Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/15285 E. 2023/829 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15285
KARAR NO : 2023/829
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2021 tarihli ve 2021/2704 Esas sayılı iddianamesi ile zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin,13.05.2022 tarihli ve 2021/276 Esas, 2022/179 Karar sayılı kararı ile sanığın zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 20.09.2022 tarihli, 2022/1245 Esas, 2022/1476 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci ve devamı maddeleri gereğince hakkında katılma kararı verilmeyen Bakanlık adına vekilin hükmü istinaf etme hakkı olmadığından reddine; sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, gerekçede bu çelişkilerin açıklanmadığına, aleyhe tanık beyanlarının da kendi aralarında ve mağdure beyanıyla da çelişki içerdiğine, aralarında husumet bulunduğuna, olayın sübut bulmadığına, telefon parasının ödenmemesi nedeniyle yaşanan tartışma sonucu şikayetçi olunduğuna, söz konusu telefonla yapılan iletişim tespitlerinin bir kısmının katılan … ile yapıldığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, duruşmalı olarak yapılacak incelemede kararın bozulmasına ilişkindir.

B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, sanığın asılsız husumet iddiasında bulunduğuna, iletişim kayıtları tespitinden sonra asılsız olarak katılan … ile ilişkisi olduğuna ilişkin savunmada bulunduğuna, mağdurenin yaşının küçük olması nedeniyle beyanlarında çelişkiden söz edilemeyeceğine, sanığın, on iki yaşından küçük mağdureye zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan üst sınırdan cezalandırılması, ayrıca zincirleme şekilde cinsel taciz suçu bakımından da ayrıca üst sınrıdan ceza cihetine gidilmesi gerektiğine ilişkindir.

C. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, asılsız iddialarda bulunduğuna, tanık beyanları ve dosyadaki tutanaklarla, iletişim kayıtlarıyla, belgelerle örtüşmediğine, sanığın daha sonradan tanıklarla husumet iddiasında bulunduğuna, mağdurenin yaşının küçük olması nedeniyle beyanlarında çelişkiden söz edilemeyeceğine, sanığın, on iki yaşından küçük mağdura yönelik zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan üst sınırdan cezalandırılması, ayrıca zincirleme şekilde cinsel taciz suçu bakımından da üst sınırdan ceza cihetine gidilmesi gerektiğine, eylemler farklı zamanlarda işlendiğinden çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiğine, istinaf mahkemesi kararının yeterli gerekçe içermediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; ”Aynı köyde ikamet eden mağdur ile sanığın aralarında sevgili olduklarına dair birtakım dedikoduların olduğu, mağdurun anne ve babası olan katılanlar ile anneannesi tanık …’ün mağduru kadın doğum doktoruna muayene ettirmek amacıyla götürdükleri, doktorun mağdurun kızlık zarının yırtıldığını kendilerine söyledikleri iddiasıyla kolluk görevlilerine başvurmaları üzerine soruşturma başlatıldığı, sanığın mağduru evlerinin demir kapısının bulunduğu yer ile evin bodrum katı niteliğinde olan karanlık bölümde öperek, göğüslerine dokunarak, sarılarak, ani ve kesintili olarak değerlendirilemeyecek eylemleri ile sarkıntılık boyutuna aşan ölçüde değişik zamanlarda, birden fazla kez cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirdiği, üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği” şeklindeki gerekçe ile kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmekle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 20.09.2022 tarihli ve 2022/1245 Esas, 2022/1476 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.