Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/15297 E. 2023/672 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15297
KARAR NO : 2023/672
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Katılan mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden; usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir.

Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden, Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” ve 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasında bulunan “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda 291 inci maddesinin birinci fıkrasındaki temyize ilişkin on beş günlük kanuni sürenin belirtilmesinin yanı sıra süresinde verilen temyiz dilekçesiyle talep edildiği takdirde gerekçeli hükmün tebliğinden işlemeye başlayan yedi günlük süresi içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmesinin zorunlu olduğuna dair 295 inci maddesinin birinci fıkrasının da yer alması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanık müdafiin temyiz dilekçesinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2021 tarihli ve 2021/33 Esas, 2021/64 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/2792 Esas, 2021/2086 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii ile katılan mağdur vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Trabzon Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyizleri üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli ve 2022/3493 Esas, 2022/5258 Karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazları reddedilerek “İstinaf incelemesinde, sanık hakkında ilk derece mahkemesince 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin tatbik edilmemesine yönelik değerlendirme yapılırken, denetime elverişli gerekçe içerecek şekilde hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyip, anılan maddenin uygulanmamasına ilişkin bölümün hükümden çıkartılarak yerine, kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımayan “Eylemin gerçekleşme şekli nazara alınarak sanık hakkında TCK’nın 62. maddesi kapsamında takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi,…” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

4. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.09.2022 tarihli ve 2022/2074 Esas, 2022/1902 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 14 yıl 2 ay karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.11.2022 tarihli ve 9-2022/140275 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan mağdur vekilinin temyiz istemi; katılan mağdur vekili temyiz dilekçesinde temyiz sebebi göstermemiştir.

2. Sanık müdafiin temyiz istemi; kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, sanığın mağduru evinin içerisine götürüp istismar eyleminde bulunduğu iddiasının asılsız olduğu ve mağdura karşı karşı her zaman ağabey gibi yaklaştığı, sanığın kendi ülkesinden savaş, kadınlara yönelik haksızlıklar, cinsel saldırıların yaygın olması gibi sebepler ile ayrılarak ülkemize sığındığı, bu nedenle on iki yaşındaki bir çocuğa karşı iddia edilen eylemleri gerçekleştirerek ona zarar vermesinin mümkün olmadığı, dosya kapsamındaki raporlara atıfta bulunarak mağdurun beyanlarının sağlıklı olmadığı ve bu nedenle beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği açıkça ortaya konulduğu için mağdur beyanları dikkate alınarak sanığın cezalandırılmasının hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre özetle;

Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde mağdurun sanığa ait köpeği görmek üzere sanığın evinin bahçesine geldiği, burada sanık ile mağdurun bir müddet sanığın ikametindeki bahçede yavru köpek ile ilgilendikleri, sonrasında sanığın mağduru eve götürerek girişte bulunan odadaki kanepeye yatırdığı, akabinde sanığın, üzerindeki kıyafetleri çıkararak kendi cinsel organını mağdur çocuğun anal bölgesine sokarak cinsel istismarda bulunduğu, dosya arasında bulunan Sivas Numune Hastanesinin 01.12.2020 tarihli raporunda, mağdur çocuğun anal bölge baskısında ekimoz, morluk ve fissür mevcut olduğunun tespit edildiği, yine Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi Başkanlığının 29.01.2021 tarihli raporunda mağdurun külodunun üzerinde ve eşofman altında ve mağdurdan alınan sürüntü örneklerinde sperm hücresinin sanığa ait DNA profili ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, yine katılan …’nin, mağdur çocuğun olay günü eve kıyafetleri kirli bir şekilde geldiğini ve poposunda kızarıklar gördüğünü beyan ettiği, mağdur çocuğun kendisinden yaşça oldukça büyük olan sanığa böyle bir konuda iftira atmasını gerektirir herhangi bir somut nedenin bulunmadığı gibi mağdurun yaşı itibariyle de böyle bir konuda iftira atabilecek konumda bulunmadığı, mağdurun aşamalardaki anlatımlarının olay, yer, zaman ve mekan yönünden kopukluk arz etmediği, olaya ilişkin annesine ve Çocuk İzlem Merkezindeki sosyal çalışmacıya anlattığı hususların birbiriyle örtüştüğü, mağdurun henüz on iki yaşını bitirdiği ve hafif düzeyde zeka geriliği bulunduğu gözetildiğinde yaşamadığı bir olayı bu kadar ayrıntılı bir şekilde ifade edebilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dosyada yer alan ve yukarıda ayrıntıları açıklanan adli görüşme değerlendirme raporundaki tespitler gözetildiğinde, mağdur çocuğun beyanlarına itibar edilmemesini gerektirir herhangi bir sebebin bulunmadığı, sanığın suç tarihinde on iki yaşını doldurmuş olan ve Hafif Derecede Zeka Geriliği tanısı bulunan mağdur çocuğa karşı organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği kabul edilmiştir.

2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin tatbik edilmemesine yönelik değerlendirme yapılırken, denetime elverişli gerekçe içerecek şekilde hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyip, anılan maddenin uygulanmamasına ilişkin bölümün hükümden çıkartılarak yerine, kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımayan “Eylemin gerçekleşme şekli nazara alınarak sanık hakkında TCK’nın 62. maddesi kapsamında takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozularak dosyanın Dairemize geldiği, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yeniden incelemede sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasını engelleyen bir durumun bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükümde sanık hakkında 62 nci madde uygulanarak yeniden hüküm kurulduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan mağdur vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiş ve bu nedenle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Müdafiin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 17 yıl hapis cezası olarak belirlenen temel ceza üzerinden aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sonucu “14 yıl 2 ay hapis cezası” yerine “14 yıl 2 ay karşılığı adli para cezası” yazılması şeklindeki maddi hata hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yargılama yapılarak sanık hakkında hüküm kurulmasına karşın gerekçeli karar başlığında kurulan hükmün “İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTEREK ESASTAN REDDİ” şeklinde yazılması hukuka aykırı bulunmuş ve bu nedenlerle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdur vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,

B. Sanık Müdafiin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Gerekçenin (B) bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.09.2022 tarihli ve 2022/2074 Esas, 2022/1902 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin iki ile dördüncü fıkraları gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan “…14 YIL 2 AY KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,…” ibaresi çıkartılarak yerine “…14 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,…” ibaresinin eklenmesi ve gerekçenin (B) bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle gerekçeli karar başlığında yer alan “İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTEREK ESASTAN REDDİ” şeklindeki ibarenin karardan çıkartılması

suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2023 tarihinde karar verildi.