Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/15360 E. 2023/835 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15360
KARAR NO : 2023/835
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, hükümlerin niteliği ve talep hakkı bulunmamasına göre 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2012 tarihli ve 2012/293 Esas, 2012/311 sayılı kararı ile verilen görevsizlik kararından sonra Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2012/855 Esas, 2013/711 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel saldırı suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis cezasına karar verilmiştir.

2. Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2012/855 Esas, 2013/711 Karar sayılı kararının katılan mağdure vekili ile sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 23.06.2020 tarihli ve 2016/2212 Esas, 2020/2597 Karar sayılı kararı ile “Mağdure hakkında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 19.03.2013 tarihli raporun içeriği itibarıyla yetersiz olması karşısında, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Yükseköğrenim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerce, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyete mağdurenin dava dosyasıyla birlikte sevk edilerek suç tarihi itibarıyla herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bu durumun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayanlar veya kendisini tanıyanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, tespit edilen zekâ durumunun kendisine yönelik cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine etkisi bulunup bulunmadığı, eylemlere karşı beden veya ruh bakımından mukavemete muktedir olup olmadığı hususlarında yeniden rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2020/420 Esas, 2022/721 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel saldırı suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri:
Kararın tüm yönleriyle usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdurenin olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunmadığına bu sebeple mağdureye vasi atanmış bulunduğuna, mağdure hakkında bozma kararından önce aldırılan rapor içeriği ile bozma sonrası aldırılan rapor içeriklerinin çelişkiler içermesi sebebiyle Adli Tıp Genel Kurulundan çelişkilerin giderilmesi için yeniden rapor aldırılması gerektiğine, sanığın savunmaları arasında çelişkiler bulunduğuna, olayın üzerinden geçen süre nazara alındığında olaya yakın tarihte aldırılan raporun hükme esas alınması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde mağdurenin ailesinin baskılarından sıkılarak evden kaçmayı kafasına koyup tartıştığı annesi ile aralarında geçen tartışma sonrasında evden kaçarak amaçsız bir şekilde … … Caddesinde … … … yakınlarına gelerek gezindiği bir sırada sanığın kendisine … mi

aradığını sorması üzerine aralarında diyalog geliştiği ve bu diyalog sırasında mağdurenin konuşmalarında evden kaçtığını anlayan sanığın mağdureyi taksisinde alıkoyarak vücudunu ve cinsel organlarına temas ettiği daha sonra mağdureyi evinin yakınında bıraktığı, bu olaydan birkaç gün sonra sanığın mağdureyi tekrar telefonla arayarak evinin yakınında buluşmak üzere randevu verdiği, mağdurenin bunun üzerine randevu verilen yere gittiği, sanığın burada mağdureyle tekrar konuşarak mağdureyi aracına alarak ıssız bir sokağa götürüp burada cinsel arzularını nitelikli hal oluşmayacak şekilde tatmin ettiği bu eylemlerle ilgili açılan kamu davasının bozma sonrası yargılama aşamasında aldırılan Ankara Şehir Hastanesinin 24.08.2021 tarihli raporuna göre, mağdurenin alınan anamnezi, geçmiş tıbbi öyküsü ve yapılan ruhsal durum muayenesi ve … testi sonucu mağdurede “Hafif Mental Retardasyon” tanısı bulunduğu, bu durumun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayanlar ve kendisini tanıyanlarca anlaşılabileceği, beyanlarına itibar edilemeyeceği, tespit edilen … durumunun kendisine yönelik cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine olumsuz etkisinin bulunduğu, eylemlere karşı ruh bakımından mukaveteme muktedir olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece alınan rapor içerik itibariyle yeterli görülmediğinden İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 6. İhtisas Kurulundan yeniden aldırılmış ve 23.05.2022 tarihli raporun sonuç bölümüne göre, mağdurenin 20.05.2022 tarihinde yapılan muayenesinde ” Sınır-Hafif Derecede … Geriliği” tespit edildiği, bu … geriliğinin mağdureyi bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına, bu olayda fiile ruhsal yönden mukavemet etmesine ve beyanlarına itibar edilmesine mani olacak mahiyet ve derecede olmadığı, dolayısıyla; …’nun 21.05.2012 tarihinde mağdureyi bulunduğu olayda, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğu, kendisinde mevcut olan bu … geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilebileceğine dair kanaat belirtilmiştir. Mağdurenin suç tarihinde on sekiz yaşından büyük olduğu, sanığa atılı eylemleri suç teşkil edebilmesi için mağdurenin vücuduna dokunma eylemlerinin mağdurenin isteği dışında tehdit ve zor kullanarak gerçekleşmesi gerektiği mağdurenin sınır … kapasitesinde olmakla birlikte mağdureyi bulunduğu eylemlere karşı mukavemete muktedir bulunduğu, sanığın eylemlerini mağdurenin rızası dışında tehdit veya zorla işlediğine dair iddianın dışında her türlü şüpheden uzak cezalandırılmasına yeter derecede kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve sanığın atılı suçları işlediği sabit olmadığından beraatine karar verildiği belirlenmiştir.

2. Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, sanığın savunmaları, mağdure beyanları, tanık anlatımları, mağdure hakkında aldırılan tüm rapor içerikleri, emniyet evrakları, olaya dair tüm tutanaklardan ibarettir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine ve raporlar içeriklerine göre, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2020/420 Esas, 2022/721 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.