Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/16126 E. 2023/2375 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16126
KARAR NO : 2023/2375
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sarkıntılık sureti ile çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/158 Esas, 2022/514 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan davada, değişen suç vasfına göre sarkıntılık sureti ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43 üncü maddesi gereğince 5 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkemenin sanığın savunmasını dikkate almadan karar verdiği, mağdure ve ailesinin şikâyetinden vazgeçtiği, buna rağmen sadece mağdurenin beyanı esas alınarak mahkûmiyet kararı verildiği, sanık ile şikâyetçiler arasında silah yakalatma meselesinden dolayı husumet olduğu ve bu nedenle iftira atıldığına ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Eylemin sarkıntılık boyutunu aştığı, sanığın cinsel istismar suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince; “Sanık … ******’in kız kardeşi … ve eniştesi … ******’nın tedavi amacıyla Ankara ilinde bulundukları esnada, 08/03/1992 doğumlu olup olay tarihlerinde 15 yaşından küçük olan yeğeni mağdur … ****** ile aynı evde kaldığı ve 25/06/2006-07/07/2006 tarhileri arasında mağdur …’nun yatağında uyuduğu esnada, sanık … ******’in, bir kaç kez cinsel amaçla mağdur …’nun memelerini elleyip karnına dokunduğu, sanığın bu şekilde öz yeğeni olan mağdurun vücudunu elleyip dokunduğunda mağdurun kendisine kızdığı bunun üzerine sanığın mağdurun yanından ayrıldığı, mağdurun beyanına göre sanığın hareketlerini o günlerde bir kaç kez daha yaptığı, sanığın mağdurun memelerini elleyerek vücuduna dokunması dışında başka bir davranışının olmadığının anlaşıldığı ve mahkememizce de olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Her ne kadar sanık suçlamaları kabul etmemiş ve üzerine atılı suçu işlemediğini savunmuş ise de, olaya ilişkin mahkememizin yukarıdaki kabulü, mağdurenin ayrıntılı beyanları, mağdurenin aldırılan doktor raporları ile adli tıp raporları içeriği ve tüm dosya kapsamına göre sanığın savunmalarının suç ve cezadan kurtulmaya yönelik çelişkili beyanlar olduğu anlaşılmış ve bu nedeniyle savunmalarına itibar edilmemiştir. Sanık hakkında her ne kadar çocuğun cinsel istismarı suçu işlediği iddia edilmiş ve olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu anlaşılmış ise de, sanığın eylemlerinin süreklilik arz etmediği, sarkıntılık boyutunu aşmadığı, çocuğun cinsel istismarı boyutuna ulaşmadığı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin olaya ilişkin 2021/11608 esas ve 2022/1510 karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, sanığın aynı evde birlikte kaldığı on dört yaşındaki yeğeni olan mağdurenin vücuduna dokunma şeklindeki eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı eylemlerinin sarkıntılık düzeyinde kaldığı anlaşılmıştır.” şeklinde karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz talepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/158 Esas, 2022/514 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2023 tarihinde karar verildi.