YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15673
KARAR NO : 2023/2160
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanığın temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli 2017/443 Esas, 2019/589 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2020/218 Esas, 2021/1732 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararından ilk bendi çıkartılıp sanığın eyleminin sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan duruşma açılmaksızın dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesine aykırı şekilde yeni bir hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
III. KARAR
A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2020/218 Esas, 2021/1732 Karar sayılı kararının, gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.