Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/15373 E. 2023/646 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15373
KARAR NO : 2023/646
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2012 tarihli ve 2011/102 Esas, 2013/139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)

102 nci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (d) bendi, birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2012 tarihli ve 2011/102 Esas, 2013/139 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 24.12.2019 tarihli ve 2019/1958 Esas, 2019/13556 Karar sayılı kararı ile “Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanun’un 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2020/35 Esas, 2020/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılı suretiyle cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2020/35 Esas, 2020/343 Karar sayılı kararının O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.05.2022 tarihli ve 2021/19461 Esas, 2022/4224 Karar sayılı kararında “Mağdurenin aşamalardaki samimi ifadeleri, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın, mağdurun boğazına dayadığı çakı ile mağduru salona götürerek, mağdurun bacakları üzerine oturup cinsel organını dışarıya çıkarmadan pantolonun içerisinden mağdurun karnına doğru sürtmesi ve mağduru dudaklarından öpmesi şeklinde sübuta eren eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aştığı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/364 Esas, 2022/422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanıktaki mevcut akıl hastalığının 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında olma ihtimalinin bulunduğu, mevcut raporlarla söz konusu bu şüphelerin giderilemediği, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’ün olay günü şikayetçi ….’ın ikamet etmiş olduğu adrese geldiği, bu esnada bahçede bulunan şikayetçinin evinin içerisinde tıkırtı sesleri duyması içeriye girdiğinde sanığın, şikayetçinin arkasından sarılarak şikayetçinin ağzını kapattığı ve ele geçmeyen ve 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi kapsamında silahtan sayılabilecek çakı bıçağını şikayetçinin boğazına dayadığı ve şikayetçiyi başından tutup sürükleyerek salona götürdüğü, boğuşma esnasında şikayetçinin yere düşmesi üzerine sanığın şikayetçinin bacakları üzerine oturup, cinsel organını dışarıya çıkarmadan pantolonun içerisinde şikayetçinin karnına doğru sürttüğü ve şikayetçiyi dudaklarından öptüğü, şikayetçinin sanığı göğsünden iteklediği fakat tekrar sanığın şikayetçiyi öpmeye başladığı, bunun üzerine şikayetçinin bağırmaya başladığı ve bu esnada kapının vurulduğu, şikayetçinin sanıktan kurtulmak için eşinin kapıya geldiğini sanığa söylediği, kapının ısrarla çalınması üzerine sanığın şikayetçinin üzerinden kalkarak ön kapıdan kaçarak gittiği, sanığın şikayetçiye yönelik davranışlarının ani ve kesintili bir hareket niteliğinde olmayıp bir süre devam ettiğinin anlaşıldığı, sanığın eylemine kendiliğinden değil kapının ısrarlı bir şekilde çalması sonucunda son verdiği dikkate alındığında sanığın eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aştığı mahkemece kabul edilmiştir. Sanık hakkında alınan en son rapor olan Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin 28.09.2012 tarih ve 720 sayılı raporunda sanığın üzerine atılı sulara ilişkin ceza sorumluluğunun tam olduğunun bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın akıl sağlığına ilişkin alınan raporlar sonucunda mahkemenin takdir ve kanaatinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/364 Esas, 2022/422 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.