığın kendisini tanıyanlarca rahatça anlaşılacağı yönündeki Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporu, yine her ne kadar sanık kovuşturma aşamasındaki beyanlarında tanık …’nin özürlü olduğunu emniyette anladığını ancak kendisinin hal ve davranışlarından saflık olduğunu anladığını fakat buna rağmen görünür bir fiziksel özrünün olmadığını, söylemlerinin mantıksız olduğunu beyan etmiş ise de, soruşturma aşamasındaki olayın hemen sonrasında alınan beyanlarında kendisini çağıran bayanı zihinsel özürlü bir bayana benzediğini ve halinden şüphelenerek paran var mı diye sorduğunu, parası olmadığını söyleyince seni otobüse almazlar diyerek taksiyle de götüremem, evin buralardaysa dön evine git dediği şeklindeki beyanları, mağdurenin duruşmada mahkememizce bizzat yapılan gözlemine göre açıkça rahatsız olduğunun ve bu rahatsızlığının yanında bir süre bulunup kendisi ile diyalog kuran herkes tarafından anlaşılabileceğinin tespit edilip bu durumunda bizzat CD’ye alınan görüntü kayıtlarıyla tespit olunması karşısında, yaklaşık 22 yıldır taksicilik yaptığını beyan eden ve sürekli bu tarz insanlarla muhatap olan sanığın mağdureyi çağırdığı taksi durağından parası bulunmamasına rağmen …’a götüreceği bahanesiyle alıp kendisiyle yaklaşık 1,5-2 saat araçta ve ormanlık alanda birlikte bulunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde mağdurenin zihinsel özürlü olduğunun anlaşılmamasının mümkün olmadığı, beyanlarının kendisini cezadan kurtulmaya yönelik beyanlar olduğu anlaşılmakla beyanlarına itibar edilmemiştir.” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulduğu görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebeplerine Yönelik
1. Mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, vajinal ve anal muayenesine yönelik 08.04.2018 tarihli doktor raporunda bulgu olmadığının belirtilmesi, savunma ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın mağdureye yönelik eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından cinsel saldırı suçundan cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, anılan madde uyarınca suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik göz önüne alınarak temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve “Suçun işleniş biçimi ve işlendiği yer ve zaman nazara alınarak…” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olup bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebeplerine Yönelik
1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, anılan madde uyarınca suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik göz önüne alınarak temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve “Suçun işleniş biçimi ve işlendiği yer ve zaman nazara alınarak…” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebeplerine Yönelik
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun aşamalardaki beyanları, tanık …’un beyanları, savunma, mağdurenin iç çamaşırı üzerinde sanığın DNA’sının tespit edilmesi, mağdurenin sanığın kullandığı araca bindiği anı gösteren kamera görüntüleri, bozmadan sonra aldırılan Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 26.07.2021 tarih ve 2235 sayılı raporunda mağduredeki hafif-orta derecede olan zeka geriliğinin hekim 26.07.2021 tarih ve 2235 sayılı raporunda mağduredeki hafif-orta derecede olan zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılabileceğinin belirtilmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2021/156 Esas, 2021/340 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.