YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15182
KARAR NO : 2023/446
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/431 Esas, 2022/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, müstehcenlik suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2022/495 Esas ve 2022/504 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla gönderdiği dilekçeyle dosyayı onaylatmak istediğini beyan etmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 261 ve 298 inci maddeleri gereği temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin annesinin sanık lehine olan beyanlarının dikkate alınmadığına, eylemin suç işlemek kastı ile icra edilip edilmediğinin şüphede kaldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece “Sanık … ile müşteki ….’ın yaklaşık 6 yıldır resmi nikah olmaksızın birlikte yaşadıkları, katılan S. K.’ın ise annesi olan müşteki …. ve sanık ile aynı evde beraber yaşadıkları, katılanın beyanında, birlikte yaşamaya başladıkları 2017 yılından itibaren sanığın kendisine ”çok güzelsin” şeklinde sözler söyleyip sarıldığını ve ifade verdiği tarih olan 22.10.2021 tarihinden 2 gün öncesine kadar farklı zamanlarda sanığın kendisine sarıldığını, özel bölgesini kıyafetini çıkarmadan ellediğini, 2020 yılında kendisinin nişanlandığını ve bunun üzerine sanığın kendisine ”seni kimseye yar etmem, nişanlından ayrılacaksın” dediğini, sanığın yine söz konusu istismar içeren hareketlerine bu sürede devam ettiğini, mağdurenin bu durumu daha önce yanında çalıştığı dosya tanığı ….’e anlattığı, ….’in de kendisine eğer böyle bir şey varsa polise eli boş gidemeyiz, elinde kanıt olması gerekiyor dediği, bunun üzerine mağdurenin sanığın kendisine karşı gerçekleştirdiği istismar eylemlerini ispat etmek maksadıyla, telefonunu odasında bulunan tül perdenin arkasına odanın içini görecek şekilde, telefonun kamerasını açık bırakıp sanığın eylemlerini kayda aldığı, bu görüntülerin sanığa sorulması üzerine, izletilen görüntülerde söz konusu sarılma ve öpme eylemlerinin tamamen baba şefkati ve evlat sevgisi ile yapılan sarılma ve öpmeler olduğunu ifade etmiş, sanığa söz konusu öpme ve dokunmalarının normal bir öpme ve dokunma olup olmadığı sorulduğunda, sanık söz konusu sarılma ve
öpmelerinin normal bir sarılma ve öpme olmadığını, bunu kendisinin de gördüğünü, fakat bu şekilde sarılma ve öpmeyi mağdurenin kendisinin istediğini, aksi takdirde mağdurenin kendisine kızıp küstüğünü ifade etmiş olup, video içeriklerinden açıkça anlaşılacağı ve sanığın kendisinin de söz konusu sarılma ve dokunuşlarının normal bir öpme sarılma olmadığını kabul ettiği görüntülerdeki sanığın mağdureye karşı olan eylemlerinin cinsel amaçlı dokunuşlar olduğu, mağdurenin sanığın eylemlerine tepki gösterdiği ve açık bir şekilde rızasının olmadığının anlaşıldığı, yine aşamalarda beyanları alınan dosya tanığı ….’in beyanlarının birbirleriyle tutarlı ve istikrarlı olduğu, ayrıca tanığın beyanlarının katılanın anlatımları ile uyumlu ve anlatımlarını doğrular ve destekler nitelikte olduğu, yine katılanın sanığa böyle bir iftira atması için herhangi bir neden bulunmadığı gibi, 22.10.2021 tarihli Çocuk İzlem Merkezi’nde alınan beyanları ile mahkemede alınan beyanlarının birbirleriyle uyumlu, tutarlı ve detaylı olduğu, katılanın anlatımlarının dosya kapsamında bulunan delillerle uyuştuğu anlaşılarak, sanığın mağdureye yönelik olarak cinsel amaçlı olarak öpme, kalçasına ve özellikle kıyafetleri üzerinde cinsel özel bölgelerine, göğüslerine dokunduğu, söz konusu eylemini ise değişik zamanlarda aynı kasıt altında tekrarlayarak cinsel istismar suçunu zincirleme biçimde işlediği, eylemlerini 2017 yılından 2021 yılına kadar sürdürdüğü anlaşılmakla, yapılan yargılama, toplanan deliller, 22.10.2021 tarihli Cd ve Ses Çözümleme Tutanağı, dosyadaki tüm tutanak kayıt ve belgeler, mağdur-katılan ve tanığın anlatımları ile sanığın savunması ve tüm dosya kapsamından, sanığın katılana yönelik işlediği sabit olan “çocuğun cinsel istismarı” suçundan eylemine uyan kanun maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın cezaevi aracılığıyla gönderdiği dilekçede dosyasını onaylatmak istediğini belirttiği, bu hususun temyizden vazgeçme anlamına gelmediği anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
2. Sanık hakkında kurulan hükmün gerekçe kısmında sanığın katılana karşı eylemlerinin katılanın henüz on beş yaşını doldurmadığı 2017 yılından 2021 yılına kadar sürdüğü kabul edilmesine rağmen, hüküm kısmında ilk suç tarihinin on beş yaşından önce olup olmadığı yönünde tespit yapılamadığı değerlendirilip, katılanın suç tarihi itibariyle on beş yaşını ikmal ettiği kabul edilerek hükümle gerekçenin çelişki oluşturması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2022/495 Esas ve 2022/504 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.