YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15267
KARAR NO : 2023/427
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2021/30 Esas, 2021/138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ile, 43 ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/1252 Esas, 2021/947 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve temsil kayyımı ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Adana Bölge Adliyesi Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve temsil kayyımı ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizleri üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06.06.2022 tarihli ve 2021/26337 Esas, 2022/5354 Karar sayılı kararı ile son eylem tarihinden önceki iddiaların gerçekleştiği hususunda yeterli delil olmadığından 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2022/378 Esas, 2022/313 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.11.2022 tarihli ve 9-2022/140391 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın suçu işlemediğine, raporların sanık lehine geldiğine, ikrarın uyuşturucu etkisi ile olduğuna, müşteki ile sanık arasında husumet bulunduğuna, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna ilişkindir.
2. Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi; eylemin zincirleme şekilde gerçekleştiğine, alt sınırdan uygulama ve takdiri indirim uygulamasının hatalı olduğuna, katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Sanık … ile eşi katılan …’in 10/01/2020 tarihinden yaklaşık 1 yıl kadar önce fiilen ayrı yaşamaya başladıkları, yine sanığın suç tarihi ve öncesinde yurt dışında çalıştığı, suç tarihinden yaklaşık 15 gün önce Türkiye’ye geldiği, eşi …’ten 10/01/2020 günü müşterek çocukları olan oğlu … … ve kızı … …’i kişisel ilişki hakkı kapsamında aldığı, oğlu … …’in rahatsızlanması üzerine oğlunu annesi olan katılan …’e geri bıraktığını, ancak kızı … …’in kendisinde kaldığını, aynı gün gece saat 02:00 sıralarında kızı … … ile beraber uyuduğu esnada sanığın kızının eşofmanını ve iç çamaşırını çıkardığı ve cinsel … ve dürtülerle kızı … …’in özel bölgelerine dokunduğu, cinsel organını kızının cinsel organına değdirdiği ve sürttüğü, bu sırada kızı … …’in uyandığı, sanığın mağdurenin alt kıyafetlerini giydirdiği somut, inandırıcı ve birbiriyle uyumlu delil niteliğindeki sanığın soruşturma aşamasındaki ikrara yönelik savunmaları, katılan … ve tanık …’nin beyanları, olayın ortaya çıkış şekli (10/01/2020 tarihli bu eyleminden sonra pişmanlık duyan sanığın kolluğa giderek suçunu itiraf etmesi üzerine olayın ortaya çıktığı) ve kolluk tutanaklarının içeriğine göre şüpheden uzak ve vicdani kanaat hasıl olacak şekilde sabittir.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi’nın dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Düzeltilerek onama sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe kısmen iştirak edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2022/378 Esas, 2022/313 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci – dördüncü maddeleri gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan … … kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 17.400 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.