Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/16228 E. 2023/1614 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16228
KARAR NO : 2023/1614
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, müstehcenlik
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ve düzeltilerek esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında müstehcenlik suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz

istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2021 Tarihli ve 2020/11 Esas, 2021/506 Karar sayılı Kararı;
1. Sanığın müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 226 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6763 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü fıkraları 43 üncü maddenin birinci fıkrası, 61 inci maddenin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

3. Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci, üçüncü, beşinci fıkraları, 43 üncü maddenin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 30.03.2022 Tarihli ve 2022/632 Esas, 2022/653 Karar Sayılı Kararı ile;
1.Sanık hakkında müstehcenlik ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık … müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,

2. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık … müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemleri
Olayın sübuta ermediğine, intikalin geç olduğuna, mağdurenin babasıyla sanık arasında husumet bulunduğuna, eksik araştırmayla karar verildiğine, sanığın iftiraya maruz kaldığına, kararın hukuka aykırı olarak verildiğine, kararın sanık lehine bozulması ve atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin eylemler sırasından odaya kilitlenmesinden dolayı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun şartlarının oluştuğuna, sanığın her üç suç açısından da üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, fiilin cinsel eylemle sınırlı kalmadığına, tüm suçlar açısından üst sınırlardan cezalar verilmesi ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece mahkemesince; “Mağdurenin ilgili birimlere müracaatta bulunarak öz dayısı olan sanığın kendisine yönelik 4 yaşında başlayıp, 9 yaşına kadar devam eden cinsel istismar eylemlerine maruz kaldığını beyan ve iddia etmesi üzerine açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, Çapa Tıp Fakültesinin Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen raporda mağdurda anal penatrosyon gerçekleşebileceği, diz dirsek pozisyonunda yapılan muayenesinde pile yapısının önemli derecede korunduğunun saptandığı, saat kadranına göre 6-12 hizasında çevre dokuya göre hafif selefrenk değişimi alanlar olduğu, muayene sırasında saptanan bulgularda orta derecede svinkler yetmezliği olarak değerlendirildiği, psikiyatri raporunda ise mağdurun duygu durumlarının anlatımları ile uyumlu olduğu, majör depresif bozukluk ve travma sonrası stres bozukluğu tanıları konulduğu iş bu davada, Her ne kadar mağdure ÇİM’deki alınan ifadelerinde sanığın anal yoldan kendisine istismarda bulunup bulunmadığı yönünde net ifade ve anlatımlarda bulunmamış ise de; tanık beyanları ile de teyit edildiği üzere mağdurenin olayı yakın akrabalarına anlatırken sanığın bir çok defa cinsel organı ile anal yoldan makatına girerek istismarda bulunduğu yönünde beyan ve anlatımlarının bulunduğu, yargılama sırasında pedagog ile alınan beyanında da bu beyanı yinelediği, ÇAPA Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından mağdurenin yapılan genital muayenelerinde değerlendirilen makat bölgesindeki lezyonların orta derecede sfinkter yetmezliği bulguların mağdurenin anlattığı anal tenatrasyon öyküsü ile uyumlu bulunduğunun tespit edildiği, mağdurenin namus ve iffetine yönelik eylemlerle ilgili olarak öz dayısı olan sanığa bu tür isnatlarda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, mağdurenin teyzesi olan tanık ……. ‘nın da arasında hiç bir husumet olmadığı halde öz kardeşi olan sanığın çoçuklara karşı rahatsız edici farklı bir tutum sergilemesi nedeni ile sanığı uyardığı hatta iş yerinden kovduğu yönündeki beyanının ve mağdurenin kilodunda kan gördüklerini ve mağdureyi doktora götürdüklerini beyan ederek mağdure anlatımlarını desteklediği, mağdurenin dayısı olan sanığa suç atmasını gerektirir herhangi bir neden de bulunmadığı, bu anlamda sanığın cinsel istismar eylemleri sırasında mağdureye yönelik makat bölgesinden de organ sokmak suretiyle zincirleme şekilde cinsel istismarda bulunduğu yönündeki eyleminin sabit olduğu, sanığın mağdureye yönelik atılı cinsel istismar suçunu işlemediği yönündeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik bulunduğu kanaaine varılarak, sanığın üzerine atılı suç tarihinde 12 yaşından küçük mağdureye yönelik organ sokmak suretiyle zincirleme cinsel istismar suçunu ve mağdureye karşı hukuka aykırı olarak ve cinsel amaçla bir yere gitmek veya bir yerde

kalmak suretiyle hürriyetinden yoksun bırakarak, tehdit kullanarak özgürlüğü kısıtlama ve çocuğu müstehcen yayınları okumaya, seyretmeye teşvik suçlarını işlediği sabit görülerek” şeklinde kabul edilmiştir.

2. Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, sanık savunmaları, katılanlar ve katılan mağdure beyanları, tanık anlatımları ve polis tutanakları, mağdureye ait Adli Tıp Kurulu 6. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 05.10.2020 tarihli rapor, 2019/14877 sayılı Adli Görüşme Değerlendirme Raporu ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 23.07.2018 tarihli mağdurenin iç beden muayenesine ilişkin rapordan ibarettir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Ve Müstehcenlik Suçu Yönünden;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri esastan reddedilmiştir.

2. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden;
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurenin hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği somut olayda atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları oluşmadığı anlaşılmakla mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığa müsnet suçtan beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık … müdafiin, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemlerinin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Karar başlığında suç tarihinin 06.07.2019 yerine 2010 ile 2015 yılları arası olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2. Mağdurenin aşamalarda özü itibarıyla bezer nitelikteki ifadeleri, tanık anlatımları, doktor raporları

ve olayın intikal şekli ile tüm dosya kapsamı karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık … müdafiin, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2022/632 Esas, 2022/653 Karar sayılı kararında sanık … müdafiin, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.