YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15149
KARAR NO : 2023/872
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2013 tarihli ve 2013/223 Esas, 2013/629 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 106 ncı maddesinin
birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca çocuğun cinsel istismarı suçundan “2 yıl 11 ay
hapis”, tehdit suçundan neticeten 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2013 tarihli ve 2013/223 Esas, 2013/629 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve 2016/3105 Esas, 2020/3619 Karar sayılı kararı ile; “Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların yeniden düzenlenmesi ve mevcut haliyle sanığın olay gecesi “ben erkeklerden hoşlanırım” diyerek mağdurun yüzüne doğru eğilip öpmesi şeklindeki eyleminin ani ve kesintili şekilde gerçekleşip, süreklilik arz etmemesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi ve 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan hususlar nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Mağdurun soruşturma aşamasında alınan 15/04/2015 tarihli ifadesinde, üzerine doğru gelen sanığın “ben erkeklerden hoşlanırım” diyerek yüzüne eğilip kendisini öpmesi nedeniyle koşarak kaçarken sanığın “… kaçma yoksa seni öldürürüm” diyerek tehditte bulunduğunu beyan etmesi, kovuşturma aşamasında alınan 20/06/2013 günlü celsedeki ifadesinde ise, olaydan sonra kaçarken sanığın 100-150 metre ileride bekleyen tanık …’i çağırarak “… kaçıyor, gel” diye bağırmaya başladığını, tanık …’in de “… kaçma gel, seni öldürürüm” biçiminde sözlerle kendini tehdit ettiğini anlatması karşısında, mağdurun beyanları arasındaki çelişki giderilmeden ve mağduru tehdit edenin sanık mı, yoksa tanık … mi olduğu açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde tehdit suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
Tehdit suçu yönünden kabule göre de;Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5237 sayılı …nın 53. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,” şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2020/880 Esas, 2022/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 62 inci maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; tehdit suçundan aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sübuta ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay gecesi sanık …’ın mağdurun üzerine doğru gelerek “Ben erkeklerden hoşlanırım” dediği, yüzüne doğru eğildiği, bu esnada mağdurun sanığı itekleyerek “Ne yapıyorsun sen” dediği, sanığın mağduru boynundan öptüğü, mağdurun koşarak sanığın yanından ayrıldığı, mağdurun yanından ayrılmasından sonra sanık …’ın …’ye bağırarak “… kaçıyor buraya gel” dediği ve arkasından sanığın mağdur …’e “Kaçma gel buraya, yoksa seni öldürürüm” diyerek tehdit etmek suretiyle üzerine atılı suçları işlediği anlaşıldığından sanığın cezalandırılması cihetine gidilmiştir
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, bozma ilamı gereklerinin yerine getirildiği anlaşıldığından; kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2020/880 Esas, 2022/292 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.