YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16169
KARAR NO : 2023/2035
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/99772 sayı ve 21.07.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2014 tarihli ve 2014/325 Esas, 2014/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit
olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2014 tarihli ve 2014/325 Esas, 2014/270 Karar sayılı
kararının sanık müdafii ve mağdure vasisi tarafından tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.05.2022 tarihli ve 2022/1033 Esas, 2022/4514 Karar sayılı kararı ile olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları tanık ifadeleri, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2022/585 Esas, 2022/585 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Özetle, sanığın eylemine ilişkin mağdurenin anlatımlarının maddi bulgularla desteklenip soruşturmanın başlangıç şekli de dikkate alındığında hayatın olağan akışına uygun olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sübut bulduğuna ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya akırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, Eksik araştırmayla karar verildiğine, raporlar arasındaki çelişki ile mağdurenin beyanları arasındaki çelişkilerin mahkemece giderilmediğine, mağdurenin zeka geriliği sebebiyle rıza göstermeye ehil olmadığına, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılamada sonucunda ”… Katılan … ***’nin aşamalardaki birbiriyle çelişen anlatımları, katılan … ****’nin beyanı, katılan … ***’ye ait Adli Tıp raporu, yine katılan … ***’ye ait sağlık kurulu raporu, adli görüşme değerlendirme raporu, katılan … *** ile ilgili Adli Tıp Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesi raporu ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; hafif düzeyde mental kapasitesi geri olup olayları algılama ve değerlendirme ve fiilin anlam ve sonuçlarını anlama yeteneği yeterince gelişmemiş olan ve suç tarihi ve öncesi uyuşturucu madde kullandığı anlaşılan katılan … ***’nin aşamalardaki çelişkili beyanları, olayın intikal şekli ve zamanı, tanık ifadelerinde sanığın üzerine atılı cinsel eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin net görgüye dayalı beyanlarının olmaması, sanığın aşamalarda alınan birbiriyle tutarlı üzerine atılı suçlamayı reddeden net savunması ve tüm dosya içeriği ile usul ve yasaya uygun olup hükmüne uyulan Yargıtay Bozma ilamı doğrultusunda; sanığın katılana yönelik üzerine atılı suçu işlediği hususunda tüm dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak, mahkumiyeti gerektirir nitelikte somut delil bulunmaması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın savunmalarında atılı suçlamayı reddettiği dikkate alınarak; maddi gerçeğe ulaşılması için kabul edilen “delilden sanığa” şeklinde gerçekleşen evrensel ceza yargılaması ilkesi uyarınca, sanığın atılı suçu işlemediğine yönelik delil ikame etme yasal yükümlülüğü altında bulunmadığının kabulü ile sanık savunmasına itibar etmek gerekmiş yine aynı yönde ceza yargılaması hukukunda geçerli olmakla birlikte mevzuatımızda yazılı olarak hükme bağlanmamış bir ispat kuralı olan ‘şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi yani fiilin sanık tarafından işlendiğinin veya işlenmediğinin sabit olduğu sonucuna varılmaması durumunda sanığın mahkûm edilemeyeceği, benzer bir ifadeyle Anayasanın 38/4. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/2.maddelerinde düzenlenmiş bulunan suçsuzluk karinesi ve tüm dosya kapsamı itibariyle atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı ve somut bir delil elde edilemeyen sanığın sübut bulmayan atılı suçtan 5271 sayılı CMK’nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerektiği…” şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, sanık savunmaları, katılan mağdure beyanları, doktor raporları, tanık anlatımları, dosyadaki bilgi ve belgeler ve polis tutanaklarından ibarettir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında karar başlığında suç adının reşit olmayanla cinsel ilişki olarak yazılması ile hüküm kurulurken çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yerine reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hüküm kurulması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, tanık ifadeleri, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirinde eleştiri haricinde hukuka aykırılık bulunmamış, katılanlar vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2022/585 Esas, 2022/585 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.