Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/15621 E. 2023/1804 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15621
KARAR NO : 2023/1804
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
SUÇ TARİHLERİ : 13.05.2021, 15.05.2021
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi

İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında mağdure Dilan’a karşı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında, mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar ile
sanık … hakkında mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme

ilişkin temyiz isteminin kabule değer sayılmamasına dair ek kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hüküm ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 Tarihli ve 2021/275 Esas 2022/116 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında
1. Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 43 üncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 10 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

B. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 21.06.2022 Tarihli ve 2022/1399 Esas 2022/1337 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında
1. Çocuğun cinsel istismarı suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine,
20.07.2022 tarihli ek karar ile sanık … müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik temyiz başvurusu hakkında 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca “Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.12.2022 tarihli ve 9- 2022/146959 sayılı Tebliğname ile kısmî onama, kısmî bozma talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Çocuğun cinsel istismarı suçundan sanıklara alt sınırdan takdiri indirim uygulanarak eksik ceza tayin edildiğine ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
1. Asıl karara yönelik; mağdurenin aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğuna, tekrar dinlenmesi taleplerinin mahkemece reddedildiğine, mağdurenin yaş konusunda sanığı yanılttığına, mahkemece yaş hususunda rapor aldırılmadan ve mağdurenin bu konudaki beyanları dikkate alınmadan karar verildiğine, mağdurenin arabaya zorla bindirildiğine ve arabada cinsel istismara uğradığına dair delil olmadığına, mağdurenin sanık tarafından kandırıldığını düşünerek şikayetçi olduğuna, mağdurenin rızası olması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun da oluşmayacağına, sanığın atılı suçları işlemediğine ilişkindir.

2. Ek karara yönelik; cinsel istismar suçundan kararın bozulması durumunda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden çelişkiye düşüleceğine, her iki suçunda temyizde incelenmesi gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin de aşamalarda belirttiği gibi sanıklara yaşının büyük olduğunu söylediğine, dış görünüş itibariyle de 15-18 yaş aralığında gösterdiğine, mahkemece yaş konusunda gözlem yapılmadan ve rapor alınmadan karar verildiğine, sanığın mağdureye yönelik hiç bir eylemde bulunmadığına, mağdurenin arabaya … ile bindiğine, mağdure beyanlarındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü,
Mahkemece; “Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mağdur …’ın soruşturma aşamasında çocuk izlem merkezinde alınan beyanları ile kovuşturma aşamasında adli görüşme odasında alınan beyanlarının birbiriyle uyumlu ve tutarlı olduğu, çelişkili olan tek hususun 13.05.2021 günü mağdurun sanıkların bulunduğu araca bindikten sonra sanık …’nin kendisini öptüğünü soruşturma aşamasında belirtmesine rağmen kovuşturma aşamasında belirtmemesi olduğu, mağdur ile sanıklar arasında mağdurun sanıklara iftira atmasını gerektirir herhangi bir husumet bulunmadığı, her ne kadar sanık … araçtan indikten sonra mağdura kendisiyle bir daha görüşmeyeceğini söylediğini bu nedenle de mağdurun kendisine iftira attığını belirtmiş ise de, bu hususun mağdurla sanık arasında husumet oluşmasına sebebiyet verecek nitelikte olmadığı, sırf kendisiyle görüşmek istemeyen bir kişiden intikam almak maksadıyla mağdurun kendi iffetini kötüleyecek şekilde beyanda bulunmuş olma ihtimalinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kamera çözümleme tutanaklarının ve PTS kayıtlarının mağdurun beyanları ile örtüştüğü, mağdurun alınan muayene raporunun da yine beyanlarını destekler nitelikte olduğu, bu itibarla mağdurun beyanlarının somut delillerle de uyumlu ve tutarlı olduğu, her ne kadar sanık müdafiilerince mağdurun araca kendi rızası ile bindiğinden bahisle sanıkların beraati talep edilmiş ise de, mağdurun suç tarihinde 15 yaşından küçük olması nedeniyle rızasının hukuken geçersiz olduğu, her ne kadar sanık müdafiilerince mağdurun yaşını sanıklara büyük olarak ifade ettiği, görüntü itibariyle de büyük göründüğü, bu nedenle sanıkların hata hükümlerinden faydalanması gerektiği talep edilmiş ise de, mağdurun hastane doğumlu olup mağdurun AGO ve ÇİM’de alınan ifadelerine ait görüntülerde mağdurun yaşından büyük göründüğü hususunda mahkememizde herhangi bir kanaat oluşmadığı, yine her ne kadar sanık …’ın mağdura yönelik doğrudan bir eylemi söz konusu değil ise de, sanık …’ın diğer sanığın mağdura yönelik tüm eylemleri sırasında her iki olayda da diğer sanığın ve mağdurun yanında bulunduğu ve tüm yaşananlardan haberdar olduğu nazara alındığında, sanık …’ın da diğer sanığın eylemlerine iştirak ettiği kanaatine varılmakla, aksi yöndeki savunmalara itibar edilmemiş ve 13.05.2021 günü mağduru arabaya çağıran sanıkların mağduru ve küçük kardeşini arabaya aldıkları, … Düğün Salonu isimli yere gittikleri, aracı …’ın kullandığı, araçtan indikleri, arka koltuğu oturup sohbet ettikleri, …’nin mağdura ”Biraz büyü, seni kaçıracağım, seninle evleneceğim” tarzında cümleler kurduğu, daha sonra mağduru ve kardeşini evlerinin yakınına bıraktıkları, 15.05.2021 günü ise mağdurun yine Hasköy Devlet Hastanesi civarında sanıklarla karşılaştığı, …’nin mağduru arabaya çağırdığı, aracı …’ın kullandığı, arabaya binen mağduru Dağdibi Köyüne doğru götürdükleri, bir köprünün yakınlarında durdukları, …’ın araçtan indiği, arabadan indiği esnada …’ye ”İşini hızlı hallet” dediği, …’nin arka koltuğa geçtiği, mağdurun yüzünü ve dudaklarını öptüğü, ikisinin de kıyafetlerinin giyinik olduğu vaziyette mağdurun üstüne uzandığı, boynunu öptüğü, kalçasına dokunduğu, mağdurun kendi ön özel bölgesinde sanık …’nin ön özel bölgesini hissettiği, sonrasında …’ın geldiği, Hasköy’e döndükleri süre boyunca …’nin mağduru sürekli dudağından öptüğü, …’ın bir ara birilerini görüntülü arayıp mağduru gösterdiği ve güldükleri, mağduru Mert Market isimli dükkanın önünde bıraktıkları, kimseye anlatmaması konusunda tehdit etmedikleri ancak boynunu sakla kimse görmesin diye telkinde bulundukları şeklinde gerçekleştiğine mahkememizce tam kanaat getirilen olayda, 1-) Sanıkların 13.05.2021 ve 15.05.2021 tarihinde araç içerisinde birlikte yer aldıkları, iki olayda da aracı …’ın kullandığı, sanık …’nin mağduru her iki olayda da arabaya çağırdığı, …’ın bu durumu bir tepki vermediği, mağdurun aracına binmesini kabul ettiği, mağdurun her iki olayda da 12 yaşından küçük olduğu, her ne kadar araca zorla bindirilmediği için rızasıyla bindiği düşünülecek olsa da yaşı itibariyle geçerli bir rızadan bahsedilemeyeceği, sanıkların mağduru her iki olayda da arabayla bir yerlere götürdükleri, arabayla yolculuk yaptıkları süre boyunca mağduru hürriyetinden yoksun bıraktıkları, araç içerisindeyken ve gittikleri yerlerde araçtan indikleri sırada mağdurun bir yerden başka bir yere gitme imkanını ortadan kaldırdıkları, ayrıca ikinci olayda aşağıda yapılan kabulde de görüleceği üzere mağdura yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işledikleri, bu nedenle eylemlerini cinsel amaçla gerçekleştirdikleri, iki olay arasında 2 gün gibi kısa bir süre olduğu için eylemlerinin zincirleme suç kapsamında kaldığı kanaatine varılmakla, sanıkların eylemlerine uyan 5237 Sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanıkların amaç ve saiki nazara alınarak sanıkların takdiren ve teşdiden ayrı ayrı 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5237 Sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının f ve b bendleri uyarınca, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birden fazla kişi tarafından birlikte ve çocuğa karşı işledikleri için sanıklara verilen cezada ayrı ayrı 1 kat artırım yapılmasına, 5237 Sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince, sanıkların eylemlerini cinsel amaçla gerçekleştirdiği nazara alınarak, cezalarından ayrı ayrı yarı oranında artırım yapılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sanıkların aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, aynı mağdura yönelik değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla kez işledikleri anlaşıldığından, eylem sayısı ve niteliği dikkate alınarak, sanıkların cezalarından takdiren ayrı ayrı 1/4 oranında artırım yapılmasına, 5237 Sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca; sanıkların geçmişi, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetlerinin bulunmaması ve verilen cezanın sanıkların geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak, sanıklar hakkında hükmolunan cezadan ayrı ayrı 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanıklara verilen netice ceza itibariyle yasal imkansızlık bulunması nedeniyle sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. 2-) 13.05.2021 günü her ne kadar mağdur, sanıkların bulunduğu araca binmiş, … isimli düğün salonunun bulunduğu yere sanıklar mağduru götürmüş ve mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanına göre sanık …’nin mağduru iki kez öptüğü iddia edilmiş ise de, yukarıda yapılan kabulde de görüleceği üzere mağdurun kovuşturma aşamasındaki beyanlarında ilk olayda arabayla gezmeleri dışında başkaca bir şeyin olmadığını beyan ettiği, bu nedenle mağdurun beyanlarında …’nin kendisini öptüğüne ilişkin çelişki bulunduğu ve bu olay açısından istismar olayının gerçekleştiğini kabul etmenin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. 15.05.2021 günü gerçekleşen olayda ise, yine yukarıda bahsedilen kabul doğrultusunda sanıkların mağduru Dağdibi Köyü civarındaki bir köprünün yakınlarına götürdükleri, sanık …’ın araçtan inerken diğer sanık …’ye ”İşini hızlı hallet” dediği, …’nin mağdura yönelik gerçekleştireceği istismar eyleminden …’ın haberinin olduğunun açık olduğu, ayrıca …’ın … ile birlikte hareket ettiği, arabayı kullandığı, …’nin hep yanında bulunduğu, bu suretle mağdur üzerinde baskı oluşturduğu, bu nedenle her ne kadar mağdura yönelik doğrudan istismar niteliğinde eylemi bulunmasa da bu türlü eylemleri ile …’nin eylemine iştirak ettiğinin kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmakla, sanıkların eylemlerine uyan 5237 Sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanıkların amaç ve saiki, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi de nazara alınarak sanıkların takdiren ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK’nın 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının a bendi uyarınca, sanıkların çocuğun cinsel istismarı suçunu birden fazla kişi tarafından birlikte işlediği nazara alınarak, sanıklara verilen cezada ayrı ayrı yarı oranında artırım yapılmasına, yasal şartlar oluşmadığından sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, 5237 Sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca; sanıkların geçmişi, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması ve verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak, sanıklar hakkında hükmolunan cezadan ayrı ayrı 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanıklara verilen netice ceza itibariyle yasal imkansızlık bulunması nedeniyle sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231, 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dair bir kısım gerekçesi de içerisinde olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

2. Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının sair hususlar yönünden reddine karar verilerek hükümde temel ceza belirlenirken hesap hatası sonucu fazla ceza tayinine hükmedildiğinden; ” Hükmün (B) fıkrasının 5 numaralı bendindeki “3 YIL 20 AY 7 GÜN” ibaresinin çıkarılarak yerine “3 YIL 16 AY 15 GÜN” ibaresinin eklenmesi, aynı fıkranın 6 numaralı bendindeki “3 YIL 10 AY 25 GÜN” ibaresinin çıkarılarak yerine “3 YIL 7 AY 22 GÜN” ibaresinin

eklenmesi, hükmün (D) fıkrasının 5 numaralı bendindeki “3 YIL 20 AY 7 GÜN” ibaresinin çıkarılarak yerine “3 YIL 16 AY 15 GÜN” ibaresinin eklenmesi, aynı fıkranın 6 numaralı bendindeki “3 YIL 10 AY 25 GÜN” ibaresinin çıkarılarak yerine “3 YIL 7 AY 22 GÜN” ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkeme hükmünün CMK’nun 280/1.1 cümlesi delaleti ile CMK’nun 303/1-f maddesi uyarınca HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,”
Sanık … müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik temyiz başvurusu hakkında 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca “Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine”
Karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanık … müdafiin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin Kabule Değer Sayılmamasından Dolayı Reddine Dair Ek Karar Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

C. Sanık … Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemece zorla gerçekleştirilmediği kabul edilen sanık …’nin eylemine sanık …’ın ne şekilde katıldığı açıklanmadan, katıldığına ilişkin cezalandırılmasına yeter,her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş, katılan Bakanlık vekilinin ve sanık … müdafiinin temyiz istemleri bu nedenle yerinde görülmüştür.

D. Sanık … Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen
iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından katılan Bakanlık vekilinin ve sanık … müdafiinin temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Her ne kadar mahkemece mağdurenin on beş yaşından küçük gösterdiği kanaatiyle hata hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilmiş ise de mağdure beyanı, mağdurenin mahkeme tarafından gözlemlenen ve dosya kapsamındaki CD kayıtlarıyla da teyit edilen görüntülerinde on iki yaşından büyük göründüğü ve sanıkların aynı yöndeki savunmaları dikkate alınarak sanık … hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşıldığından mağdurenin on iki yaşından büyük olduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi yerine aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlelerinin uygulanması suretiyle karar verilmesi ve sanıkların cinsel istismar eylemini birlikte işlemedikleri dikkate alınarak sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında fazla cezaya hükmedilmesi karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

E. Tebliğname Yönünden
Sanık … hakkında çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin gerekçemizde yer verilen nedenlerle Tebliğnamede değişik gerekçeyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık … müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin Kabule Değer Sayılmamasına Dair Ek Karar Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.07.2022 tarihli ve 2022/1399 Esas, 2022/1337 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

C. Sanıklar Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin,

21.06.2022 tarihli ve 2022/1399 Esas, 2022/1337 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.