YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15543
KARAR NO : 2023/1163
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.01.2008 tarihli 2008/516 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan dava açılmıştır.
2. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2020 tarihli ve 2018/369 Esas, 2020/183 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2020 tarihli ve 2018/369 Esas, 2020/183 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 29.11.2021 tarihli ve 2021/25067 Esas, 2021/9399 Karar sayılı kararı ile gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye yol açılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2022/46 Esas, 2022/262 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; mağdure beyanı dışında mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, raporlar arasında çelişki olduğuna, mağdurenin ruh sağlığının kalıcı olarak bozulup bozulmadığına dair yeni rapor alınması gerektiğine, ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Sanığın aşamalardaki savunmaları, mağdurun aşamalardaki beyanları, katılanların beyanları, Yargıtay bozma ilamları ve bu ilamlar doğrultusunda alınan Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu’nun 17/01/2020 tarihli mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin raporu ile dosya kapsamındaki tüm deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde market işleten sanığın 09/01/2008 tarihinden bir ay öncesinden itibaren olay tarihinde 9 yaşında olan mağdur … *****’a dükkanına geldiğinde çikolata ve benzeri yiyecekler vererek kandırıp eliyle okşamak ve sürtünmek suretiyle dokunduğu, bu durumun birden fazla kez tekrar ettiği ve son olarak 09/01/2008 günü sanığın mağdurun makatına cinsel organını sürttüğü, her ne kadar sanığın suçu mağdurun vücuduna organ sokmak suretiyle işlediği iddia edilmişse eylem dolayısıyla mağdurun makatında meydana gelen bozulmanın livataya işaret edip etmeyeceği hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor düzenlenmesi istendiği, raporda özetle ..Adli Tıp Kurumu Bursa Şube Müdürlüğünün muayene bulguları ve sonucu içeren raporu, muayene bulgularının neticesinde mağdurun akut ve kronik livatanın objektif bulgularının mevcut olduğu bildirildiği, dava dosyası değerlendirilerek muayene bulgularının akut ve-veya kronik livata bulgularını oluşturuyor ise fiili livatanın gerçekleşip gerçekleşmediği, teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı sorulan mağdur … *****’un kurulumuzca 11.04.2008 tarihli muayenesinde akut mukoza ve sfinkter tonusunun doğal bulunduğu, kurulumuzca olay tarihinden 4 ay sonra yapılan muayenesinde bir özellik görülmemesinin doğal olduğu, kişinin olay tarihinden 5 gün sonra yapıldığı anlaşılan muayenesine; saat kadranı 5 ve 7 hizasında, ışınsal, içeriden dışarıya seyirli, birer cm lik sedefi nedbe dokuları, perianal eksternal spinkterin ciltte ağızlaştığı bölgede hiperemik hat izlendiği, sfinkter tonusunun gevşemiş yapıda olduğu, akut ve kronik livata bulgularının mevcut olduğu bildirildiği tarif edilen maddelerin olay tarihi göz önüne alındığında olayla illiyetinin olamayacağı cihetle raporun kanaat verici bulunmadığı, mağdurda akut ya da kronik livata bulgularanın tarif ve tespit edilmediği oybirliğiyle varıldı.. denilerek mağdurun cinsel organını sokmaya çalıştı beyanı nedeniyle sorulan hususta adli tıp kurumunun kronik ve fiili livatanın mevcudiyetinin söylenemeyeceği yönündeki raporu karşısında mağdur beyanı, sanığın emniyet müdürlüğündeki müdafi huzurunda ve sulh ceza mahkemesinde yapılan sorgusu sırasında verdiği ifadelerin kabul edilerek sanığın bu şekilde üzerine atılı cinsel istismar suçunu işlediği, yargılama aşamasında mağdurun ruh sağlığına ilişkin alınan rapora göre mağdurun eylem sebebiyle ruh sağlığının bozulduğunun tespit edildiği, bu suretle sanığın suç tarihinde on iki yaşından küçük olan mağdur … *****’ karşı sarkıntılık düzeyini aşacak şekilde, mağdurun vücuduna organ sokmaksızın, birden fazla kez çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olduğu hukuki sonuç ve vicdani kanaatine varılmış olmakla birlikte, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi göz önüne alınarak lehe kanun değerlendirmesi aşağıdaki şekilde yapılmıştır.” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2022/46 Esas, 2022/262 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.