YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15332
KARAR NO : 2023/170
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
1
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2019/142 Esas, 2019/367 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 102/3a,53,58 maddeleri uyarınca 21 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2019/2140 Esas, 2020/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının sanık müdafii, katılan vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.12.2021 tarihli ve 2021/14474 Esas, 2021/10313 Karar sayılı kararı ile özetle “İlk derece mahkemesince suça konu CD içeriklerinin Yargıtay denetimine açık olacak şekilde bizzat incelenmesinden veya tayin edilecek uzman bilirkişiler aracılığıyla izlenerek görüntülerden hareketle organ sokma eyleminin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda kesin bir tespit yapılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayini ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve 2022/165 Esas, 2022/325 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı TCK’nın 102/2, 102/3a, 53,58 maddeleri uyarınca 21 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1-Sanık müdafii ile sanığın temyiz istemi; sübuta, eksik incelemeye (raporun adli tıp veya heyet bilirkişiden alınması) ve vasfa (teşebbüs, basit cinsel saldırı) yöneliktir.
2-Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; teşdit ve vekalet ücretine yöneliktir.
3-Katılan vekili ise süre tutum dilekçesi verdikten sonra temyize cevap dilekçesi vererek onama talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Yapılan yargılama neticesinden sanığın üzerine atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verilmiş ve istinaf başvuruları bölge adliye mahkemesince reddedilmiştir.
2
3. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün onamasına cinsel saldırı suçu yönüyle kurulan hükmün ise eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında; katılanın sanığın taksisine bindiği, alkolün etkisiyle sızarak uyuyakaldığı, sanığın arabayı ıssız bir alana götürdüğü, sanığın 3 saat boyunca katılana nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu, mağdurun doktor raporu bulunmasa da, dinlenen tanık anlatımlarının ve araç içi kamera kayıtlarının katılanın oluşa uygun anlatımlarını doğrulamış olması karşısında, sanığın katılanın kendisi ile rızası ile birlikte olduğu yönündeki suçtan kurtulmaya yönelen savunmasına itibar edilmemiş olup, her ne kadar iddianamede eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı iddiası var ise de, bilirkişi raporu ve görüntü kayıtları dikkate alındığında; katılanın da eylem sırasında kendisini savunamayacak şekilde alkolün etkisiyle bilincinin yerinde olmaması nedeniyle, yaklaşık 3 saat boyunca devam eden eylemde sanığın cinsel organını katılanın ağzına soktuğu, parmağını anal bölgesine soktuğu ve bilirkişi raporuna göre cinsel organını katılanın cinsel bölgesine soktuğu, katılanın pozisyonu ve sanığın hareketleri nedeniyle bu hususta tereddüt bulunmadığı, mağdur katılanı istediği yerden başkaca ıssız ve tenha bir yere götürmesi, sanığın eylemi gerçekleştirdiği sürenin uzunluğu ve meydana gelen zarar nedeniyle alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayini yapılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurun aşamalardaki beyanları, bilirkişi raporu, sanık savunması ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi nazara alınarak sanık … müdafisinin eksik araştırmaya, sübuta, vasfa ve sair hususlara yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
1. Dosya kapsamı ile bölge adliye mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanık hakkında üst hadden ceza verilmesini gerektiğine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
C. Katılan Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Katılan vekilinin süre tutum dilekçesinden sonra 27.09.2022 tarihinde onama talepli dilekçe gönderdiği görülmekle süre tutum dilekçesi temyiz talebi olarak değerlendirilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve 2022/165 Esas, 2022/325 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak
3
yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.