Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/15328 E. 2023/539 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15328
KARAR NO : 2023/539
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında cinsel saldırı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce Cumhuriyet Başşsavcılığı’nın 05.11.2019 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında …’a yönelik eylemler nedeniyle kasten yaralama, … ….’a yönelik eylemleri nedeniyle cinsel saldırı suçundan dava açılmıştır.

2. Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.202l tarihli kararı ile sanık hakkında …’a yönelik cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi ile 62, 53 ve 58 inci maddelerince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, …’a yönelik kasten yaralama suçundan, 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve adli emanetin 2018/2034 sırasında kayıtlı suç eşyalarının 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.12.2021 tarihli ve 2021/2252 Esas, 2021/2225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminde;
“1. Mağdur … şikayetinden vazgeçtiğinden dolayı düşme kararı verilmelidir.
2. Müvekkil olay esnasında bıçak kullanmamıştır, bu sebeple alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirecek bir husus söz konusu değildir.
3. Müvekkil lehine iyi hal indirimi uygulanmamıştır.
4. Müştekiler ve mağdur davayı takip etmemiş ve önem vermemiştir.
5. Dosyada soyut iddialardan başka delil bulunmamaktadır.
6. Mağdurun yanında erkek arkadaşı varken müvekkil tarafından cinsel saldırıya uğraması hayatın olağan akışına aykırıdır.
7. Mağdur …’un cinsel saldırıya uğradığına dair herhangi bir rapor bulunmamaktadır.”
şeklindeki gerekçelerle kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; kavga olduğunun anons edilmesi üzerine 48-32 kod nolu ekibin mahale intikal etmesiyle dosyada adı geçen mağdurlar ve sanık arasında gerçekleşen kasten yaralama ve mağdur …’a yönelik cinsel saldırı eylemine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
… ve …’ın, …’ ya ait ofiste kalmaya karar verdikleri, …, … ve …’nun aynı oda içerisinde kaldıkları, sabah saatlerinde …’un ofis içerisindeki lavaboya geçtiği esnada …’nun da lavaboya gelerek …’u öpmeye çalıştığı, …’un direnmesine rağmen …’nun …’u boynundan zorla öptüğü akabinde …’ un lavabo kısmından kaçarak ofis içerisine geldiği, …’nun ofisin mutfak kısmında olup adli emanetin 2018/2034 sırasına kayıtlı bıçağı …’a göstererek susmasını istediği ancak …’un bağırması üzerine …’nun bıçakla …’un kulağına vurarak kulağından … raporunda belirtildiği şekilde yaraladığı, bu sırada da …’nun …’u yakalayarak öpmeye devam ettiği, yaşanan tartışma üzerine …’ın uyandığı, … ve … arasında boğuşma yaşandığı, boğuşma
sırasında …’nun elindeki bıçak ile …’ı yaraladığı, …’ın da …’nun kafasına şişe vurmak sureti ile …’yu yaraladığı, kolluk tarafından düzenlenen olay tutanağında; yapılan incelemede ofiste boş alkol şişeleri, kırılmış soda şişeleri, ofis içerisinde sehpanın altında muhtemelen olayda kullanıldığı düşünülen bıçaklar, ofisin muhtelif yerlerinde kan izi olduğunun belirtildiği, yine kolluk tarafından düzenlenen olay yeri inceleme raporunda, işyerinin kapısının kilitli olmadığı, işyerinde biri girişte solda, diğeri karşı cam kenarında olmak üzere iki adet ofis masası olduğu, ofis masası ön tarafları ve mutfak kısımlarında kısmen yoğun, kısmen damlalar şeklinde kan lekeleri olduğu, işyerinin karışık ve dağınık olduğu, koltuk arkasında kırılmış vaziyette 2 parça plastik süpürge sapı olduğunun belirtildiği görülmüş olup, her ne kadar sanık … üzerine atılı cinsel saldırı suçunu kabul etmemiş ise de, olaydan hemen önce birlikte eğlenerek alkol alan taraflar arasında herhangi bir husumet bulunmadığı gibi …’nun bu yönde de herhangi bir iddiası olmadığı, olayın alkollü eğlencenin bitimi taraflar uyuduktan sonraki zaman diliminde meydana geldiği hususları ile olayın oluşu bir bütün halinde değerlendirildiğinde, …’nun beyanlarına itibar edilmemiş olup yukarıda ayrıntılar ile belirtildiği üzere mağdur-sanık …’nun …’a sarılarak boynundan öptükten sonra direnç gösteren mağdur …’a silahtan sayılan bıçağı çekerek direnişi kırmak istediği, bu sırada atılı suçun unsuru olacak şekilde mağdur …’u yaraladığı, tekrar vücuduna dokunup öpmek sureti ile üzerine atılı “cinsel saldırı” suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, bir isabetsizlik görülmediğinden bahisle istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları, savunma, adli muayene raporları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, mağdurenin ofis içerisindeki lavaboya geçtiği esnada sanığın da lavaboya gelerek mağdureyi öpmeye çalıştığı, mağdurenin direnmesine rağmen sanığın mağdureyi boynundan zorla öptüğü akabinde mağdure lavabo kısmından kaçarak ofis içerisine geldiği, sanığın ofisin mutfak kısmında olup adli emanetin 2018/2034 sırasına kayıtlı bıçağı mağdureye göstererek susmasını istediği ancak mağdurenin bağırması üzerine sanığın bıçakla mağdurenin kulağına vurarak kulağından … raporunda belirtildiği şekilde yaraladığı, bu sırada da sanığın mağdureyi yakalayarak öpmeye devam ettiği biçiminde kabul edilen eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen temel halini aşarak 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi kapsamına girdiği ve cinsel saldırının nitelikli halini oluşturduğu, eylemi şikayete tabi olmaktan çıkardığı anlaşıldığından kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve “Sanığın adli sicil kaydına yansıyan geçmişi, belirlenen olumsuz kişilik özellikleri, cezanın uyarma amacı doğrultusunda umulan yarar ve varılan kanaate göre tahfif sebeplerinin oluşmadığı anlaşıldığından” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaları toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafıinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesinin, 24.12.2021 tarihli ve 2021/2252 Esas, 2021/2225 Karar sayılı kararında sanık müdafıince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.02.2023 tarihinde karar verilmiştir.