YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15303
KARAR NO : 2023/538
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2018/6984 iddianame numaralı, 13.11.2018 tarihinde tanzim edilen iddianame ile; Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2 İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/507 Esas, 2019/85 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan mağdure Özlem’e karşı, nitelikli cinsel saldırı suçundan beraatine karar verilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2021 tarih, 2019/1695 Esas, 2021/1417 Karar sayılı kararıyla esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talepleri
Sanığın katılana karşı atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, yerel mahkemenin hüküm kurarken delil ve ifadeleri yeterince araştırmadığına, dosya kapsamında mübrez mesaj içeriklerinden de anlaşılacağı üzere katılan tarafından sanığa gönderilen “Resmen bana tecavüz ettin, sustuysam korkaklığımdan, zorla götürdün adi…” şeklindeki mesajlardan eylemin rıza ile gerçekleşmediğine, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki nitelikli cinsel saldırı suçunun maddi ve manevi unsurları oluşmuşken verilen beraat kararının usule ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın 102 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince üst sınırdan ve indirim uygulanmaksızın cezalandırılmasına, istinaf mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesi tarafından; “Evli olan sanığın, evli olan katılan ile 26.11.2016 tarihinde Facebook sosyal paylaşım internet sayfasından tanıştığı sanık ile katılanın yazıştıkları, buluşmaya karar verdikleri ve katılan ile sanığın 30.11.2016 tarihinde saat 23:30 sıralarında İzmir Bozyaka Semti’ndeki … isimli iş yerinde buluşarak beraber kahve içtikleri ve akabinde sanığın katılanı evine bıraktığı, sonrasında sanık ile katılan arasında yazışmaların devam ettiği, sanığın katılanı buluşmak için çağırdığı, katılanın ticari taksi ile buluşma yerine gittiği, taksinin parasını sanığın ödediği, sanık ile katılanın birlikte günlük kiralanan daireye gittikleri, sanığın katılanın yanında saatlik olarak kiralanan dairenin anahtarını kiralayandan aldığı, sanık ile katılanın günü birlik kiralık bir dairede katılan ile 2 kez cinsel ilişkiye girdiği, katılanın günlük kiralık evin anahtarı alınırken, evin içinde herhangi bir tepki göstermediği, bağırmadığı, yardım istemediği, ilişkiden sonra sanık ve katılanın evden ayrılıp birlikte minibüse bindikleri, katılanın kendisinin evine döndüğü” kabul edilmiştir.
Mahkeme; her ne kadar sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ve katılan beyanlarında sanık ile aralarındaki cinsel ilişkinin zora dayalı olduğunu belirtmiş ise de; katılanın sanık tarafından günü birlik kiralanan eve kendisinin gitmesi, ilişki öncesinde ilişki sırasında ya da ilişki sonrası yardım istememesi, bağırmaması, ilişkiden sonra sanık ile aynı minibüse binerek evine gitmesi, iç beden muayenesini yaptırmaması ve GSM hattının detaylarının incelenmesine rıza göstermemesi, sanık tarafından sunulan telefon kayıtlarının incelenmesi sonucu verilen bilirkişi raporundaki tarafların birbirlerine gönderdikleri mesajların içeriği hususları dikkate alındığında katılan ile sanık arasındaki cinsel ilişkinin zorla olduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden; sanık …’ın üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği sabit olmadığından beraatine karar vermiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanıkların aşamalardaki savunması, katılanın aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilere uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 07.10.2021 tarihli ve 2019/1695 Esas, 2021/1417 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.