YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15675
KARAR NO : 2023/628
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2022/22 Esas, 2022/148 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2022/22 Esas, 2022/148 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/1416 Esas, 2022/1561 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, İstinaf Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, katılanın beyanı mutlak doğru kabul edilerek hüküm kurulduğuna, uzun saatler ve hiçbir zorunluluğu bulunmamasına rağmen tamamen kendi tercihi ile sanık ile birlikte bulunduğu ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmadığına, cinsel ilişki kabul edilse bile katılanın rızası ile hilafına gerçekleştiğine ilişkin delil bulunmadığına, tanıklarının dinlenmediğine ve savunma haklarının kısıtlandığına, ceza tayininde alt sınırdan gerekçesiz uzaklaşıldığına ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci madesinin hukuka aykırı olarak uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; “olay tarihinde sanığın katılan ile olan müşterek çocuklarının sağlık sorunları nedeniyle bio enerji uzmanına götürdüğü, katılanın da saat 22:00 sıralarında bio enerji uzmanının muayehanesine geldiği, burada bir takım görüşmeler yaptıktan sonra müşterek çocukları ile birlikte katılanın sanığa ait araçla ayrıldıkları, müşterek çocuklarını katılana ait eve bıraktıkları, katılanın iş yerine müşterek çocuğun tedavi evraklarını teslim etmek ve müşterek çocuklarına yiyecek bir şeyler almak amacıyla sanığa ait araçla evinden ayrıldığı, evrakları teslim ettikten sonra çocuklara yiyecek almaya gittikleri, orada sanığın katılana kahve içmeyi teklif ettiği ancak katılanın rahatsız olması nedeniyle reddettiği, yemekler hazırlandıktan sonra katılanın evine doğru yola çıktıkları, yolda sanığın alkol almaya başladığı, katılanın bu durumdan rahatsız olması nedeniyle araçtan inmek istediği ancak sanığın katılana yanında ilk defa bira içmediğini söyleyerek içmeye devam ettiği, sanığın evin güzergahından çıkıp stabilize yola saptığı, katılanın yolun burası olmadığını söylemesine rağmen sanığın devam ettiği, katılanın aracın el frenini çekmeye çalışarak araçtan inmeye çalıştığı, bu sırada taraflar arasında arbede yaşandığı ve sanığın katılanın çantasının sapını çekerek kopardığı, katılanın araçtan inip kaçmaya çalışırken sanığın katılanı tekrar yakaladığı, katılanın yardım istemesine rağmen etrafta kimsenin bulunmadığı, sanığın katılanı yakaladıktan sonra katılanı arabaya dayadığı, katılanın boyun bölgesinden öpmeye başladığı, katılanın sanığın cinsel organına doğru tekme savurduğu ve sanığın elinden kurtulup kaçmakta iken sanık tarafından tekrar yakalanıp arabanın yanına getirildiği ve arabanın içine soktuğu, arabanın içinde bulundukları sırada sanık tarafından katılanın üzerinde bulunan tişörtünü yırttığı, yırtarken iç çamaşırının iplerinin de koptuğu, boyun ve göğüs bölgesini öpmeye başladığı, katılanın üzerinde bulunan pantolonu ve külotunu da indirdiği, diğer eliyle de katılanın kafasına ve koluna bastırdığı, katılanın bu sırada sanığa engel olmaya ve etrafta birileri olabileceği düşüncesiyle bağırarak yardım istemeye çalıştığı ancak sanığın iki bacağıyla katılanın bacaklarını sıkıştırması ve etrafta kimse bulunmayışı nedeniyle başaramadığı, sanığın kendi alt tarafını da çıkardıktan sonra katılan ile ilişkiye girdiği, “iki senedir beni özlemedin mi, bu işi en iyi benim yaptığımı söylerdin” şeklinde birtakım sözler söylediği, ilişki esnasında kollarından sıkıca tuttuğu, ilişkinden sonra katılanın sanığın elinden kurtulmaya çalıştığı ancak tekrar yakalayıp arabaya bindirdiği, sanığın da araca binerek kum ocaklarının bulunduğu yere doğru arabayı sürmeye başladığı, kum ocaklarının oraya giderken katılanın arabadan aşağı atladığı, sanığın yakalayarak arabanın kaportasına katılanın kafası vurduğu, başına yumruk attığı, araca binecekleri esnada katılanın kaçarak taş ocağına doğru gittiği “yardım edin kimse yok mu, abi beni kurtarın” diye bağırmaya başladığı, orada bulunan kamyonda içerisindeki tanık …’un katılanın sesini duyarak aracın … lambalarını yakarak katılana “bacım arabanın içerisine gel” diye seslendiği ve araçtan indiği, sanığın arabasıyla bahse konu yerden kaçtığı ve tanık …’un polisi aradığı” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık müdafii her ne kadar katılanın beyanı mutlak doğru kabul edilerek hüküm kurulduğunu belirtmiş ise de katılana ilişkin 07.08.2021 tarihli Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Kurumu raporu ile sanığın cinsel ilişkiyi kabul etmemesine rağmen Adli Tıp Kurumu’nun 01.12.2021 Tarihli DNA incelemesine dair raporu ve tanık anlatımının katılanın beyanlarını desteklediğinin açık olduğu, yine 07.08.2021 tarihli Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Kurumu raporu, tanığın katılanın yardım edin diye bağırması üzerine o tarafa doğru baktığını, kadının üstü başının yırtık ve perişan halde olduğunu ve ne oluyor orada diye bağırınca adamın araçtan inerek hızla oradan uzaklaştığını beyan etmesi karşısında sanığın eylemi rıza ile gerçekleşmediğinin sabit olduğu, mahkemece tanık dinlememe ve temel cezanın teşdiden uygulama gerekçesinin yerinde olduğu, yine 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve “Sanığın geçmişi, duruşmalardaki tutum ve davranışları, duruşmalara yansıyan kişiliği, adli sicil kaydı dikkate alındığında suça meyilli kişiliği ve suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından…” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/1416 Esas, 2022/1561 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.