Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/15899 E. 2023/2330 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15899
KARAR NO : 2023/2330
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kahramanmaraş 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 11.02.2014 tarihli ve 2012/658 Esas, 2014/237 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kapatılan Kahramanmaraş 3.Sulh Ceza Mahkemesi (Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesinin), 11.02.2014 tarihli ve 2012/658 Esas, 2014/237 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 09.12.2020 tarihli ve 2016/8904 Esas, 2020/5728 Karar sayılı kararı ile; “Sanığın işlediği cinsel taciz suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma ilamı üzerine Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2021 Tarih 2021/118 Esas 2021/790 karar sayılı ilamıyla; sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak yapılan yargılama neticesinde; 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 Ay 15 gün hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir .

4. Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2021 Tarih 2021/118 Esas 2021/790 karar sayılı basit yargılama usulü uygulanarak verilen kararına sanık müdafiinin itirazı üzerine; Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/128 Esas, 2022/623 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2022 tarihli 9-2022/142379 sayılı bozma istemli Tebliğnamesiyle dosya Dairemize gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sübuta ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’ın olay tarihi ve öncesinde mağdure …’ı cep telefonundan arayarak kendisine “Ben sizi tanıyorum ben İstanbul’da oturuyorum, evli olsanda benim için farketmez, arkadaş olalım, seni seviyorum, kaç gel buraya” şeklinde cinsel içerikli sözler söyleyerek atılı suçu işlediği, anlaşılmakla, eylemine uyan cinsel taciz suçundan takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, sanığın itirazı üzerine duruşma açıldığı gözetilerek, 5271 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince sanık hakkında 1/4 indirimin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir .

IV. GEREKÇE
Sanığın mağdure …’ı cep telefonundan arayarak kendisine “Ben sizi tanıyorum ben İstanbul’da oturuyorum, evli olsanda benim için farketmez, arkadaş olalım, seni seviyorum, kaç gel buraya” şeklinde iddianameye konu sözlerinin bizatihi cinsellik içermediği gibi cinsel amaçla söylendiğine dair de her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek sanığın kanuni unsurları itibari ile oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur .

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/128 Esas, 2022/623 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, Başkan vekili … ve üye …’in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.04.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY
Sanığın cinsel taciz suçundan mahkumiyetine dair ilk derece mahkemesince verilen hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan, sanığın beraatine dair verilen sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.
Şöyle ki;
Sayın çoğunlukla aramızdaki uyuşmazlık suçun sübutuna yöneliktir.
“Mağdurun cinsel yönden ahlâk temizliğine aykırı olarak rahatsız edilmesi” biçiminde ifade edilen cinsel tacizin ne tür bir davranışla işlenebileceği hususunda kanunda açıklık bulunmamakla birlikte, öğreti ve yargısal kararlarda bu suçun; mağduru hedef almış, vücut dokunulmazlığı ihlal edilmeksizin ancak cinselliğine yönelen söz söyleme, mesaj ya da mektup gönderme, el hareketi yapma, öpücük atma, cinsel ilişki teklif etme, cinsel organını gösterme gibi eylemlerle gerçekleştirilebileceği kabul edilmektedir.
Cinsel taciz suçunun maddi unsuru, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz etmektir. Suçun manevi unsuru ise kast olup, failin cinsel amaç gütmesi, başka bir ifadeyle cinsel … ve isteklerini tatmin maksadıyla hareket etmesi gerekmektedir. Eylemin cinsel amaçla işlenip işlenmediği ya da hangi fiilin cinsel taciz suçunu oluşturacağı somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından takdir edilecektir.
Cinsel taciz oluşturacak davranışlar, mağdurun vücuduna temas bulunmamak şartıyla ani olabileceği gibi, devamlı nitelikte de gerçekleşebilir. Suçun oluşabilmesi için, failin cinsel amaç gütmesi ve eylemin belirli kişi ya da kişilere karşı gerçekleştirilmiş olması gerekir. Aksi takdirde cinsel taciz değil, hakaret, tehdit ya da kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçları gündeme gelebilecektir.
Nitekim yargısal kararlarda; pencereye tırmanarak “seni kaçıracağım, beni içeri al, içeri gireceğim” demek, mağdura karşı çiçek koklamak, telefonla kısa aralıklarla arayıp; “Evinin önündeyim, dışarı çık, seni maddi ve manevi tatmin edeceğim,” “Dünyanın en güzel kadını, seni görmek istiyorum”, “Derslerine iyi çalış güzelmişsin”, “Seni ve aileni tanıyorum, arabaya bin, gideceğin yere bırakayım, sana kötülük yapmam” içerikli mesajlar göndermek, yine sanığın eşinden ayrıldığını bildiği katılanı arayıp istemediği halde ısrarla arkadaşlık teklif etmesi eylemleri cinsel taciz olarak kabul edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; suç tarihinde evli olan sanık …’ın olay tarihinde müşteki …’ı cep telefonundan arayarak kendisine “Ben sizi tanıyorum ben İstanbul’da oturuyorum, evli olsan da benim için farketmez, arkadaş olalım, seni seviyorum, kaç gel buraya” şeklinde cinsel içerikli sözler söyleyerek atılı suçu işlediği, sanığın ilk beyanlarında müsnet suçlamayı tamamen reddettiği, HTS kayıtları geldiğinde söz konusu GSM hattını kendisinin kullanmadığını açık hat olarak başka biri tarafından kullanılmış olduğunu iddia etmiş ise de ilgili GSM hattının sanık üzerine kayıtlı olup suç tarihinden geriye doğru 2 aylık görüşme dökümü incelendiğinde; bu telefonla dosyada nüfus kayıtlarında sanığın kardeşleri olduğu anlaşılan … …, … … oğlu … … la çok sayılı telefon görüşmesi yaptığı bu nedenle suç tarihinde suça konu telefonun sanığın kullanımında olduğunun sabit olduğu anlaşıldığından sanığın inkara dayalı savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın cinsel amaçlı olarak müştekiye yönelik sarfettiği sözlerin cinsel içerik taşıdığı gibi evli olan sanık tarafından cinsel amaçla mağdureye söylendiğinin de kabulü gerekir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükümde herhangi bir hukuka aykırılık saptanmadığından cinsel taciz suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanması görüşünde olduğumuzdan hükmün bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.