Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/15314 E. 2023/536 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15314
KARAR NO : 2023/536
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2018 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2018/238 Esas, 2018/267 Karar sayılı kararı ile; sanık …’ın sabit görülmeyen atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.

3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 27.10.2021 tarihli ve 2019/1464 Esas, 2021/1127 Karar sayılı kararı ile; sanık … hakkında mağdure Büşra’ya karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarih ve 2018/238 Esas, 2018/267 Karar sayılı ilamı ile verilen beraat hükmüne ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi özetle; “Cinsel suçlar suç failleri tarafından gizli bir şekilde ve tanık bulunmaksızın işlenmektedir. Mağdurenin beyanlarına itibar edilmesi suçun ortaya çıkarılması ve faillerinin cezalandırılması için elzemdir. Bu hususun yanı sıra mağdurun kadın ve çocuk olduğu da dikkate alındığında iftira atması için geçerli bir sebebi de bulunmamaktadır. Tüm bu çerçevede değerlendirilecek olursa sanığın eylemlerini kesintisiz ve kesin bir biçimde gerçekleştirdiği göz önüne alındığında sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerekir” şeklindedir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurenin sanıklardan …’nın torunu, …’ın yeğeni (Kardeşinin kızı), …’in de amcasının kızı olduğu, olay tarihinden önce mağdurenin annesi ile babasının boşanıp ayrı yaşamaları nedeniyle mağdurenin babaannesi …’ın yanında kaldığı …’ın mağdure ile sözünün kesilmesini müteakip mağdureye yaklaşarak sarılıp boynundan, yanağından ve dudağından öptüğü, ancak mağdurenin buna karşı koyduğu, bu durumu mağdurenin arkadaşına anlattığı, arkadaşının da polise haber vermesi üzerine olayın ortaya çıktığı kabul edilmiştir.
Sanık …’ın da yukarıda izah edildiği gibi oğlu … ile mağdurun birlikteliklerini sağlayarak cinsel istismar suçuna iştirak ettiğinden bahisle hakkında kamu davası açılmış ise de …’ın sanık …’in babası olması dışında suça iştirak ettiği hususunda hiçbir delil bulunmadığı, inancına varılmış, aksi yöndeki savunmalara itibar edilmeyerek sanık …’ın beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıklardan Murat’ın beraatine ilişkin ilk derece mahkemesi hükmünün dosya kapsamına ve hukuka uygun olması nedeniyle bu husustaki istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılan Bakanlık Vekilinin Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 27.10.2021 tarihli ve 2019/1464 Esas, 2021/1127 Karar sayılı kararı katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.02.2023 tarihinde karar verildi.