Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/15726 E. 2023/2829 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15726
KARAR NO : 2023/2829
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1749 E., 2022/1645 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince sanığın … …’ya karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/64 Esas, 2022/160 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca katılan mağdure … yönünden 6 yıl 3 ay, diğer katılan mağdureler yönünden 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilmek suretiyle hak yoksunluklarına, tutuklulukta geçen sürenin cezadan mahsubuna, mağdure … … yönünden ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/1749 Esas, 2022/1645 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, mağdure … … vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.12.2022 tarihli ve 9-2022/147141 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Katılan mağdureler ve mağdure … … yönünden hapis cezasının üst sınırdan indirim uygulanmaksızın tespit edilmesi ve vekalet ücreti takdirine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Kamera kayıtlarının bozuk olması nedeniyle lehe delil toplama imkanının bulunmadığı, katılan mağdurelerin sanığın sözde eylemlerine rağmen bakkal dükkanına gelmeye devam etmeleri, güvenlik kamera görüntüleri son üç ayı kapsadığı halde katılan mağdurelere ilişkin görüntüye rastlanmadığı, sanığın iddiaya konu eylemleri ile şikâyet arasında uzunca bir zaman olması, katılan mağdureler … ve … …’nun karardan sonra sanığa eylemlerini yanlış değerlendirdiklerini belirtir dilekçe gönderdikleri ve ifadelerinde çelişkiler bulunduğu, cinsel saik olup olmadığının tam olarak anlaşılamadığı, katılan mağdure …’un eylemlerin bir tanesinin yanlışlıkla olmuş olabileceğine dair anlatımı ve ailesi ile olan husumet nedeniyle sanık hakkında söylenti yayması üzerine diğer katılan mağdurelerin de etkilendiği, eylemlerin gerçekleştiği iddia olunan dükkanın dar ve önünün camekan olması, küçük bir muhitte bulunması nedeniyle gerçekleşmesinin mümkün olmaması nedeniyle duruşmalı yapılacak inceleme sonucunda sanığın beraatine ve tahliyesine karar verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılan mağdurelerin ikametlerinin bulunduğu mahallede bakkal dükkanı işleten sanığın cinsel bölgelerine dokunmak ve öpmek suretiyle istismarda bulunduğunu iddia ettikleri, sanığın atılı suçlamaları reddettiği, babası tarafından bakkala gönderilmek istenen katılan mağdure …’un ağlayarak gitmek istememesi akabinde sanığın eylemlerinden bahsetmesi sonucunda intikalin gerçekleştiği, bakkal dükkanında bulunan kamera görüntülerine ilişkin bilirkişi raporunda sanığın 9 tane kız çocuğun özel bölgelerini ellemek suretiyle istismarda bulunduğunun tespit edildiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde katılan mağdurelerin tutarlı beyanları, adlî görüşme raporunun da bu yönde olması, katılan mağdurelerin birbirleri yönünden de sanığın eylemlerine tanık olmaları ve beyanlarının örtüşmesi, dükkan kamera görüntülerine ilişkin soruşturmada aşamasında alınan bilirkişi raporu, sanık savunması dikkate alınarak sanık hakkında katılan mağdureler yönünden mahkûmiyet, mağdure … … yönünden ise mağdurenin sanığın kendisine yönelik cinsel eylemi olmadığına, annesinin ise görüntülerde mağdurenin bulunmadığına dair beyanları dikkate alınarak beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesince haklarında katılma kararı verilmeyen … ***, … ***, … *** ve … *** ile katılma talebinde bulunmadığı halde katılma kararı verilen mağdure … … ***’nın karar başlığında katılan olarak gösterilmeleri mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir,
A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
1. Mağdure … … Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

2. Katılan Mağdureler Yönünden
Dosya kapsamı ile İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi ile takdiri indirim maddelerinin uygulanmaması gerektiğine, yine 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak vekalet ücretine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

3. Tebliğname Yönünden
Ret sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
İntikal şekli, katılan mağdurelerin aşamalardaki beyanları, bakkal dükkanındaki kamera görüntülerinde sanığın küçük yaştaki kız çocuklarının özel bölgelerine dokunmak suretiyle istismarda bulunduğunun tespitine yönelik bilirkişi raporu, katılan mağdureler …, Eslem ve Azranur’un velileri tarafından kamera görüntülerinde tespit edilmeleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
1. Katılan Bakanlık Vekilinin Mağdure … … Yönünden Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Gerekçenin (A-1) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafiinin Katılan Mağdureler Yönünden Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
Gerekçenin (A-2) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/1749 Esas, 2022/1645 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.