Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/15508 E. 2023/532 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15508
KARAR NO : 2023/532
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan mağdure …’a karşı, çocuğun cinsel istismarı ve suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2019 tarihli, 2019/1075 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel taciz suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi 17.10.2019 tarihli ve 2019/175 Esas, 2019/409 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan mağdure …’a karşı, çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir. Cinsel taciz suçundan ise 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiştir.

3. Sanık hakkında katılan mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 10.12.2021 tarih, 2019/2985 Esas, 2021/1918 Karar sayılı kararıyla esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Talepleri
Suça sürüklenen çocuğun beyanlarının çelişkili olduğu, dosyadaki mesaj çıktılarından suça sürüklenen çocuğun mağdureyi mesajla da taciz ettiğinin sabit olduğu, tanık ifadelerinin ve mağdure ifadelerinin uyumlu olduğu, müsnet suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği, hususlarına ilişkindir.

2. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talepleri
Mağdurenin detaylı ve tutarlı beyanları ile bu beyanları doğrulayan mesaj kayıtları, tanık ifadeleri ve okulun psikolojik danışman ve rehber öğretmeninin raporu ile suça sürüklenen çocuğun müsnet suçu işlediğinin sabit olduğu, mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği, hususlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; “Her ne kadar 19/05/2018 olan suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olan … yine 12-15 yaş aralığında olan katılan …’ı antrenman var diyerek spor salonuna çağırdığı, soyunma odasının kapısını kilitlediği, katılanın kıyafetlerini çıkarmaya çalıştığı ancak katılanın tekme atarak odadan kaçtığı, … katılanı kovalayıp yol kenarında yakaladığı, zorla eşofmanını indirmeye çalıştığı, ancak yine katılanın tekme atarak … elinden kurtulup oradan uzaklaştığı iddiasıyla … cinsel istismar suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ve tanık … alınan beyanında … mağdura tecavüz etmeye çalıştığını kendisine söylediğini beyan etmiş ise de, … olay gününde her ikisinin sporcu olması nedeniyle tesadüfen kapalı spor salonunun önünde karşılaştıklarını, salonun kilitli olması nedeniyle kendisinin arkadaşı ile futbol sahasında maç yaptığını, mağdure ile aralarında cinsel anlamda bir şey yaşanmadığını, mağdurenin bir ara kendi bacağına dokunmaya çalıştığını, …’nin bu olayı gördüğünü beyan etmiş, … 19/11/2018 tarihli … rapornda da belirtildiği üzere farik-mümeyyiz olduğu, tanık …’nin alınan beyanında ise olay gününde … … bacağına dokunduğunu gördüğünü ancak başkaca bir şey görmeden oradan ayrıldığını beyan ettiği, Tanık … olaya ilişkin görgüsünün bulunmadığı yalnızca … kendisine anlattığını ifade ettiği, olayın üzerinden yaklaşık 7 ay sonra mağdurenin olayı başkalarına anlattığı, mağdurenin öğretmenine anlattığı ifadeler ile savcı huzurundaki ifadeler arasında katılanın ilk beyanında …’den kaçarken, dişinin kırıldığını beyan etmesine rağmen alınan rapor sonucunda katılanın dişinin zaten sallandığını olayın ertesi günü kendisinin çektiğini belirtmesi gibi çelişkiler bulunması, bazı çelişki sebeplerinin (kendisini eniştesinin kurtarması gibi) gördüğü rüyaları gerçek gibi anlatmış olmasından kaynaklandığı, tanık …’nin mağdurun anlatılarında belirttiği olaylara ilişkin görgüsünün bulunmaması, İddia olunan olay tarihinin 19 Mayıs olması nedeniyle spor salonunun katılanın beyanının aksine kapalı olması, salonda görevli tanık … alınan beyanında salonun olay tarihinde tatil oması nedeniyle kapalı olduğunu ve anahtarın kimsede bulunmadığı belirtmesi, mağdurun camı kırdığına yönelik iddiasına rağmen sonradan kırıp kırmadığını hatırlamadığını söylemesi ve bahse konu camda kırık olmadığının tespiti, katılan ile … karşılaştıkları çim sahasının çevresinin açık olması, herkesin kolaylıkla girip çıkabilmesi nedeniyle mağdurun iddia ettiği cinsel saldırı eyleminin gerçekleşmesi için uygun koşulları sağlayan bir yer olmaması, … suçlamaları kabul etmemesi ve tanıkların katılanın beyanlarını doğrular nitelikte bir görgülerinin olmaması birlikte değerlendirildiğinde mağdurenin soyut ve sürekli değişen çelişkili beyanları haricinde sanğın yüklenen cinsel istismar ve hürriyeti yoksun kılma suçlarını işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak bir delil elde edilemediğinden, …

Dosya arasında bulunan mesajlaşma ekran görüntüleri ve beyanlar birlikte değerlendirildiğinde, … …’ın katılan …’ın kullanımında olan cep telefonuna “oynaştık, memeni oynadım kokladım, yalan mı çocuk hepsini gördü, seni s… de bilecek herkes, seviştin benle, nesli benle sevişti, yalanmı, oynatmadın mı götünü memeni, söyle, salak çocuk vardı yanımızda unutma, … o gün orda mutluydun ne oldu sonra, koklaşırken sıfır sıkıntı, gururuna mı dokundu s…mek, ” Şeklinde mesajlar attığının sabit olduğu , … mesajları mağdura kızdığı için attığını ikrar ettiği, okul idarecisi tanık … tarafından da mesajların doğrulandığı görülmekle, mesaj içerikleri incelendiğinde … elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle yaşı küçük katılanı cinsel amaçlı taciz ettiği sabit görülmüştür.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden bahisle istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 10.12.2021 tarihli ve 2019/2985 Esas, 2021/1918 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.02.2023 tarihinde karar verildi.